Türkiye’nin açıkladığı yeni teşvik paketi, vergi oranlarında köklü değişiklikler getiriyor. Özellikle yazılım ihracatı ve İstanbul Finans Merkezi için sunulan avantajlar dikkat çekiyor…
Haber Giriş Tarihi: 26.04.2026 22:42
Haber Güncellenme Tarihi: 27.04.2026 10:31
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.olay18.com/
Türkiye, 24 Nisan 2026 tarihinde duyurduğu yeni teşvik paketiyle teknoloji girişimciliği, yazılım ihracatı ve uluslararası sermaye çekme hedeflerinde önemli bir adım attı. Paket, Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı kapsamında İstanbul’da kamuoyuna açıklandı.
Yeni düzenlemeler; ihracat gelirlerinin vergilendirilmesi, İstanbul Finans Merkezi (İFM) kapsamında sunulan kurumlar vergisi istisnaları ve transit ticaret kazançlarına yönelik geniş muafiyetleri içeriyor. Paketin en dikkat çeken başlıklarından biri, yurt dışına mimarlık, mühendislik ve yazılım hizmeti sunan girişimcilere yönelik vergi avantajının genişletilmesi oldu. Daha önce yüzde 80 olarak uygulanan vergi muafiyeti oranı yüzde 100’e çıkarılarak, bu alandaki gelirlerin tamamının vergi matrahından düşülmesinin önü açıldı.
İhracatçı şirketler için de önemli düzenlemeler hayata geçirildi. İmalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi oranı yüzde 9’a indirilirken, diğer ihracatçı firmalar için bu oran yüzde 14 olarak belirlendi. Bu ayrım, üretim odaklı ihracatın teşvik edilmesi ve ekonomik yapının bu doğrultuda şekillendirilmesi amacıyla atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
İFM özelinde getirilen teşvikler ise dikkat çekici bir uzun vadeli perspektif sunuyor. İFM’de faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin kazançları için 20 yıl boyunca yüzde 100 kurumlar vergisi istisnası uygulanacak. Merkez dışı faaliyetlerden elde edilen kazançlarda ise yüzde 95 oranında vergi muafiyeti sağlanacak. Bu düzenlemenin, şirketlerin finansal ve operasyonel yapılarını İFM’ye kaydırmalarını teşvik etmesi bekleniyor.
Transit ticaret alanında da köklü değişiklikler yapıldı. Yurt dışında gerçekleşen mal alım-satım işlemlerine aracılık eden firmalar için uygulanan yüzde 50’lik vergi indirimi yüzde 100’e çıkarıldı. Böylece transit ticaretten elde edilen kazançların tamamen vergi dışı bırakılması hedefleniyor. İFM dışında faaliyet gösteren işletmeler için de kazançların yüzde 95’inin vergiden muaf tutulması öngörülüyor.
Uzmanlara göre bu teşvik paketi, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırmayı ve özellikle teknoloji ile hizmet ihracatında maliyet avantajı sağlamayı amaçlıyor. Düzenlemelerin etkisi ise önümüzdeki dönemde yayımlanacak ikincil mevzuat, uygulama detayları ve denetim mekanizmalarıyla daha net ortaya çıkacak.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
YAZILIM İHRACATÇILARINA MÜJDE
Türkiye’nin açıkladığı yeni teşvik paketi, vergi oranlarında köklü değişiklikler getiriyor. Özellikle yazılım ihracatı ve İstanbul Finans Merkezi için sunulan avantajlar dikkat çekiyor…
Türkiye, 24 Nisan 2026 tarihinde duyurduğu yeni teşvik paketiyle teknoloji girişimciliği, yazılım ihracatı ve uluslararası sermaye çekme hedeflerinde önemli bir adım attı. Paket, Recep Tayyip Erdoğan tarafından Türkiye Yüzyılı Yatırım İçin Güçlü Merkez Programı kapsamında İstanbul’da kamuoyuna açıklandı.
Yeni düzenlemeler; ihracat gelirlerinin vergilendirilmesi, İstanbul Finans Merkezi (İFM) kapsamında sunulan kurumlar vergisi istisnaları ve transit ticaret kazançlarına yönelik geniş muafiyetleri içeriyor. Paketin en dikkat çeken başlıklarından biri, yurt dışına mimarlık, mühendislik ve yazılım hizmeti sunan girişimcilere yönelik vergi avantajının genişletilmesi oldu. Daha önce yüzde 80 olarak uygulanan vergi muafiyeti oranı yüzde 100’e çıkarılarak, bu alandaki gelirlerin tamamının vergi matrahından düşülmesinin önü açıldı.
İhracatçı şirketler için de önemli düzenlemeler hayata geçirildi. İmalatçı ihracatçılar için kurumlar vergisi oranı yüzde 9’a indirilirken, diğer ihracatçı firmalar için bu oran yüzde 14 olarak belirlendi. Bu ayrım, üretim odaklı ihracatın teşvik edilmesi ve ekonomik yapının bu doğrultuda şekillendirilmesi amacıyla atılmış stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
İFM özelinde getirilen teşvikler ise dikkat çekici bir uzun vadeli perspektif sunuyor. İFM’de faaliyet gösteren uluslararası şirketlerin kazançları için 20 yıl boyunca yüzde 100 kurumlar vergisi istisnası uygulanacak. Merkez dışı faaliyetlerden elde edilen kazançlarda ise yüzde 95 oranında vergi muafiyeti sağlanacak. Bu düzenlemenin, şirketlerin finansal ve operasyonel yapılarını İFM’ye kaydırmalarını teşvik etmesi bekleniyor.
Transit ticaret alanında da köklü değişiklikler yapıldı. Yurt dışında gerçekleşen mal alım-satım işlemlerine aracılık eden firmalar için uygulanan yüzde 50’lik vergi indirimi yüzde 100’e çıkarıldı. Böylece transit ticaretten elde edilen kazançların tamamen vergi dışı bırakılması hedefleniyor. İFM dışında faaliyet gösteren işletmeler için de kazançların yüzde 95’inin vergiden muaf tutulması öngörülüyor.
Uzmanlara göre bu teşvik paketi, Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırmayı ve özellikle teknoloji ile hizmet ihracatında maliyet avantajı sağlamayı amaçlıyor. Düzenlemelerin etkisi ise önümüzdeki dönemde yayımlanacak ikincil mevzuat, uygulama detayları ve denetim mekanizmalarıyla daha net ortaya çıkacak.
En Çok Okunan Haberler