DÜNYA ALZHEİMER AYINDA ALZHEİMER İÇİN KRİTİK UYARI
DÜNYA ALZHEİMER AYINDA ALZHEİMER İÇİN KRİTİK UYARI
Eylül ayı Dünya Alzheimer Ayı olarak farkındalık çalışmalarına ayrılırken, hastalıkla ilgili dikkat çeken bilgiler yeniden gündeme geldi. Alzheimer ve demans konusunda erken farkındalığın önemine dikkat çekilirken, bazı risklerin azaltılabileceği vurgulanıyor.
Haber Giriş Tarihi: 11.09.2026 23:46
Haber Güncellenme Tarihi: 11.09.2026 23:46
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.olay18.com/
Alzheimer hastalığı ve demans, yalnızca unutkanlıkla sınırlı olmayan, bireyin günlük yaşamını ve yakın çevresini de derinden etkileyebilen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Her yıl eylül ayında gerçekleştirilen Dünya Alzheimer Ayı kapsamında hastalığa ilişkin farkındalığın artırılması, yanlış inanışların önüne geçilmesi ve erken tanının önemine dikkat çekilmesi amaçlanıyor.
Alzheimer hastalığı, beyin hücrelerinin zaman içerisinde zarar görmesi sonucunda ortaya çıkan, ilerleyici bir rahatsızlık olarak tanımlanıyor. Hastalık ilerledikçe kişinin konuşma, karar verme, günlük işlerini bağımsız şekilde sürdürebilme ve çevresiyle iletişim kurma becerileri etkilenebiliyor.
Demansın en yaygın nedenlerinden biri olan Alzheimer hastalığının, tüm demans vakalarının yaklaşık yüzde 60-70’ini oluşturduğu belirtiliyor. Dünya genelinde milyonlarca insanın demansla yaşadığı bilinirken, hastalığın yalnızca bireyi değil, aileleri ve bakım verenleri de etkileyen geniş kapsamlı bir sorun olduğu vurgulanıyor.
Alzheimer yaşlanmanın doğal sonucu değil
Alzheimer ve demans konusunda toplumda en yaygın yanlış inanışlardan biri, hastalığın yaşlanmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucu olduğunun düşünülmesi. Oysa yaş almak ile demans aynı şey değil.
Bu nedenle özellikle unutkanlık, yön bulma güçlüğü, günlük işleri yerine getirmede zorlanma veya iletişimde belirgin değişiklikler gibi belirtilerin yalnızca yaşa bağlanmaması önem taşıyor.
Hastalıkla ilgili bilgi eksikliği kadar damgalama ve ayrımcılık da önemli sorunlar arasında bulunuyor. Demans tanısı alma korkusu, çevrenin tepkisinden endişe duyma ve hastalığın toplum tarafından yanlış anlaşılması, bazı kişilerin sağlık hizmetlerine başvurmasını geciktirebiliyor.
Bu nedenle Dünya Alzheimer Ayı kapsamında yalnızca hastalığın belirtilerine değil, demansla yaşayan bireylerin toplum içerisinde daha fazla desteklenmesine ve ayrımcılığın azaltılmasına da dikkat çekiliyor.
Demans ve Alzheimer riski azaltılabilir
Alzheimer ve demans açısından bazı risk faktörlerinin değiştirilemediği belirtilirken, yaşam tarzıyla bağlantılı bazı risklerin kontrol altına alınmasının mümkün olduğu ifade ediliyor.
Ailede demans veya Alzheimer öyküsü bulunması ve cinsiyet gibi bazı faktörler değiştirilemezken; yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, obezite, tip 2 diyabet, tütün ve tütün ürünleri kullanımı, alkol kullanımı, hareketsiz yaşam ve zihinsel olarak pasif kalma gibi bazı risk faktörleri üzerinde değişiklik yapılabiliyor.
Bunun yanında düşük eğitim düzeyi, depresyon, kafa travmaları ve uyku bozuklukları da demans açısından dikkate alınması gereken faktörler arasında gösteriliyor.
Araştırmalara göre değiştirilebilir risk faktörlerine yönelik uygun müdahalelerle demans vakalarının önemli bir bölümünün geciktirilmesi veya önlenmesi mümkün olabilir. Bu nedenle sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılması, yalnızca genel sağlık açısından değil, beyin sağlığının korunması bakımından da önem taşıyor.
Sağlıklı yaşam alışkanlıkları önem taşıyor
Beynin aktif tutulması, düzenli fiziksel hareket, sağlıklı beslenme ve sosyal yaşamın sürdürülmesi, demans riskinin azaltılmasına yönelik öneriler arasında yer alıyor.
Kitap okumak, bulmaca çözmek, yeni bir beceri veya dil öğrenmek gibi zihinsel aktiviteler beynin aktif kalmasına katkı sağlayabilir. Bunun yanında düzenli yürüyüş ve kişinin sağlık durumuna uygun fiziksel aktivitelerin sürdürülmesi de önem taşıyor.
Beslenmede sebze, meyve, balık ve zeytinyağı gibi sağlıklı besinlere yer verilmesi; tansiyon, kolesterol ve kan şekeri gibi kronik hastalıkların düzenli şekilde takip edilmesi de sağlıklı yaşamın önemli parçaları arasında bulunuyor.
Sosyal hayattan uzaklaşmamak da unutulmaması gereken noktalardan biri. Aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek, sosyal etkinliklere katılmak ve günlük yaşam içerisinde zihinsel olarak aktif kalmak genel sağlık açısından destekleyici olabilir.
Unutkanlık ne zaman dikkate alınmalı?
Alzheimer ve demans söz konusu olduğunda erken farkındalık büyük önem taşıyor. Her unutkanlığın Alzheimer anlamına gelmediği unutulmamakla birlikte, günlük yaşamı etkilemeye başlayan ve zaman içerisinde belirginleşen değişikliklerin dikkate alınması gerekiyor.
Yeni öğrenilen bilgilerin sık sık unutulması, bilinen yerlerde yön bulmakta zorlanma veya zaman kavramında belirgin karışıklık yaşanması dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında sayılıyor.
Bunun yanı sıra daha önce rahatlıkla yapılan yemek hazırlama, alışveriş veya hesap ödeme gibi günlük işlerde zorlanma görülebiliyor. Konuşma sırasında doğru kelimeyi bulmakta güçlük çekmek, iletişimde belirgin değişiklikler yaşamak ve kişinin karakterinde veya davranışlarında alışılmadık değişikliklerin ortaya çıkması da değerlendirilmesi gereken durumlar arasında yer alıyor.
Erken tanı, yaşam kalitesi açısından önemli
Belirtilerin fark edilmesi halinde vakit kaybetmeden bir uzman hekime başvurulması önem taşıyor. Erken tanı sayesinde kişinin uygun tedavi, bakım ve destek hizmetlerine daha erken ulaşabilmesi mümkün olabiliyor.
Erken dönemde sağlanan tıbbi ve sosyal destek, demansla yaşayan bireylerin mümkün olduğunca uzun süre bağımsızlıklarını korumalarına yardımcı olabilir. Tanı sonrasında ise yalnızca ilaç tedavisi değil; sosyal destek, rehabilitasyon, sosyal aktiviteler, anıları hatırlamaya yönelik çalışmalar ve uygun bakım hizmetleri de sürecin önemli parçalarını oluşturuyor.
Bu yılın Dünya Alzheimer Ayı kampanyasında da “Ne Kadar Erken Tanırsanız, O Kadar Fazlasını Yapabilirsiniz: Demans Tanısı Önemlidir.” mesajı öne çıkarılıyor.
Mesajın temelinde ise hastalığı görmezden gelmek yerine belirtileri fark etmek, doğru bilgiye ulaşmak ve gerektiğinde sağlık hizmetlerinden yararlanmak bulunuyor.
Aile hekimliği birimlerine başvurarak kronik hastalıkların tarama ve takiplerinin düzenli şekilde yaptırılabileceği, ayrıca Sağlıklı Hayat Merkezlerinden sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılması konusunda ücretsiz destek alınabileceği belirtiliyor.
Alzheimer ve demans konusunda en önemli adımlardan biri, belirtileri hafife almamak ve doğru zamanda doğru sağlık desteğine başvurmak. Farkındalığın artması, hem hastalıkla yaşayan bireylerin hem de ailelerinin süreci daha bilinçli ve güçlü şekilde yönetmesine katkı sağlayabilir.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
DÜNYA ALZHEİMER AYINDA ALZHEİMER İÇİN KRİTİK UYARI
Eylül ayı Dünya Alzheimer Ayı olarak farkındalık çalışmalarına ayrılırken, hastalıkla ilgili dikkat çeken bilgiler yeniden gündeme geldi. Alzheimer ve demans konusunda erken farkındalığın önemine dikkat çekilirken, bazı risklerin azaltılabileceği vurgulanıyor.
Alzheimer hastalığı ve demans, yalnızca unutkanlıkla sınırlı olmayan, bireyin günlük yaşamını ve yakın çevresini de derinden etkileyebilen önemli sağlık sorunları arasında yer alıyor. Her yıl eylül ayında gerçekleştirilen Dünya Alzheimer Ayı kapsamında hastalığa ilişkin farkındalığın artırılması, yanlış inanışların önüne geçilmesi ve erken tanının önemine dikkat çekilmesi amaçlanıyor.
Alzheimer hastalığı, beyin hücrelerinin zaman içerisinde zarar görmesi sonucunda ortaya çıkan, ilerleyici bir rahatsızlık olarak tanımlanıyor. Hastalık ilerledikçe kişinin konuşma, karar verme, günlük işlerini bağımsız şekilde sürdürebilme ve çevresiyle iletişim kurma becerileri etkilenebiliyor.
Demansın en yaygın nedenlerinden biri olan Alzheimer hastalığının, tüm demans vakalarının yaklaşık yüzde 60-70’ini oluşturduğu belirtiliyor. Dünya genelinde milyonlarca insanın demansla yaşadığı bilinirken, hastalığın yalnızca bireyi değil, aileleri ve bakım verenleri de etkileyen geniş kapsamlı bir sorun olduğu vurgulanıyor.
Alzheimer yaşlanmanın doğal sonucu değil
Alzheimer ve demans konusunda toplumda en yaygın yanlış inanışlardan biri, hastalığın yaşlanmanın kaçınılmaz ve doğal bir sonucu olduğunun düşünülmesi. Oysa yaş almak ile demans aynı şey değil.
Bu nedenle özellikle unutkanlık, yön bulma güçlüğü, günlük işleri yerine getirmede zorlanma veya iletişimde belirgin değişiklikler gibi belirtilerin yalnızca yaşa bağlanmaması önem taşıyor.
Hastalıkla ilgili bilgi eksikliği kadar damgalama ve ayrımcılık da önemli sorunlar arasında bulunuyor. Demans tanısı alma korkusu, çevrenin tepkisinden endişe duyma ve hastalığın toplum tarafından yanlış anlaşılması, bazı kişilerin sağlık hizmetlerine başvurmasını geciktirebiliyor.
Bu nedenle Dünya Alzheimer Ayı kapsamında yalnızca hastalığın belirtilerine değil, demansla yaşayan bireylerin toplum içerisinde daha fazla desteklenmesine ve ayrımcılığın azaltılmasına da dikkat çekiliyor.
Demans ve Alzheimer riski azaltılabilir
Alzheimer ve demans açısından bazı risk faktörlerinin değiştirilemediği belirtilirken, yaşam tarzıyla bağlantılı bazı risklerin kontrol altına alınmasının mümkün olduğu ifade ediliyor.
Ailede demans veya Alzheimer öyküsü bulunması ve cinsiyet gibi bazı faktörler değiştirilemezken; yüksek tansiyon, yüksek kolesterol, obezite, tip 2 diyabet, tütün ve tütün ürünleri kullanımı, alkol kullanımı, hareketsiz yaşam ve zihinsel olarak pasif kalma gibi bazı risk faktörleri üzerinde değişiklik yapılabiliyor.
Bunun yanında düşük eğitim düzeyi, depresyon, kafa travmaları ve uyku bozuklukları da demans açısından dikkate alınması gereken faktörler arasında gösteriliyor.
Araştırmalara göre değiştirilebilir risk faktörlerine yönelik uygun müdahalelerle demans vakalarının önemli bir bölümünün geciktirilmesi veya önlenmesi mümkün olabilir. Bu nedenle sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılması, yalnızca genel sağlık açısından değil, beyin sağlığının korunması bakımından da önem taşıyor.
Sağlıklı yaşam alışkanlıkları önem taşıyor
Beynin aktif tutulması, düzenli fiziksel hareket, sağlıklı beslenme ve sosyal yaşamın sürdürülmesi, demans riskinin azaltılmasına yönelik öneriler arasında yer alıyor.
Kitap okumak, bulmaca çözmek, yeni bir beceri veya dil öğrenmek gibi zihinsel aktiviteler beynin aktif kalmasına katkı sağlayabilir. Bunun yanında düzenli yürüyüş ve kişinin sağlık durumuna uygun fiziksel aktivitelerin sürdürülmesi de önem taşıyor.
Beslenmede sebze, meyve, balık ve zeytinyağı gibi sağlıklı besinlere yer verilmesi; tansiyon, kolesterol ve kan şekeri gibi kronik hastalıkların düzenli şekilde takip edilmesi de sağlıklı yaşamın önemli parçaları arasında bulunuyor.
Sosyal hayattan uzaklaşmamak da unutulmaması gereken noktalardan biri. Aile ve arkadaşlarla vakit geçirmek, sosyal etkinliklere katılmak ve günlük yaşam içerisinde zihinsel olarak aktif kalmak genel sağlık açısından destekleyici olabilir.
Unutkanlık ne zaman dikkate alınmalı?
Alzheimer ve demans söz konusu olduğunda erken farkındalık büyük önem taşıyor. Her unutkanlığın Alzheimer anlamına gelmediği unutulmamakla birlikte, günlük yaşamı etkilemeye başlayan ve zaman içerisinde belirginleşen değişikliklerin dikkate alınması gerekiyor.
Yeni öğrenilen bilgilerin sık sık unutulması, bilinen yerlerde yön bulmakta zorlanma veya zaman kavramında belirgin karışıklık yaşanması dikkat edilmesi gereken belirtiler arasında sayılıyor.
Bunun yanı sıra daha önce rahatlıkla yapılan yemek hazırlama, alışveriş veya hesap ödeme gibi günlük işlerde zorlanma görülebiliyor. Konuşma sırasında doğru kelimeyi bulmakta güçlük çekmek, iletişimde belirgin değişiklikler yaşamak ve kişinin karakterinde veya davranışlarında alışılmadık değişikliklerin ortaya çıkması da değerlendirilmesi gereken durumlar arasında yer alıyor.
Erken tanı, yaşam kalitesi açısından önemli
Belirtilerin fark edilmesi halinde vakit kaybetmeden bir uzman hekime başvurulması önem taşıyor. Erken tanı sayesinde kişinin uygun tedavi, bakım ve destek hizmetlerine daha erken ulaşabilmesi mümkün olabiliyor.
Erken dönemde sağlanan tıbbi ve sosyal destek, demansla yaşayan bireylerin mümkün olduğunca uzun süre bağımsızlıklarını korumalarına yardımcı olabilir. Tanı sonrasında ise yalnızca ilaç tedavisi değil; sosyal destek, rehabilitasyon, sosyal aktiviteler, anıları hatırlamaya yönelik çalışmalar ve uygun bakım hizmetleri de sürecin önemli parçalarını oluşturuyor.
Bu yılın Dünya Alzheimer Ayı kampanyasında da “Ne Kadar Erken Tanırsanız, O Kadar Fazlasını Yapabilirsiniz: Demans Tanısı Önemlidir.” mesajı öne çıkarılıyor.
Mesajın temelinde ise hastalığı görmezden gelmek yerine belirtileri fark etmek, doğru bilgiye ulaşmak ve gerektiğinde sağlık hizmetlerinden yararlanmak bulunuyor.
Aile hekimliği birimlerine başvurarak kronik hastalıkların tarama ve takiplerinin düzenli şekilde yaptırılabileceği, ayrıca Sağlıklı Hayat Merkezlerinden sağlıklı yaşam alışkanlıklarının kazanılması konusunda ücretsiz destek alınabileceği belirtiliyor.
Alzheimer ve demans konusunda en önemli adımlardan biri, belirtileri hafife almamak ve doğru zamanda doğru sağlık desteğine başvurmak. Farkındalığın artması, hem hastalıkla yaşayan bireylerin hem de ailelerinin süreci daha bilinçli ve güçlü şekilde yönetmesine katkı sağlayabilir.
En Çok Okunan Haberler