12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleşen askeri darbenin üzerinden 45 yıl geçmiştir. Bu karanlık ihanet, Türk milletinin iradesine ve Milliyetçi-Ülkücü hareketin aziz mensuplarına yöneltilmiş zalim bir saldırıdır. Milliyetçi-Ülkücü hareket, 12 Eylül öncesinde Türk milletini yaşatmak ve korumak için insanüstü bir mücadele sergilemiş, kurşunların, bombaların ve pusuların ortasında Türk-İslam ülküsünü yüceltmekten asla geri durmamıştır.
Ne var ki; 12 Eylül günü sahnelenen ihanet, yalnızca bir darbe değil; aynı zamanda emperyalizmin taşeronlarının Türk milletine kurduğu kanlı bir tuzaktır.
* Dönemin ABD Başkanı Carter’ın darbecilere “bizim çocuklar” demesi,
* ABD’nin Ankara Büyükelçisinin “Her 10 yılda bir darbe yapıyorsunuz da, iyi ki Türkeş’i başa geçirmiyorsunuz”sözleri, bu karanlık tezgâhın kirli yüzünü ortaya koymuştur.
* Kirli eller diyorum çünkü, darbeden bir öncesi gün yani 11 Eylül 1980’de eğer seçim olsaydı, 450 Milletvekilliğinin en az 100’ünü MHP nin kazanacağını muhalif gazeteler dahi yazıyordu.
12 Eylül, yalnızca bir iktidar değişimi değil, aynı zamanda PKK ve FETÖ gibi terör örgütlerinin gerekçesi ve ürünü olmuştur. Darbenin tetikçileri ve tertipçileri, Türk milletini kahredici olaylara mahkûm etmekle kalmamış; küresel sömürü çarklarına taşeronluk yapmıştır. Ne hazindir ki, binlerce Ülkücü gencimiz darağaçlarında, zindanlarda, işkencelerde şehadete yürümüştür. Rahmetli Ruhi Kılıçkıran, Dursun Önkuzu, Yusuf İmamoğlu, Süleyman Özmen, Ahmet Kerse, Ali Bülent Orkan, Cengiz Baktemur, Cevdet Karakaş, Fikri Arıkan, Halil Esendağ, İsmet Şahin, Mustafa Pehlivanoğlu, Selçuk Duracık ve daha niceleri; vatan sevgisinin, iman gücünün ve Türk-İslam ülküsüne sadakatin sembolleri olmuşlardır. Aziz şehitlerimiz Türk milletinin gönlünde daima yaşayacaktır.
Milliyetçi Hareket Partisi, dün olduğu gibi bugün de darbeleri ve darbecileri lanetlemektedir. 12 Eylül karanlığını, 15 Temmuz hain darbe girişimini ve milletimizin iradesine kasteden tüm ihanetleri
unutmayacak, unutturmayacaktır.
ABD’nin terör örgütlerine verdiği destek, demokrasi ve özgürlük edebiyatıyla süslenmiş ikiyüzlü politikaları ortadadır. Ancak Türk milleti ve Ülkücü hareket, milli bekamıza yönelen her tehdidi
bertaraf edecek kudrete sahiptir.
Bizim tarafımız bellidir: Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk milleti ve milli bekamız.
Milliyetçi Hareket Partisi, ihanet şebekelerinin karşısında; milletin, vatanın ve devletin yanında olmaya devam edecektir.
Döne DOĞUTEKİN
Alemdağ MHP Kadın Kolları Başkanı
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Döne Dogutekin
ZALİM 12 EYLÜL
12 Eylül 1980 tarihinde gerçekleşen askeri darbenin üzerinden 45 yıl geçmiştir. Bu karanlık ihanet, Türk milletinin iradesine ve Milliyetçi-Ülkücü hareketin aziz mensuplarına yöneltilmiş zalim bir saldırıdır. Milliyetçi-Ülkücü hareket, 12 Eylül öncesinde Türk milletini yaşatmak ve korumak için insanüstü bir mücadele sergilemiş, kurşunların, bombaların ve pusuların ortasında Türk-İslam ülküsünü yüceltmekten asla geri durmamıştır.
Ne var ki; 12 Eylül günü sahnelenen ihanet, yalnızca bir darbe değil; aynı zamanda emperyalizmin taşeronlarının Türk milletine kurduğu kanlı bir tuzaktır.
* Dönemin ABD Başkanı Carter’ın darbecilere “bizim çocuklar” demesi,
* ABD’nin Ankara Büyükelçisinin “Her 10 yılda bir darbe yapıyorsunuz da, iyi ki Türkeş’i başa geçirmiyorsunuz”sözleri, bu karanlık tezgâhın kirli yüzünü ortaya koymuştur.
* Kirli eller diyorum çünkü, darbeden bir öncesi gün yani 11 Eylül 1980’de eğer seçim olsaydı, 450 Milletvekilliğinin en az 100’ünü MHP nin kazanacağını muhalif gazeteler dahi yazıyordu.
12 Eylül, yalnızca bir iktidar değişimi değil, aynı zamanda PKK ve FETÖ gibi terör örgütlerinin gerekçesi ve ürünü olmuştur. Darbenin tetikçileri ve tertipçileri, Türk milletini kahredici olaylara mahkûm etmekle kalmamış; küresel sömürü çarklarına taşeronluk yapmıştır. Ne hazindir ki, binlerce Ülkücü gencimiz darağaçlarında, zindanlarda, işkencelerde şehadete yürümüştür. Rahmetli Ruhi Kılıçkıran, Dursun Önkuzu, Yusuf İmamoğlu, Süleyman Özmen, Ahmet Kerse, Ali Bülent Orkan, Cengiz Baktemur, Cevdet Karakaş, Fikri Arıkan, Halil Esendağ, İsmet Şahin, Mustafa Pehlivanoğlu, Selçuk Duracık ve daha niceleri; vatan sevgisinin, iman gücünün ve Türk-İslam ülküsüne sadakatin sembolleri olmuşlardır. Aziz şehitlerimiz Türk milletinin gönlünde daima yaşayacaktır.
Milliyetçi Hareket Partisi, dün olduğu gibi bugün de darbeleri ve darbecileri lanetlemektedir. 12 Eylül karanlığını, 15 Temmuz hain darbe girişimini ve milletimizin iradesine kasteden tüm ihanetleri
unutmayacak, unutturmayacaktır.
ABD’nin terör örgütlerine verdiği destek, demokrasi ve özgürlük edebiyatıyla süslenmiş ikiyüzlü politikaları ortadadır. Ancak Türk milleti ve Ülkücü hareket, milli bekamıza yönelen her tehdidi
bertaraf edecek kudrete sahiptir.
Bizim tarafımız bellidir: Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Türk milleti ve milli bekamız.
Milliyetçi Hareket Partisi, ihanet şebekelerinin karşısında; milletin, vatanın ve devletin yanında olmaya devam edecektir.
Döne DOĞUTEKİN
Alemdağ MHP Kadın Kolları Başkanı