Uygulamalarımız appstore googleplay

TELEFONDA HAKARET VE TEHDİDİ KAYDETMEK SUÇ MU ?

Telefonda hakaret veya tehdide maruz kalanların en çok merak ettiği sorulardan biri Yargıtay'ın emsal niteliğindeki kararıyla yeniden gündeme geldi. Peki, ses kaydı almak hangi durumlarda hukuka uygun kabul ediliyor, hangi durumda suç oluşturabiliyor? İşte birçok kişiyi yakından ilgilendiren kararın dikkat çeken ayrıntıları...

Haber Giriş Tarihi: 22.07.2026 22:58
Haber Güncellenme Tarihi: 22.07.2026 22:58
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.olay18.com/
TELEFONDA HAKARET VE TEHDİDİ KAYDETMEK SUÇ MU ?

Telefonda hakaret veya tehdide maruz kalan kişilerin, kendilerine yöneltilen suç içerikli ifadeleri ispat edebilmek amacıyla ses kaydı alıp alamayacağı uzun yıllardır kamuoyunda tartışılan hukuki konular arasında yer alıyor. Bu tartışmalara ışık tutan önemli bir karar ise Yargıtay 18. Ceza Dairesi tarafından verildi. Yüksek Mahkeme, belirli şartların oluşması hâlinde kişinin tarafı olduğu telefon görüşmesini kayda almasının suç oluşturmayabileceğine hükmederek emsal niteliğinde bir değerlendirme yaptı.

Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2015/33931 Esas ve 2017/5905 Karar sayılı ilamında, telefonda kendisine hakaret ve tehdit edildiğini düşünen bir kişinin yaptığı ses kaydının hukuki niteliği ayrıntılı şekilde ele alındı.

Dosyada yer alan olayda, hakaret ve tehdit içerdiğini düşündüğü telefon görüşmesini cep telefonuyla kaydeden kişi, bu kaydı mahkemeye delil olarak sundu. Yerel mahkeme ise söz konusu kaydı, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 135. maddesi kapsamında değerlendirdi ve hâkim kararı olmadan iletişimin kayda alınamayacağı gerekçesiyle hukuka aykırı delil olarak kabul etti.

Ancak Yargıtay, bu değerlendirmeyi isabetli bulmadı. Kararda, CMK'nın 135. maddesinde düzenlenen iletişimin dinlenmesi ve kayda alınması tedbirinin, soruşturma veya kovuşturma makamlarınca üçüncü kişiler hakkında teknik yöntemlerle yürütülen iletişim denetimine ilişkin olduğu vurgulandı. Buna karşılık, kişinin bizzat tarafı olduğu bir telefon görüşmesini, kendisine karşı suç işlendiğini düşündüğü anda delil elde etmek amacıyla kayda almasının aynı kapsamda değerlendirilemeyeceği ifade edildi.

Yargıtay'ın kararında özellikle bazı şartlara dikkat çekildi. Buna göre; kişiye yönelik hakaret, tehdit veya benzeri bir suçun ani gelişmesi, olay sırasında başka şekilde delil elde etme imkânının bulunmaması ve alınan kaydın yalnızca yetkili adli mercilere delil olarak sunulması amacıyla kullanılması hâlinde, bu ses kaydı hukuka uygun delil niteliği taşıyabiliyor.

Öte yandan karar, telefon görüşmelerinin sınırsız şekilde kaydedilebileceği anlamına gelmiyor. Uzmanlar, elde edilen kayıtların sosyal medya platformlarında paylaşılması, üçüncü kişilere gönderilmesi, şantaj veya tehdit amacıyla kullanılması gibi durumlarda Türk Ceza Kanunu'nun 132, 133 ve 134. maddeleri kapsamında farklı suçların oluşabileceğine dikkat çekiyor.

Bu nedenle hukuki sınırların iyi bilinmesi büyük önem taşıyor. Kişi, yalnızca kendisine karşı işlendiğini düşündüğü bir suçu ispatlamak amacıyla ve başka delil elde etme imkânının bulunmadığı durumlarda ses kaydı alabilir. Ancak bu kaydın amacı dışında kullanılması veya kamuoyuyla paylaşılması, hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmadığı gibi yeni suçlamalara da neden olabilir.

Yargıtay'ın emsal niteliğindeki bu kararı, özellikle hakaret ve tehdit mağdurlarının delil toplama yöntemleri konusunda önemli bir içtihat olarak değerlendiriliyor. Bununla birlikte her olayın kendi koşulları içinde değerlendirilmesi gerektiği unutulmamalı; benzer durumlarla karşılaşan kişilerin hak kaybı yaşamamaları için hukuki destek almaları önem taşıyor.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.