Binlerce yıllık zeytin ağaçları yok olma tehdidiyle karşı karşıya. Kuşadası’nda yaşayan Çankırılı çiftin bahçesinde yükselen 1758 yıllık zeytin ağacı ise sessizce korunmayı bekliyor.
Haber Giriş Tarihi: 26.01.2026 22:38
Haber Güncellenme Tarihi: 26.01.2026 23:39
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.olay18.com/
Ölmez Ağaç ya da Hayat Ağacı olarak da bilinen zeytin ağacı, binlerce yıldır insanlık tarihinin ayrılmaz bir parçası olmayı sürdürüyor. Antik çağlardan bu yana yiyecekten sağlığa, aydınlatmadan kültürel yaşama kadar pek çok alanda kullanılan zeytin; barışın, bilgeliğin ve bereketin simgesi olarak kabul ediliyor. Ancak bu kadim miras, günümüzde ciddi bir yok olma tehdidiyle karşı karşıya bulunuyor.
Homeros’un zeytine duyduğu hayranlıktan, Atina’da zeytin ağacının kesilmesini yasaklayan yasaları çıkaran Solon’a ve Nazım Hikmet’in dizelerinde yer bulan zeytin sevgisine kadar tarih boyunca bu ağaca büyük bir değer atfedildi. Buna karşın özellikle kıyı bölgelerinde artan yapılaşma, maden sahaları ve taş ocakları nedeniyle zeytinlikler hızla yok ediliyor.
Zeytin açısından son derece önemli bir coğrafyada yer alan Kuşadası, bu tahribattan en fazla etkilenen bölgelerden biri oldu. Sadece 10 yıllık bir süreçte 615 bin zeytin ağacının yok edildiği ilçede, zeytinlik alanlar büyük ölçüde betona teslim edildi. Oysa Kuşadası, Türkiye’nin ilk rafine zeytinyağı fabrikasının kurulduğu yerlerden biri olmasına rağmen, bu tarihsel miras bugün yeterince korunmuyor.
Bu karanlık tablo içinde umut veren örneklerden biri ise Çankırılı Ayşe – Hakkı Oruç çifti oldu. Çiftin Kuşadası’ndaki bahçesinde bulunan ve yaşı 1758 olarak tahmin edilen zeytin ağacı, Türkiye’nin en yaşlı zeytinlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Roma Dönemi’nden bu yana yaşamını sürdüren bu kutsal ağaç, hâlâ meyve vermeye devam ediyor ve geçmişle gelecek arasında güçlü bir bağ kuruyor.
Zeytin ağacına dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen zeytin turu kapsamında, Oruç çiftinin bahçesindeki bu anıt ağaç başta olmak üzere, bin yaşını aşmış birçok zeytin ağacı ziyaret edildi. Uzmanlar, zeytin ağaçlarının yalnızca insanlık için değil; kuşlar, memeliler, sürüngenler ve bitkiler için de hayati bir yaşam alanı sunduğunu vurguluyor.
Türkiye’de şu ana kadar 2000 yıldan daha yaşlı olduğu onaylanmış yalnızca 5 ağaç bulunuyor. Kuşadası’ndaki bu zeytin ağacının da “anıt ağaç” statüsüne alınması için bilimsel çalışmaların sürdürülmesi gerektiği ifade ediliyor. Zeytin ağaçlarını korumak, yalnızca geçmişe değil, çocukların ve ekosistemin geleceğine sahip çıkmak anlamına geliyor.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
DÜNYANIN EN YAŞLI ZEYTİN AĞAÇLARINDAN BİRİSİ ÇANKIRILI AYŞE-HAKKI ORUÇ ÇİFTİNİN BAHÇESİNDE
Binlerce yıllık zeytin ağaçları yok olma tehdidiyle karşı karşıya. Kuşadası’nda yaşayan Çankırılı çiftin bahçesinde yükselen 1758 yıllık zeytin ağacı ise sessizce korunmayı bekliyor.
Ölmez Ağaç ya da Hayat Ağacı olarak da bilinen zeytin ağacı, binlerce yıldır insanlık tarihinin ayrılmaz bir parçası olmayı sürdürüyor. Antik çağlardan bu yana yiyecekten sağlığa, aydınlatmadan kültürel yaşama kadar pek çok alanda kullanılan zeytin; barışın, bilgeliğin ve bereketin simgesi olarak kabul ediliyor. Ancak bu kadim miras, günümüzde ciddi bir yok olma tehdidiyle karşı karşıya bulunuyor.
Homeros’un zeytine duyduğu hayranlıktan, Atina’da zeytin ağacının kesilmesini yasaklayan yasaları çıkaran Solon’a ve Nazım Hikmet’in dizelerinde yer bulan zeytin sevgisine kadar tarih boyunca bu ağaca büyük bir değer atfedildi. Buna karşın özellikle kıyı bölgelerinde artan yapılaşma, maden sahaları ve taş ocakları nedeniyle zeytinlikler hızla yok ediliyor.
Zeytin açısından son derece önemli bir coğrafyada yer alan Kuşadası, bu tahribattan en fazla etkilenen bölgelerden biri oldu. Sadece 10 yıllık bir süreçte 615 bin zeytin ağacının yok edildiği ilçede, zeytinlik alanlar büyük ölçüde betona teslim edildi. Oysa Kuşadası, Türkiye’nin ilk rafine zeytinyağı fabrikasının kurulduğu yerlerden biri olmasına rağmen, bu tarihsel miras bugün yeterince korunmuyor.
Bu karanlık tablo içinde umut veren örneklerden biri ise Çankırılı Ayşe – Hakkı Oruç çifti oldu. Çiftin Kuşadası’ndaki bahçesinde bulunan ve yaşı 1758 olarak tahmin edilen zeytin ağacı, Türkiye’nin en yaşlı zeytinlerinden biri olarak dikkat çekiyor. Roma Dönemi’nden bu yana yaşamını sürdüren bu kutsal ağaç, hâlâ meyve vermeye devam ediyor ve geçmişle gelecek arasında güçlü bir bağ kuruyor.
Zeytin ağacına dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak amacıyla düzenlenen zeytin turu kapsamında, Oruç çiftinin bahçesindeki bu anıt ağaç başta olmak üzere, bin yaşını aşmış birçok zeytin ağacı ziyaret edildi. Uzmanlar, zeytin ağaçlarının yalnızca insanlık için değil; kuşlar, memeliler, sürüngenler ve bitkiler için de hayati bir yaşam alanı sunduğunu vurguluyor.
Türkiye’de şu ana kadar 2000 yıldan daha yaşlı olduğu onaylanmış yalnızca 5 ağaç bulunuyor. Kuşadası’ndaki bu zeytin ağacının da “anıt ağaç” statüsüne alınması için bilimsel çalışmaların sürdürülmesi gerektiği ifade ediliyor. Zeytin ağaçlarını korumak, yalnızca geçmişe değil, çocukların ve ekosistemin geleceğine sahip çıkmak anlamına geliyor.
En Çok Okunan Haberler