reklam
reklam
DOLAR32,2703% 0.06
EURO35,0322% -0.06
STERLIN41,1770% -0.01
FRANG35,3836% 0.1
ALTIN2.443,45% -0,14
BITCOIN68.449,99-1.477
reklam

KÂBENİN ÜSTÜNE DÜŞEN ZEMZEM TOWERS GÖLGESİ KIYAMET ALAMETİ Mİ

Yayınlanma Tarihi : Google News
KÂBENİN ÜSTÜNE DÜŞEN ZEMZEM TOWERS GÖLGESİ KIYAMET ALAMETİ Mİ
reklam

İslam’ın kutsal mekânlarından biri olan Kâbe-i Muazzama, hac ve umre ibadetleri için her yıl milyonlarca Müslüman tarafından ziyaret edilmektedir. Ancak, Kâbe’nin çevresinde yükselen Zemzem Towers tarzındaki yapılar, bazı Müslümanlar tarafından manevi değerlere zarar verebileceği endişesiyle eleştirilmektedir. Suudi Arabistan hükümeti, bu konuya ilişkin herhangi bir açıklama yapmamış ve söz konusu binaların yapımına müdahale etmemiştir.

Zemzem Towers adlı yapı kompleksi, gökyüzüne yükselen devasa kuleleri ve Kâbe’nin yakınına konumlandırılmış olmasıyla dikkat çekiyor. Bu kulelerin gölgelerinin Kâbe’yi tavaf eden inananların üzerine düşmesi, bazı kişilerde kıyamet alameti olarak yorumlanmaktadır. Ayrıca, Mekke’nin çeşitli bölgelerinde yapılan tüneller ve binaların dağları aşması gibi olaylar, bazı dini inançlara göre önemli bir zamanın habercisi olarak algılanmaktadır. Bu bağlamda, Zemzem Towers ve onun gibi yapılar, dini ve sembolik açıdan derin bir tartışma konusu oluştururken, Kâbe’nin manevi önemine vurgu yapmaktadır.

Kraliyet Saat Kulesi Zemzem Towers

2011 yılında Mekke kentinde açılışı yapılan Kraliyet Saat Kulesi, dünyanın en yüksek ikinci binası unvanını taşımaktadır. 601 metrelik yüksekliğiyle dikkat çeken bu yapıda, 5 yıldızlı bir otel, alışveriş merkezi ve müze gibi tesisler bulunmaktadır.

Kulenin zirvesindeki saat, yerden 400 metre yükseklikte konumlanmıştır. Ayrıca, saatin üzerinde altın kaplama bir minare yer almaktadır ki bu minare 201 metre boyunda olup, üzerindeki altın hilalin genişliği 23 metreyi bulmaktadır. Bu hilâl, insan eliyle yapılmış en büyük hilâl olma özelliğini taşımaktadır. Kraliyet Saat Kulesi, 828 metrelik Dubai Burç Halife kulesinin ardından dünyanın en yüksek ikinci yapısı olarak kabul edilmektedir.

Zemzem Towers’un Özellikleri

Dünyanın en büyük saatlerinden biri olan bu devasa yapı, her bir cephesinde eşit olarak konumlandırılmış 45×45 metre boyutunda bir saate sahiptir. Saatin hemen alt kısmında ise renkli ışıklı dijital bir panoda, Kur’an harfleriyle yazılmış mübarek kelimeler sürekli olarak değişmekte ve geçiş yapmaktadır.

Saatin üst kısmında ise Kâbe’ye bakan cephesinde, ışıklı ve neredeyse saat boyutunda Allah’ın celâl ifadesi olan ‘Ekber’ yazısı bulunmaktadır. Bu yazı, Cenâb-ı Hakk’ın azamet ve yüceliğini kâinata ilân etmektedir.

Dev saatin alt katlarında lüks alışveriş merkezleri ve otopark gibi tesisler bulunmaktadır. Daha üst katlarda ise 2 bin odalı otel, mescit ve konferans salonu gibi imkânlar yer almaktadır. Kulede çeşitli isimlerde konutlar, Suudi kraliyet katları ve VIP çatı katı gibi özel alanlar da mevcuttur.

Hac zamanı ve Ramazan günlerinde minareden çıkan ışık parmakları ve teknolojik aydınlatma ile duyma özürlülerin ezan vaktini idrak etmeleri sağlanmaktadır. Ayrıca buradan okunacak ezan sesinin 7 kilometre uzaklıktan duyulabileceği belirtilmektedir.

Suudi Arabistan resmi haber ajansı ve bazı Suudi gazetelerden alınan bilgilere göre, ziyaretçiler kulede bulunan asansör ile manzarayı görebilecekleri saatin üzerindeki balkona çıkabileceklerdir. Aynı kısımda bir de “Muvakkithane” (Ay Rasathanesi) bulunmaktadır. Saat kulesinin dekorasyonunda ise 250’nin üzerinde sanatçının emeği olduğu belirtilmektedir.

Zemzem Towers’un İddia Edilen Sembolik Özellikleri

Saat kulesi olarak da hizmet veren Zemzem Towers, sembolik öğeleriyle dikkat çekmektedir. Binanın tepesindeki yıldızların Osiris ve Lüsifer’i temsil eden semboller taşıması, dikkat çekerken, 72 katlı olması ise bazı iddialara göre şeytanın yardımcısını anlatır nitelikte yorumlanmaktadır.

İslamiyet’in sembolü olan Kâbe her yıl hac ve umre ibadeti için Müslümanlar tarafından ziyaret edilmektedir. Ancak, bu kutsal mekânın çevresindeki devasa binalar, hacı adaylarının tepkisini çekmektedir. Suudi Arabistan hükümeti bu konuda herhangi olumlu bir adım atmamış ve bu tür yapıların inşasına izin vererek eleştirilere maruz kalmaktadır.

Müslümanları rahatsız eden yapılar arasında öne çıkan Zemzem Towers, Kâbe’nin hemen yanında yer almakta ve içerdikleri sembollerle manevi atmosferi gölgelemektedir. Bina, 72 kattan oluşmasıyla ve 72 sayısının Lüsifer’in 72 şeytan yardımcısını sembolize ettiği iddiasıyla öne çıkmaktadır. Bu sembollerin bir binada bulunması, Müslüman toplumların tepkisine neden olmaktadır.

Müslümanlar tarafından istenmeyen ve eleştirilen bu devasa yapının ömrünün kısa olacağı söylentiler arasındadır. Kâbe’nin manevi atmosferini bozan bu yapı, en geç 2035 yılında yıkılacağı tahmin edilmektedir.

Ecyad Kalesi’nin yıkılmasıyla inşa edilen bu devasa kule, Harem-i Şerif’in manzarasını gölgelemektedir. Özellikle akşam ışıklarının yanmasıyla birlikte Zemzem Towers’ın Harem-i Şerif’i gölgeleyen görüntüsü belirgin hale gelmektedir. Peygamber Efendimiz’e ilk vahyin geldiği Hira Dağı’na çıkanlar, bu yapı tarafından oluşturulan manzarayı görünce şaşkınlık yaşamaktadır.

Osmanlı’nın Kutsal Topraklardaki Mirası Ecyad Kalesi

Zemzem Towers, Osmanlı döneminden kalma Ecyad Kalesi‘nin yerine inşa edilmiştir. 2011 yılında tamamlanan ve 601 metre yüksekliğindeki bu yapı, dünyanın en büyük kulesi olarak bilinmektedir. Suudi Arabistan yönetimi bu yapının inşasına izin vermiş ve içerisinde Suudi Kraliyet ailesine ait katların bulunduğu belirtilmektedir. Ayrıca, yapının saat kısmında dünyanın en büyük altın kaplamalı minare külahı yer almaktadır.

Osmanlı Devleti’nin kutsal topraklarda gerçekleştirdiği önemli projelerden biri olan Ecyad Kalesi, özellikle Osmanlı’nın değerli eserleri arasında yer almaktaydı. Kale, 1781 yılında Osman Nuri Paşa tarafından inşa edilmiş ve Kâbe’yi korumak amacıyla yapılmıştır. Uzun yıllar boyunca Osmanlı Garnizonu olarak kullanılan bu kale, Kâbe’nin korunmasına yönelik stratejik bir öneme sahipti.

Ancak, 2002 yılında Suudi Arabistan tarafından yıkılan bu tarihi eser, Osmanlı’nın kutsal topraklardaki mirasının bir parçasını oluşturmasıyla birlikte tarihî ve kültürel bir kayıp olarak değerlendirilmektedir.

Kâbe’nin Üzerine Düşen Gölge Kıyamet Alameti mi?

Peygamber Efendimiz‘in 1400 yıl önce yaptığı öngörülerde, saatin gölgesinin inananların üzerine düşeceği ve Mekke’nin dağlarının delinip tünellerin yapılacağı belirtilmiştir. Bu olayların gerçekleşmesi, Hz. Mehdi’nin çıkış vaktinin geldiğini işaret etmektedir. Bu detaylar, dikkate değer bir şekilde Peygamber Efendimiz’in öngörülerinin gerçekleştiğini göstermektedir.

Ebrac El Beyt Kuleleri, Suudi Arabistan’ın en yüksek binasıdır ve aynı zamanda dünyanın en yüksek ve en büyük oteli ile saat kulesini barındırmaktadır. Bu saat kulesi, Kâbe’nin yanı başında yer almakta ve güneşin açısına göre tam bir şekilde Kâbe’yi tavaf eden inananların üstüne gölgesini düşürmektedir. Saat kulesinin yüksekliği, hatta bazı dağları aşmış durumdadır.

Ayrıca, Mekke’nin hemen hemen her yerinde dağların delindiği ve tünellerin yapıldığı gözlemlenmektedir. Bu detaylar, Peygamber Efendimiz’in 1400 yıl önce verdiği öngörülerle uyumlu olarak gerçekleşmektedir.

Konu İle İlgili Hadisler

“Mekke dağları delinmiş, binaları dağlara erişmiş, “SAAT”in gölgesini inananların üzerine düşmüş gördüğünde, vakit (Hz. Mehdi (as)’ın çıkış vakti) gelmiştir.”
(İbn Abi Seyfah)

Diğer bir Hadîs-i Şerîf

“Mekke’yi karnı açılmış, içinden nehir gibi yollar geçerken gördüğünde, binalar dağları aşmış, “SAAT”in gölgesi üzerinizde ise, artık dikkat et.”
(Nuaym Bin Hammad, Kitab-ı Fitten 1. cilt sf. 42, Hadis no: 59)

Metinde geçen “Saatin gölgesi”nden kasıt “kıyamet saati” olsaydı, “inananların üzerine” değil de genel olarak “insanların üzerine” denilirdi. Çünkü bahsedilen saatin çevresinde gayri müslimlerin bulunması mümkün değil. Ancak inananlar Harem’e girebilir. Bir de hadiste gerçekleşeceği söylenen fiiller insan yapımı olduğuna göre, “saat”i de aynı minvalde düşünmek akla daha yatkın geliyor.

“Vakit gelmiştir” sözünden “Kıyamet vakti gelmiştir” anlamı çıkmaz. Çünkü Kıyamet vaktini ancak Allah(cc) bilir. Kıyamet’in büyük alametlerinin görüleceği son kulvar kastedilmiş olmalı.

Bir rivayete göre:

Abdullah b. Amr (b. el-As) (yanında bulunan insanlara): “Şu Evi / Kâbe’yi yıktığınız ve taş üzerine taş bırakmadığınız zaman haliniz ne olur?” deyince, onlar “Biz Müslüman olduğumuz halde mi (böyle yapacağız?)” dediler.

Abdullah “Evet, siz Müslüman olduğunuz halde (öyle yapacaksınız).” diye cevap verdi.
“Sonra ne olur?” diye sordular. Abdullah: “Sonra (Kâbe) öncekinden daha güzel bir şekilde yapılır.” dedi ve şöyle devam etti: “Sen ne zaman Mekke’nin bağ-bahçelerle (veya su kanallarıyla / Su cetvelleriyle) dolduğunu / donatıldığını ve binaların dağların başına / tepelerine doğru yükseldiğini görürsen, işte o zaman artık bil ki, (kıyametle ilgili) iş / durum gölgesini senin üzerine salmıştır.” (İbn Ebi Şeybe, Musannef, h.no: 37232)

reklam

YORUM YAP