Diyanetten Haram KÂR'I! Zekat Paraları Riski Kaldırmadı: Diyanet’in Finansal Hamlesi Yüzde 48 Erimeyle Bitti!
Bir yetimin, bir mazlumun ya da bomba yağmuru altında hayata tutunmaya çalışan Filistinli bir çocuğun umuduyla bir araya getirilen her bir kuruş; sadece bir para değil, vicdanın ve merhametin somutlaşmış halidir. Hayırseverlerin gözü gibi koruyarak teslim ettiği bu ulvi emanetlerin finansal risklerle karşı karşıya kalması, toplumun vicdanında derin bir yara açtı.
Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) bünyesinde toplanan ve öncelikli olarak Filistin gibi felaket bölgelerindeki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması hedeflenen devasa zekat ve yardım fonlarının, borsa ve yatırım fonlarında değerlendirilmeye çalışıldığı iddiası kamuoyunda bomba etkisi yarattı. Finansal piyasalarda yaşanan sert dalgalanmaların ardından kurum yönetiminin paniğe kapılarak fonlardan hızla çıkış yapma kararı aldığı, ancak bu aceleci hamlenin %48’e varan ağır bir zararla sonuçlandığı öne sürüldü.
Skandalın boyutları bununla da sınırlı kalmadı. Çekilebilen tutarın apar topar bir katılım bankasına aktarıldığı belirtilirken, vakfın tüm sermayeyi kurtarma çabası resmi prosedürlerin duvarına çarptı. Çekilmek istenen paranın yalnızca yarısının kurtarılabildiği, kalan devasa meblağın ise fon süreçlerinde mahsur kaldığı ifade ediliyor.
Siyasi kulislerde ve kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu durum, kurumun kendi koyduğu ilkelerle çelişmesini de gözler önüne serdi. Nitekim Din İşleri Yüksek Kurulu, daha önce yayımladığı resmi kararda "Zekat malının, hak sahiplerine verilmeden önce hayır kuruluşlarınca nemalandırılmak amacıyla tasarruf edilmesinin caiz olmadığını" açıkça ilan etmişti. Kendi fetvasıyla yasakladığı bir yöntemi uygulayarak mazlumun rızkını riske atan bu yönetim anlayışı, dinî ilkelerin ve emanet bilincinin nasıl göz ardı edildiği sorusunu akıllara getirdi.
Siyasi temsilciler ile vakıf yöneticileri arasında gerçekleşen basına kapalı görüşmelerde paranın enflasyona karşı korunması amacıyla bu yola başvurulduğu savunulsa da, yaşanan devasa kayıp ve fonlarda kalan bakiyenin geleceği konusundaki belirsizlik derinleşiyor. Gazze'deki çaresiz yüreklerin umudu olan zekatların bir borsa spekülasyonu gibi eriyip gitmesi, kamuoyunda yanıt bekleyen acı bir soru işareti olarak tazeliğini koruyor.