MEMURLARDAN ZAM TEKLİFİNE TEPKİ 1 GÜNLÜK GREVLE GELDİ
MEMURLARDAN ZAM TEKLİFİNE TEPKİ 1 GÜNLÜK GREVLE GELDİ
Haber Giriş Tarihi: 18.08.2025 19:03
Haber Güncellenme Tarihi: 19.08.2025 07:08
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.olay18.com/
Toplu sözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamayınca memurlar ülke genelinde iş bırakma eylemi yaptı. Kamu kurumlarında aksamalar yaşandı, hayat 1 günlüğüne felç oldu.
Memurlar ile hükümet arasında süren toplu sözleşme görüşmeleri çıkmaza girince Türkiye genelinde iş bırakma eylemleri başladı. Kamu çalışanları, hükümetin sunduğu zam teklifini yetersiz bulduklarını belirterek pazartesi sabahından itibaren iş bırakma kararı aldı.
Hükümetin ilk teklifinde, 2026 yılının ilk altı ayı için yüzde 10, ikinci altı ayı için yüzde 6 zam; 2027’nin her iki yarısı için ise yüzde 4 zam önerilmişti. Ancak bu teklif, Memur-Sen tarafından kabul edilmedi. Cuma günü yapılan ara görüşmelerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, taban aylığa 1000 TL ek artış teklif ettiklerini açıkladı. Buna rağmen sendikalar, bu öneriyi de yetersiz buldu ve eylem kararı aldı.
Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen öncülüğünde gerçekleşen iş bırakma eylemleri, birçok kamu kurumunda hizmetlerde aksamalara neden oldu. Hastanelerde randevu yoğunluğu ve hizmet yavaşlaması yaşanırken, okullarda dersler aksadı. Vergi dairelerinde işlemler yavaş ilerledi, özellikle ulaştırma hizmetlerinde ciddi sıkıntılar görüldü. Bazı şehirlerde tren seferleri iptal edilirken, şehir içi ulaşımda da aksaklıklar yaşandı.
18 Ağustos Pazartesi günü resmi tatil olmamasına rağmen, iş bırakma eylemine katılan binlerce memur nedeniyle kamu kurumları tam kapasite çalışamadı. Sendikalar, taleplerinin karşılanmaması halinde eylemlerin artarak devam edeceğini duyurdu.
Çankırı'da da Kamu-Sen üyesi memurlar, Genel Merkez'in aldığı eylem kararı gereğince 1 günlük iş bıraktı. Türkiye Kamu-Sen Çankırı İl Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Çankırı Şube Başkanı Yüksel Yandım, hükümetin kamu çalışanlarına verdiği zam kararına tepkisini sert bir açıklamayla dile getirdi.
Yandım, "Bizler, emeğin, alın terinin ve kamu hizmetinin temsilcileriyiz." sözleriyle başladığı açıklamasında hak aramak için, adalet için meydanlarda olduklarını söyledi. Yandım, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Değerli basın mensupları, kıymetli kamu çalışanları, sevgili vatandaşlarımız;
Bugün burada yalnızca kendi geleceğimiz için değil, 4 milyon kamu çalışanı, 2,5 milyon emekli ve aileleriyle birlikte 25 milyon insanımızın onurlu bir yaşam mücadelesi için toplandık.
Bizler, emeğin, alın terinin ve kamu hizmetinin temsilcileriyiz.
Hak aramak için buradayız, hakkımızı almak için buradayız, adalet için buradayız!
Dönem Toplu Sözleşme Görüşmelerinde kamu işveren tarafı bize ne teklif etti?
2026 yılı için taban aylığa 1000 TL; ek olarak %10+6, 2027 yılı için %4+4…
Soruyorum sizlere: Bu oranlar, mutfakta kaynayan tencerenin derdine derman olur mu?
Çarşıda, pazarda, markette hızla artan fiyatlara karşı bir anlam ifade eder mi?
Kiraların maaşları aştığı bir ülkede memura, emekliye nefes aldırır mı?
Ebetteki hayır! Bu nedenle biz de bu teklife hayır diyoruz!
Bu teklif ne memurun ne emeklinin sofrasına çare olur ne de yarasına merhem!
Bu teklif, milyonların alın terini yok sayan bir tekliftir.
O yüzden biz bu teklifi reddettik, bugün de meydanlarda yüksek sesle reddediyoruz!
Ekonomik gerçekler ortada…
Akaryakıta gelen zamlar, vergilerdeki ve cezalardaki artışlar, markette, pazarda uçan fiyatlar, zorunlu tüketim mallarındaki fahiş artışlar…
Hepsi açıklanan enflasyonun çok üzerinde.
Kiralar, memur maaşlarını ezip geçmiş durumda.
Büyükşehirlerde ve kıyı bölgelerinde memur barınamıyor, görev yerleri boş kalıyor.
Çünkü maaş ile kira yarışılamaz hale geldi!
Daha dün öğrenci servislerine %30 zam yapıldı.
Harcamalar katmer katmer artarken, maaşlar dirhem dirhem bile artmıyor.
Bir gerçeğin altını özellikle çiziyoruz:
Memur ve emekli maaşları bugün insanca yaşamaya yetmiyor.
Maaşlar, her ay eriyor.
Emeklilerimiz temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.
İlave ek ödeme emekli maaşlarına yansıtılmazsa, bu mağduriyet önümüzdeki iki yılda daha da derinleşecek.
Yoksulluk hem çalışanın hem de emeklinin kaçınılmaz kaderi haline gelecek.
Kamuda aynı işi yapan, benzer eğitim düzeyine sahip ama farklı statüdeki çalışanlar arasında uçurumlar var.
Getirilen bu teklif, bu adaletsizliği gidermiyor.
Soruyoruz:
Bu mudur adalet?
Bu mudur çalışma barışı?
Biz adalet istiyoruz!
Biz hakkaniyet istiyoruz!
Biz;
Yangınlarla savaşan, hayatını tehlikeye atan ormancımızın,
Şehirlerimizin düzenini ve altyapısını ayakta tutan yerel hizmet emekçimizin,
Ülkemizin yollarını, köprülerini, tünellerini inşa eden imar ve ulaştırma çalışanımızın,
Barajlarımızı, fabrikalarımızı işleten, evlerimize ışık ve enerji taşıyan enerji personelimizin,
Toplumsal manevi değerlerimizi yaşatan diyanet görevlimizin,
Tarihimize, kültürümüze, sanatımıza sahip çıkan kültür ve sanat emekçimizin,
Tüm iletişimimizi sağlayan haberleşme çalışanlarımızın,
Kamu hizmetlerini yürüten büro personelimizin,
Sağlığımızı korumak için gece gündüz fedakârca çalışan sağlık personelimizin,
Geleceğimizi şekillendiren, yarınlarımızı inşa eden eğitim neferlerimizin kaygısız, huzurlu, güvenli bir çalışma hayatına kavuşmasını istiyoruz.
Biz, Türk ve Türkiye Yüzyılı misyonuna yakışan bir kamu düzeni istiyoruz.
Bu yüzden 2026 yılı için %88,6, 2027 yılı için %45,2 oranında zam talebimizi masaya koyduk.
Ama bize gelen, hayattan kopuk, enflasyon hedefine sıkışmış, masa başında hesaplanmış bir teklif oldu.
Aile Yılı’ndayız… Peki aileyi destekleyecek tek bir düzenleme var mı?
Reel artış istedik… Refah payı var mı?
Geçmiş kayıplarımızın telafisini talep ettik… Telafi var mı?
3600 ek gösterge sözü verildi… Çözüm var mı?
Vergide adalet dedik… Yük hafifledi mi?
Emekliye iyileştirme istedik… Karşılık var mı?
Bayram ikramiyesi dedik… Duyan var mı?
Yardımcı hizmetlilerin sorunları çözülsün dedik… Gören var mı?
Bugün ülke genelinde iş bırakma eylemindeyiz!
Hizmet üretmiyor, üretimden gelen gücümüzü kullanıyoruz.
Bizler; her gün canla başla, fedakârca görevini eksiksiz yerine getiren, memleketin dört bir yanında devletini onurla temsil eden kamu çalışanlarıyız.
Ancak bu ülkenin yükünü sırtlayan memurlar, hak ettiği ücreti alamıyor!
Emeğimizin karşılığını alamadığımız için buradayız, hakkımızı almak için buradayız!
O halde buradan açık ve net söylüyoruz:
Kamu işvereni, gerçekleşen enflasyonu, büyüme oranlarını, refah payını, artan yaşam maliyetlerini ve geçmiş kayıplarımızı dikkate alarak yeni, gerçekçi ve kabul edilebilir bir teklif getirmelidir.
Bunu yapmazsanız, önümüzdeki iki yılda memur ve emekliler geçinme acziyetine düşecek, ülkemizin en nitelikli insan gücü çaresizlik içinde bırakılacaktır.
Kira yardımı, eş-çocuk yardımı, ısınma, ulaşım ve yemek ücreti gibi sosyal haklarda somut adımlar atılmalıdır.
Maaşlar, hayali tahminlere göre değil; markette, pazarda, kirada yaşadığımız gerçeğe göre belirlenmelidir!
Bize masa başı rakam değil, alın terimizin karşılığı olan rakam gerekiyor!
Bu sadece memurun değil, tüm milletin mücadelesidir!
Biz buradayız, hakkımızı almakta kararlıyız.
Ülkemizin dört bir yanında, aldığımız karara uyarak memurun gücünü hatırlatan, hakkı ve alın teri için omuz omuza mücadelemize destek veren tüm kamu çalışanlarına; yaptığımız bu anlamlı eyleme sabır ve anlayış gösteren, bize yürekten destek olan vatandaşlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum.
Mücadelemiz memurun ortak mücadelesidir, kazandığımız her hak hepimizin ortak zaferi olacaktır.
Hepinize saygılar sunuyorum."
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
MEMURLARDAN ZAM TEKLİFİNE TEPKİ 1 GÜNLÜK GREVLE GELDİ
Memurlar ile hükümet arasında süren toplu sözleşme görüşmeleri çıkmaza girince Türkiye genelinde iş bırakma eylemleri başladı. Kamu çalışanları, hükümetin sunduğu zam teklifini yetersiz bulduklarını belirterek pazartesi sabahından itibaren iş bırakma kararı aldı.
Hükümetin ilk teklifinde, 2026 yılının ilk altı ayı için yüzde 10, ikinci altı ayı için yüzde 6 zam; 2027’nin her iki yarısı için ise yüzde 4 zam önerilmişti. Ancak bu teklif, Memur-Sen tarafından kabul edilmedi. Cuma günü yapılan ara görüşmelerde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, taban aylığa 1000 TL ek artış teklif ettiklerini açıkladı. Buna rağmen sendikalar, bu öneriyi de yetersiz buldu ve eylem kararı aldı.
Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen öncülüğünde gerçekleşen iş bırakma eylemleri, birçok kamu kurumunda hizmetlerde aksamalara neden oldu. Hastanelerde randevu yoğunluğu ve hizmet yavaşlaması yaşanırken, okullarda dersler aksadı. Vergi dairelerinde işlemler yavaş ilerledi, özellikle ulaştırma hizmetlerinde ciddi sıkıntılar görüldü. Bazı şehirlerde tren seferleri iptal edilirken, şehir içi ulaşımda da aksaklıklar yaşandı.
18 Ağustos Pazartesi günü resmi tatil olmamasına rağmen, iş bırakma eylemine katılan binlerce memur nedeniyle kamu kurumları tam kapasite çalışamadı. Sendikalar, taleplerinin karşılanmaması halinde eylemlerin artarak devam edeceğini duyurdu.
Çankırı'da da Kamu-Sen üyesi memurlar, Genel Merkez'in aldığı eylem kararı gereğince 1 günlük iş bıraktı. Türkiye Kamu-Sen Çankırı İl Temsilcisi ve Türk Eğitim-Sen Çankırı Şube Başkanı Yüksel Yandım, hükümetin kamu çalışanlarına verdiği zam kararına tepkisini sert bir açıklamayla dile getirdi.
Yandım, "Bizler, emeğin, alın terinin ve kamu hizmetinin temsilcileriyiz." sözleriyle başladığı açıklamasında hak aramak için, adalet için meydanlarda olduklarını söyledi. Yandım, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Değerli basın mensupları, kıymetli kamu çalışanları, sevgili vatandaşlarımız; Bugün burada yalnızca kendi geleceğimiz için değil, 4 milyon kamu çalışanı, 2,5 milyon emekli ve aileleriyle birlikte 25 milyon insanımızın onurlu bir yaşam mücadelesi için toplandık. Bizler, emeğin, alın terinin ve kamu hizmetinin temsilcileriyiz. Hak aramak için buradayız, hakkımızı almak için buradayız, adalet için buradayız! Dönem Toplu Sözleşme Görüşmelerinde kamu işveren tarafı bize ne teklif etti? 2026 yılı için taban aylığa 1000 TL; ek olarak %10+6, 2027 yılı için %4+4… Soruyorum sizlere: Bu oranlar, mutfakta kaynayan tencerenin derdine derman olur mu? Çarşıda, pazarda, markette hızla artan fiyatlara karşı bir anlam ifade eder mi? Kiraların maaşları aştığı bir ülkede memura, emekliye nefes aldırır mı? Ebetteki hayır! Bu nedenle biz de bu teklife hayır diyoruz! Bu teklif ne memurun ne emeklinin sofrasına çare olur ne de yarasına merhem! Bu teklif, milyonların alın terini yok sayan bir tekliftir. O yüzden biz bu teklifi reddettik, bugün de meydanlarda yüksek sesle reddediyoruz! Ekonomik gerçekler ortada… Akaryakıta gelen zamlar, vergilerdeki ve cezalardaki artışlar, markette, pazarda uçan fiyatlar, zorunlu tüketim mallarındaki fahiş artışlar… Hepsi açıklanan enflasyonun çok üzerinde. Kiralar, memur maaşlarını ezip geçmiş durumda. Büyükşehirlerde ve kıyı bölgelerinde memur barınamıyor, görev yerleri boş kalıyor. Çünkü maaş ile kira yarışılamaz hale geldi! Daha dün öğrenci servislerine %30 zam yapıldı. Harcamalar katmer katmer artarken, maaşlar dirhem dirhem bile artmıyor. Bir gerçeğin altını özellikle çiziyoruz: Memur ve emekli maaşları bugün insanca yaşamaya yetmiyor. Maaşlar, her ay eriyor. Emeklilerimiz temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor. İlave ek ödeme emekli maaşlarına yansıtılmazsa, bu mağduriyet önümüzdeki iki yılda daha da derinleşecek. Yoksulluk hem çalışanın hem de emeklinin kaçınılmaz kaderi haline gelecek. Kamuda aynı işi yapan, benzer eğitim düzeyine sahip ama farklı statüdeki çalışanlar arasında uçurumlar var. Getirilen bu teklif, bu adaletsizliği gidermiyor. Soruyoruz: Bu mudur adalet? Bu mudur çalışma barışı? Biz adalet istiyoruz! Biz hakkaniyet istiyoruz! Biz; Yangınlarla savaşan, hayatını tehlikeye atan ormancımızın, Şehirlerimizin düzenini ve altyapısını ayakta tutan yerel hizmet emekçimizin, Ülkemizin yollarını, köprülerini, tünellerini inşa eden imar ve ulaştırma çalışanımızın, Barajlarımızı, fabrikalarımızı işleten, evlerimize ışık ve enerji taşıyan enerji personelimizin, Toplumsal manevi değerlerimizi yaşatan diyanet görevlimizin, Tarihimize, kültürümüze, sanatımıza sahip çıkan kültür ve sanat emekçimizin, Tüm iletişimimizi sağlayan haberleşme çalışanlarımızın, Kamu hizmetlerini yürüten büro personelimizin, Sağlığımızı korumak için gece gündüz fedakârca çalışan sağlık personelimizin, Geleceğimizi şekillendiren, yarınlarımızı inşa eden eğitim neferlerimizin kaygısız, huzurlu, güvenli bir çalışma hayatına kavuşmasını istiyoruz. Biz, Türk ve Türkiye Yüzyılı misyonuna yakışan bir kamu düzeni istiyoruz. Bu yüzden 2026 yılı için %88,6, 2027 yılı için %45,2 oranında zam talebimizi masaya koyduk. Ama bize gelen, hayattan kopuk, enflasyon hedefine sıkışmış, masa başında hesaplanmış bir teklif oldu. Aile Yılı’ndayız… Peki aileyi destekleyecek tek bir düzenleme var mı? Reel artış istedik… Refah payı var mı? Geçmiş kayıplarımızın telafisini talep ettik… Telafi var mı? 3600 ek gösterge sözü verildi… Çözüm var mı? Vergide adalet dedik… Yük hafifledi mi? Emekliye iyileştirme istedik… Karşılık var mı? Bayram ikramiyesi dedik… Duyan var mı? Yardımcı hizmetlilerin sorunları çözülsün dedik… Gören var mı? Bugün ülke genelinde iş bırakma eylemindeyiz! Hizmet üretmiyor, üretimden gelen gücümüzü kullanıyoruz. Bizler; her gün canla başla, fedakârca görevini eksiksiz yerine getiren, memleketin dört bir yanında devletini onurla temsil eden kamu çalışanlarıyız. Ancak bu ülkenin yükünü sırtlayan memurlar, hak ettiği ücreti alamıyor! Emeğimizin karşılığını alamadığımız için buradayız, hakkımızı almak için buradayız! O halde buradan açık ve net söylüyoruz: Kamu işvereni, gerçekleşen enflasyonu, büyüme oranlarını, refah payını, artan yaşam maliyetlerini ve geçmiş kayıplarımızı dikkate alarak yeni, gerçekçi ve kabul edilebilir bir teklif getirmelidir. Bunu yapmazsanız, önümüzdeki iki yılda memur ve emekliler geçinme acziyetine düşecek, ülkemizin en nitelikli insan gücü çaresizlik içinde bırakılacaktır. Kira yardımı, eş-çocuk yardımı, ısınma, ulaşım ve yemek ücreti gibi sosyal haklarda somut adımlar atılmalıdır. Maaşlar, hayali tahminlere göre değil; markette, pazarda, kirada yaşadığımız gerçeğe göre belirlenmelidir! Bize masa başı rakam değil, alın terimizin karşılığı olan rakam gerekiyor! Bu sadece memurun değil, tüm milletin mücadelesidir! Biz buradayız, hakkımızı almakta kararlıyız. Ülkemizin dört bir yanında, aldığımız karara uyarak memurun gücünü hatırlatan, hakkı ve alın teri için omuz omuza mücadelemize destek veren tüm kamu çalışanlarına; yaptığımız bu anlamlı eyleme sabır ve anlayış gösteren, bize yürekten destek olan vatandaşlarımıza en içten teşekkürlerimi sunuyorum. Mücadelemiz memurun ortak mücadelesidir, kazandığımız her hak hepimizin ortak zaferi olacaktır. Hepinize saygılar sunuyorum."En Çok Okunan Haberler