1964 yılında Larnaka’da kaçırıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Kıbrıslı Türk Reşat Ahmet’e ait cenazenin 62 yıl sonra bulunması, KKTC’de duygusal bir törenle son buldu…
Haber Giriş Tarihi: 12.04.2026 23:25
Haber Güncellenme Tarihi: 12.04.2026 23:25
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.olay18.com/
Rum polisi tarafından 1964 yılında Larnaka kentinde taksicilik yaptığı sırada kaçırılan ve o tarihten sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Kıbrıslı Türk Reşat Ahmet’in cenazesi, 62 yıl sonra bulunarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) düzenlenen askeri törenle toprağa verildi. Yarım asrı aşan belirsizlik, Lefkoşa Kabristanı’ndaki Ortaköy Şehitliği’nde düzenlenen törenle sona erdi.
Reşat Ahmet’i son yolculuğuna uğurlamak için gerçekleştirilen törene KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Polis Genel Müdürü Ali Adalıer, Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) Kıbrıslı Türk Üyesi Hakkı Müftüzade, askeri yetkililer, şehidin yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Törende konuşan şehidin yakınlarından Ünsal Özbilenler, 62 yıl sonra Reşat Ahmet için askeri tören düzenlenmesinin kendileri için büyük bir anlam taşıdığını ifade etti. Özbilenler, Ahmet’in barış ortamında Rum polis ve askerleri tarafından kaçırıldığını belirterek, yaşananların bir savaş suçu niteliğinde olduğunu dile getirdi.
Türk bayrağına sarılı tabut, kılınan cenaze namazının ardından Ortaköy Şehitliği’ne taşındı. Tören mangası tarafından saygı atışı yapılırken, Reşat Ahmet dualar eşliğinde defnedildi.
1964 yılında 50 yaşındayken Larnaka’da taksicilik yapan Reşat Ahmet, köyüne iki Türk yolcuyu götürdüğü sırada Rum polislerince kaçırılmış ve o günden sonra kendisinden hiçbir iz bulunamamıştı. Dönemin Rum yetkililerinin herhangi bir açıklama yapmaması ve araç kayıtlarının dahi silinmesi, olayın üzerindeki gizemi yıllarca korumuştu.
62 yıl sonra ortaya çıkan bu acı gerçek, Kıbrıs Türk halkı için hem bir kapanış hem de derin bir hüzün olarak tarihe geçti.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
ŞEHİDİMİZE 62 YIL SONRA GELEN ADALET
1964 yılında Larnaka’da kaçırıldıktan sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Kıbrıslı Türk Reşat Ahmet’e ait cenazenin 62 yıl sonra bulunması, KKTC’de duygusal bir törenle son buldu…
Rum polisi tarafından 1964 yılında Larnaka kentinde taksicilik yaptığı sırada kaçırılan ve o tarihten sonra kendisinden bir daha haber alınamayan Kıbrıslı Türk Reşat Ahmet’in cenazesi, 62 yıl sonra bulunarak Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde (KKTC) düzenlenen askeri törenle toprağa verildi. Yarım asrı aşan belirsizlik, Lefkoşa Kabristanı’ndaki Ortaköy Şehitliği’nde düzenlenen törenle sona erdi.
Reşat Ahmet’i son yolculuğuna uğurlamak için gerçekleştirilen törene KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral İlker Görgülü, Polis Genel Müdürü Ali Adalıer, Kayıp Şahıslar Komitesi (KŞK) Kıbrıslı Türk Üyesi Hakkı Müftüzade, askeri yetkililer, şehidin yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Törende konuşan şehidin yakınlarından Ünsal Özbilenler, 62 yıl sonra Reşat Ahmet için askeri tören düzenlenmesinin kendileri için büyük bir anlam taşıdığını ifade etti. Özbilenler, Ahmet’in barış ortamında Rum polis ve askerleri tarafından kaçırıldığını belirterek, yaşananların bir savaş suçu niteliğinde olduğunu dile getirdi.
Türk bayrağına sarılı tabut, kılınan cenaze namazının ardından Ortaköy Şehitliği’ne taşındı. Tören mangası tarafından saygı atışı yapılırken, Reşat Ahmet dualar eşliğinde defnedildi.
1964 yılında 50 yaşındayken Larnaka’da taksicilik yapan Reşat Ahmet, köyüne iki Türk yolcuyu götürdüğü sırada Rum polislerince kaçırılmış ve o günden sonra kendisinden hiçbir iz bulunamamıştı. Dönemin Rum yetkililerinin herhangi bir açıklama yapmaması ve araç kayıtlarının dahi silinmesi, olayın üzerindeki gizemi yıllarca korumuştu.
62 yıl sonra ortaya çıkan bu acı gerçek, Kıbrıs Türk halkı için hem bir kapanış hem de derin bir hüzün olarak tarihe geçti.
En Çok Okunan Haberler