Ülkemizde afet ve acil durumların etkin bir şekilde yönetilmesi amacıyla, 5902 sayılı Kanun gereği AFAD’ın kurulması ile “Bütünleşik Afet Yönetim Sistemine” geçilmiştir. “Kriz Yönetimi” anlayışından “Risk Yönetimi” anlayışına geçen, afet öncesi hazırlık, planlama ve risk azaltma çalışmaları, eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri, erken uyarı ve kesintisiz haberleşme projeleri ile afetin zararlarını en aza indirmeye çalışan bir afet yönetim sistemi oluşturulmuştur. T.C. İçişleri Bakanlığı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), afet ve acil durum hizmetlerinin koordinasyonundan, eğitim politikalarının oluşturulmasından ve bu konularda mevzuat düzenlemeleri yapılmasından sorumludur
Jeolojik Durum:
Çankırı İl Merkezinin bulunduğu bölge 3.Jeolojik zamanda meydana gelmiş Oligoseniosen yaştaki jipsli (alçıtaşı) serilerden oluşmuştur. Bu seri kuzeydoğuda Yapraklı İlçesi, güneydoğuda Kızılırmak, güneyde Ankara il sınırı, güneybatıda Eldivan ilçesinin sınırladığı geniş bir alana yayılmıştır. Değişik taşlı tortulların yer aldığı yörede püskürük ve başkalaşım kayaçları da görülür. Dumanlıdağ, Kurşunlu, Ilgaz ve Çubuk bölgelerini içine alan Galatya Masifi, mezozoik yaştadır. Genellikle andezit bileşiminde lav, tüf ve kongomeralardan oluşur. Andezit püskürmeleri asıl olarak miyosende, bir bölümü de pliyosende oluşmuştur. Galatya Masifi'nin lav ve tüfleri, Ilgaz-Kurşunlu neojen havzasındaki, miyosen tabakaları arasındaki boşlukları doldurur. Aynı masif içerisinde bulunan Orta İlçesi toprakları, çakıl, kum ve kil gibi akarsu tortuları ile örtülmüştür. Batıda Çerkeş'ten başlayarak Kurşunlu ve Ilgaz'a dek süren alanlarda, alt tabakaları tüflü ve marnlı neojen serisi vardır. Aynı seri Şabanözü İlçesi'nin güneyini de kaplar. Bu oluşumun üst kesimleri kumlu ve killidir. Ilgaz İlçesi'nin kuzeybatısındaki Ödemiş Köyü yöresi ile Yapraklı İlçesi'nden Ankara il sınırına dek olan alanlarda mezozoik yaştaki seriler uzanır. Bu oluşumun içerisinde ince taneli kalkerler, denizaltı lavları ve serpantin kayaçları birleşerek bir "Jeolojik Birim" oluştururlar. Ilgaz İlçesi'nin kuzeybatısından başlayan üst kretase, yer yer mezozoik yaştaki oluşumlarla kesildikten sonra yerini Karabük İline bağlı Eskipazar İlçesi'nin doğusuna dek olan kesimde flişlerine bırakır. Kalın ve sürekli seriler durumundaki kretase flişleri, kumlu ve killi şistler ve kalkerlerden oluşmuştur. Ilgaz İlçesi'nin kuzeydoğusu ve doğusu ise, metamorfik kayaçların yayılım alanlarıdır. Bu kayaçlar genellikle paleozoik, kretase ya da jura yaşlı oluşumlardır.
İLİN AFET TEHLİKE VE RİSKLERİ
Depremler Depremler İlimiz ve yakın çevresi Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde yer almaktadır. Ilgaz Kurşunlu Atkaracalar Çerkeş Bayramören tamamen çizgisellik bazında da bu hat üzerinde yer almaktadır. İl merkezi bu çizgisel hatta kuş uçumu olarak yaklaşık 15 km. mesafede bulunmaktadır. Depremin birincil etkilerinin odaktan itibaren 125 km. olduğu bilinen bir gerçektir. İl Merkezimizde Kuzey Anadolu Fay zonunun segmentleri ilimizi kuzey-güney istikametinde kat etmektedir. İlimizde Deprem Araştırma Dairesi verilerine göre 1891-1998 yılları arasında 114 adet deprem kaydedilmiştir. 7.4 büyüklüğündeki, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ve 7.2 Büyüklüğüneki 12 Kasım 1999 Bolu Düzce depremlerinden kısmen etkilenmiş olup 6 Haziran 2000 tarihinde saat 05.42’de aletsel büyüklüğü 5.9 olan deprem İlimiz Orta, Çerkeş, Kurşunlu, Şabanözü, Atkaracalar, Eldivan ve Bayramören ilçeleri, bağlı beldeler ve köyleri etkilemiştir. Deprem sonucunda 1 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 61 vatandaşımız yaralanmıştır. 17 büyükbaş, 27 küçükbaş hayvan telef olmuştur. Ev ve binaların bazıları çökmüş ve bazıları da kullanılamayacak duruma gelmiştir.
Tektonik açıdan Çankırı ili oldukça hareketli bir kuşakta yer almaktadır. Çankırı ili için Gutenberg – Richter (1954) büyüklük – sıklık (frekans) bağıntısından itibaren Poisson (1838) yöntemi kullanılarak farklı büyüklüklerdeki depremlerin oluşma olasılıkları ve dönüş periyotları hesaplanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre; • Çankırı’da 100 yıllık dönemde, büyüklüğü (xM) 6,0, 6,5 ve 7,0 olan yıkıcı depremlerin ortaya çıkma olasılığı sırası ile %78, %45 ve %26 olarak hesaplanmıştır. Büyük ölçekli depremler ile bölge halkının yüz yüze gelme olasılığı çok yüksektir (Köle,2016). 2016 yılında yapılan çalışmada 1900 – 2015 yıllarını kapsayan dönem boyunca, Richter ölçeğine göre büyüklüğü dört ve üzerinde olan (xM ≥ 4) sismik verilerden itibaren Poisson (1838) yöntemi yardımı ile farklı büyüklüklerde depremlerin Çankırı il sınırları içerisinde olma olasılıkları ve dönüş periyotları hesaplanmıştır. Poisson (1838) yöntemine göre, Çankırı’da aletsel büyüklüğü (xM) 4,0 olan bir depremin 10 yıllık dönemde olma (aşılma) olasılığı %99 ve dönüş periyotu 1,98 yıl olarak hesaplanmıştır. Bu rakam, Çankırı il sınırları içerisinde yaşayan halkın, aletsel büyüklüğü 4,0 olan depremler ile her an yüz yüze kalabileceğini göstermektedir. Aletsel büyüklüğü (xM) 6,0, 6,5 ve 7,0 olan yüksek miktarda enerji açığa çıkartan depremler ile Çankırı halkının 100 yıllık dönemde karşılaşma olasılığı sırası ile %78, %45 ve %26 olarak hesaplanmıştır. Son derece yüksek olan değerler; Çankırı il ölçeğinde yıkıcılık yaratacak, büyük ölçekli depremlerin gerçekleşme olasılığının yüksek olduğunun bir kanıtı olarak yorumlanmaktadır. Aynı zamanda bu durum, büyük ölçekli depremler ile bölge halkının yüz yüze gelme olasılığının çok yüksek olduğunu göstermektedir. Çankırı ili merkez olmak üzere, 130 km yarıçaplı bir alan içerisinde, Çankırı’yı etkileyebilecek özellikte 18 adet diri fay bulunmaktadır. Bunlardan en önemlileri; Çankırı Fayı, Merzifon Esençay Fayı’nın İskilip ve Laçin Segmentleri ve Sungurlu Fayı’dır. Bunların yanı sıra son yüz yılda deprem üretmiş olan Kuzey Anadolu Fayı ve Orta Fayları da bölgesel ölçekte önemli deprem kaynaklarıdır
Çankırı’yı il bazında etkileyen önemli depremler: 26.11.1943 tarihinde 7,6 büyüklüğünde 10 şiddetinde meydana gelen Ladik-Tosya depremi, 01.02.1944 tarihinde 7,6 büyüklüğünde 10 şiddetinde meydana gelen Gerede depremi, 13.08.1951 tarihinde Çerkeş Kuzören köy sınırları içerisinde 6,9 Ms büyüklüğe sahip olarak 9 şiddetinde kaydedilen Kurşunlu depremidir. Diğer büyük deprem 07.09.1953 tarihinde Kurşunlu ilçesinde meydana gelmiş, 6 büyüklüğünde ve 8 şiddetinde kaydedilmiştir. Yakın zamanlarda meydana gelen deprem ise 06.06.2000 tarihinde Çerkeş ilçesine bağlı Hacılar Köyü sınırları içerisinde meydana gelmiştir. En fazla hasar Orta ilçesinde oluştuğu için deprem Orta depremi olarak anılmaktadır. Söz konusu depremin büyüklüğü 6,1 ve 7 şiddetindedir.
1.Çankırı Fayı (ÇF)
Çankırı Fayı, Çankırı Havzası’nı batıdan sınırlayan yaklaşık K-G doğrutulu, batıya eğimli bir ters faydır. İki segmentten oluşan Çankırı Fayı toplam 73 km uzunluğundadır. Kalecik (Ankara) güneyinden başlayan fay, K10°D doğrultusunda sırasıyla Kızılkaya, Akkaynak, Keklicek ve 52 Hacıköy köylerini kat ederek Kılçak’a ulaşır. Kılçak’tan itibaren kuzeye doğru Satılarköy batısına ulaşan fay, buradan itibaren iki kola ayrılır. Batıdaki kol kısa bir mesafe daha benzer doğrultuda devam ederek Hancılı doğusunda son bulur. Doğudaki kol ise K25°D doğrultusunda sırasıyla Hisarcık, Hisarcıkkayı, Büyükhacıbey, Küçükhacıbey, Akbulut, Gölezkayı ve Oğlaklı köyleri üzerinden Yukarıyanlar köyünün güneyine kadar uzanır. Buradan itibaren sarıtarla Köyünün doğusuna kadar belriginliğini kaybeden fay, sarıtarla köyü doğusundan Akçavakıf köyüne kadar K20°D doğrultusunda 11.5 km daha devam ederek son bulur. Çankırı Fayı, uzanımı boyunca çoğunlukla, batıdaki Eldivan Ofiyolitik Karışığı ile doğudaki Çankırı Havzası’na ait çökellerin dokanağını oluşturur, bazı alanlarda ise havza çökellerini keser. Türkiye Diri Fay Haritası’na göre (Emre ve diğ., 2013) 73 km toplam uzunluğa sahip olan Çankırı Fayı’nın, her iki segmentinin birlikte kırılması durumunda üretebileceği maksimum deprem büyüklüğü Mw 7.27 olarak hesaplanmıştır (Wells ve Coppersmith, 1994).
2.Sungurlu Fayı
Sungurlu Fayı, KAF’nın splay faylarından olup, Türkiye Diri Fay Haritası’nda (Emre ve diğ., 2013) Kuvaterner aktif fay olarak değerlendirilmiştir. Sungurlu güneyi ile Mecitözü doğusu arasında K60°D doğrultusunda uzanan Sungurlu Fayı 35 ve 82 km uzunluklarında iki segmentten oluşur. Görgül eşitliklere göre (Wells ve Coppersmith, 1994) segmentlerden her birinin sırasıyla Mw 6.89 ve Mw 7.30 büyüklüğünde deprem üretme potansiyeli bulunan Sungurlu Fayı’nın 117 km uzunluğundaki tamamının kırılması durumunda üretebileceği maksimum deprem büyüklüğü ise Mw 7.47 olarak hesaplanmıştır. Sungurlu Fayı zerinde paleosismolojik veri bulunmamaktadır.
3.Kuzey Anadolu Fayı (KAF)
Kuzey Anadolu Fayı (KAF), doğuda Karlıova Üçlü Eklem Noktası ile batıda Saroz Körfezi açıklarına kadar Karadeniz güney sahiline yaklaşık koşut olarak uzanan 1200 km uzunluğunda, kıta-içi aktif sağ-yanal doğrultu atımlı bir faydır. Karlıova ile Adapazarı doğusu arasında, dar 53 bir deformasyon zonu olarak izlenen KAF, buradan itibaren değişen gerilme durumalarının da etkisiyle kollara ayrılmakta ve genişliği yer yer 90 km ye ulaşan geniş bir deformasyon zonuna dönüşmektedir. KAF’nın kuzeyinde rijit özelliğe sahip metamorfik temel kayalar yüzeylerken, güneyinde daha çok yığışım prizması ürünü kayalar mostra vermektedir. KAF boyunca, sağ yanal doğrultu atımlı faylanma mekanizmasında gelişmiş irili ufaklı çok sayıda havza bulunmaktadır. KAF yaklaşık olarak 11-13 milyon yıl önce doğuda şekillenmiş ve batıya doğru ilerlemiştir. KAF, uzanımı boyunca belirgin tektonomorfolojik özellikler sunar. Fay boyunca ötelenmiş dereler ve diğer morfolojik unsurlar, irili-ufaklı gölcükler, taze fay sarplıkları, fayın sağ yönlü doğrultu atım karakterini ve güncel aktivitesini belgeleyen önemli morfolojik verilerdir. KAF’nın sismik etkinliği 17. yüzyıldan bu yana, yüzyıllık döngüler şeklinde ve çoğunlukla doğudan batıya doğru deprem göçü gösteren deprem davranış biçimiyle karakteristiktir. Bu depremlerden 26 Kasım 1943 yılında meydana gelen Ms 7,6 Ladik-Tosya Depremi Çankırı ili ve kuzey ilçelerinde kuvvetlice hissedilmiş ve hasara neden olmuştur. 1943 Ladik-Tosya depremi sırasında doğuda Taşova (Amasya) ile batıda Bayramören arasında toplam 260 km uzunluğunda yüzey kırığı gelişmiştir. KAF üzerinde meydana gelen 1944 Gerede depreminde (Ms 7.3) ise doğuda Çerkeş ile batıda Abant Gölü arasında yaklaşık 170 km uzunluğunda yüzey kırığı gelişmiştir. 1943 ve 1944 depremlerinde kırılan KAF’nın toplam 95 km uzunluğundaki bölümü Çankırı İl sınırları içinden geçmektedir. Ancak, KAF’nın bu segmentlerinin 1943 ve 1944 yıllarında kırıldığı ve segmentler üzerinde yürütülen paleosismolojik çalışmalara göre (Sugai ve diğ., 1999; Okomura ve diğ., 2002, 2003; Kondo ve diğ., 2004, 2010; Kürçer ve diğ., 2017) deprem tekrarlanma aralıklarının 280-620 yıl arasında değiştiği göz önüne alındığında, Çankırı ilini etkileyebilecek büyüklükte yakın gelecekte KAF kaynaklı bir deprem beklenmemektedir.
4.Orta Fayı (OF)
Orta Fayı, Orta İlçesi’nin 10 km batısında yer alan, 28 km uzunluğunda, ortalama K10°D doğrultusunda, batıya eğimli ters bileşenli sol yanal doğrultu atımlı aktif bir faydır. Kuzeyde Saçak köyü (Çerkeş-Çankırı) kuzeydoğusundan başlar ve güneyde Tutmaç Bayındır köyü (Orta-Çankırı) yakın güneyinde sonlanır. Orta Fayı, kuzeyde, Güzelyurt Köyü civarında, altorta Miyosen yaşlı gölsel kireçtaşı-marn-şey vb. kaya birimleri ile üst Miyosen yaşlı bazaltları arasında yapısal bir sınır oluşturur. Buğuören köyü dolaylarında üst Miyosen yaşlı bazaltlar içerisinde devam eder. Güney’de, Dodurga Köyü’nün de üzerinde yer aldığı alt-orta Miyosen yaşlı ayrılmamış volkanitler içerisinde ilerleyen Orta Fayı, Tutmaçbayındır Köyü çevresinde Kretase yaşlı kırıntılı ve karbonatlı kayalar ile alt-orta Miyosen yaşlı ayrılmamış volkanitlerin yapısal sınırını oluşturmaktadır. Orta Fayı üzerinde 6 Haziran 2000’de Mw 6.1 büyüklüğünde bir deprem meydana gelmiş ve depremde 3 kişi hayatını kaybetmiştir. Orta Fayı, yakın dönemde deprem ürettiği için yakın gelecekte yeniden deprem üretmesi beklenmemektedir.
5.Şabanözü Fayı (Çizgisellik)
Eldivan ile Şabanözü ilçeleri arasında, yaklaşık K-G doğrultusunda uzanan 16 km uzunluğundaki yapı, Türkiye Diri Fay Haritası’nda Olası Kuvaterner Fayı veya Çizgisellik olarak değerlendirilmiştir. Şabanzü Çizgiselliği, kuzeyde Çapar kayı köyünden başlar ve güneyde Gündoğmuş köyünde son bulur. Uzanımı boyunca, alt-orta Miyosen yaşlı piroklastik kayalar ile benzer yaşlı gölsel kırıntılılar ve karbonatların dokanağını oluşturur. Yukarıda tanıtılan faylardan başka, Çankırı il sınırları dışında olmasına karşın, Çankırı’ye etkileyebilecek mesafede ve özellikte olan Merzifon Esençay Fayı’nın batı segmentleri olan Laçin ve İskilip Segmentleri ile Sungurlu Fayları da bulunmaktadır
Afetler veya acil durumlar öncesinde olası kayıp ve zararların önlenmesi ve azaltılmasına yönelik yapmış olduğumuz çalışmaların tümünü kapsar. Afetler kısa zamanda can ve mal kayıplarına neden olduğu gibi uzun vadede insanların sosyal yaşamlarına ve ülkelerin ekonomik kalkınmasını da olumsuz etkilemektedir. Afetlere hazırlıkta toplumun her kesiminin kendi sorumluluğunu üstlenmesi ve zaman kaybetmeden yapılması gerekenleri tamamlaması gereklidir. Bu konuda Devlet, bireyler, ve diğer kurumlar ile sivil toplum kuruluşları farklı rolleri alabilir ve birbirleri ile ortaklaşa çalışmalar yaparak ancak afetlere karşı toplumsal güç birliği sağlayabiliriz. “Yaşanabilir şehirler, sürdürülebilir çevre” başlığı altında; çeşitli etkenlerle hızlanan iklim değişikliğinin doğal afetlerin artmasındaki rolüne ve bunun hem insanlık hem ülkemiz için oluşturduğu ciddi tehditlere karşı karşıya kalmaktayız. Sürdürülebilir kalkınma ve planlama, kent planlamasında afetlere ve iklim değişikliğine karşı dayanıklı altyapılar, etkin afet yönetimi için bütünleşik kentsel planlaması da, tüm paydaşların katılımlı ve kapsamlı bir işbirliğini gerekli kılmaktadır. Bölgemizin sosyoekonomik ve fiziksel özellikleri dikkate alınarak, farklı afet türlerine göre öncelik yapılarak ve ülke genelinde işbirliği faaliyetleri arttırılarak afet risk ve zarar azaltma çalışmaları yapılmaktadır. Bu doğrultuda; Afet risklerinin azaltılması için neyin, nasıl, ne zaman, kim tarafından yapılması gerektiği konusunda Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (TARAP) çalışmaları başlatılmıştır. TARAP ile afet risk azaltma konusunda mükerrer yatırımların önüne geçilmesi, şehirlerin ve toplumun afetlere karşı daha dirençli hale gelmesi amaçlanmaktadır. AFAD, Türkiye Afet Risk Azaltma Planı (TARAP) ve her il için ayrı hazırlanacak İl Afet Risk Azaltma Planları ile (İRAP) afetlere dirençli şehirler oluşturmayı ve toplumun afetlere duyarlılığını artırmayı hedeflemektedir. Afetlere karşı toplumsal bilincin arttırılması, afetlere dayanıklı ve güvenli yerleşim yerlerinin oluşturulması ve risk azaltma çalışmaları yapılarak afetlerin neden olabileceği can ve mal kaybının asgari düzeye indirilmesi amaçlanmaktadır. Ülkemizde yaşanabilecek her ölçekteki afet ve acil durumlara etkin müdahale için görev alacak kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının tek noktadan koordinasyonu için ‘’Türkiye Afet Müdahale Planı’’ (TAMP) devreye alınmıştır.
Afet ve acil durum risklerinin azaltılması doğrultusunda öncelikle risklerin tespiti, risklerin azaltılmasına yönelik önlemlerin alınması, yeni teknolojilerin entegrasyonu, gerekli eğitim ve farkındalık çalışmalarının yürütülmesi “Risk odaklı bütünleşik afet yönetim anlayışının tüm sektörlere yerleşmesini ve benimsenmesini sağlamak” amacına ulaşılmasında fayda sağlayacaktır. AFAD, ”Koordinatör Kurum” olarak alanındaki kaynakların hızlı ve etkin yönlendirmeyi, Afet yönetiminde ‘‘Kriz Yönetimi’’ anlayışından ‘‘Risk Yönetimi’’ anlayışına geçmeyi, ‘‘Bütünleşik Afet Yönetimi Sistemi’’ olarak adlandırılan modeli uygulamaya koyarak afet ve acil durumlar meydana gelmeden önce önlenmelerini ve zararlarının azaltılmasını, afetlere etkin müdahale edilmesini, koordinasyonun sağlanmasını, afet sonrasında iyileştirme çalışmalarının bir bütünlük içerisinde süratle tamamlanmasını amaçlar.
Her türlü olumsuzluklara karşı planlamalar yapılmasına rağmen ülkemizi derinden etkileyen yüzyılımızın afeti olan 6 Şubat 2023 yılında yaşanan 11 ilimizi etkileyen 50.783 vatandaşımızı kaybettiğimiz depremin izlerinin tamamen silindiği kalıcı konutların ve yaşam alanlarının oluşturulduğu ve daha sonra böyle afetlerin yaşanmaması için gerekli olan tüm adımların atılması
İlimiz, üzerinde bulunduğu coğrafya itibariyle başta deprem olmak üzere birçok doğa ve insan kaynaklı tehlikelere maruz kalmaktadır. Afetleri tümüyle önlemek elimizde değilse de afetlerin etkilerini ve tahribatını en aza indirmenin olanaklı olduğu kabul edilmektedir. Bu da afetlere karşı alınacak diğer her türlü önlemin yanında toplumun tüm kesimlerinde afetler konusunda farkındalığın arttırılması ile mümkündür ve bu farkındalık sürekli eğitim faaliyetleri ile sağlanmaktadır. Eğitimde atılan her bir adım, toplumun duyarlılık bilincini, yaratıcılığını, akılcı düşünme gücünü, doğal yeteneklerini ve becerilerini geliştirmek için gereken gücü arttırmaktadır. Afetlerden korunmanın ilk ve en önemli yolu bilgili, farkındalık kazanmış ve sorumlu bireyler yetiştirmektir. 2019 yılında hayata geçirilen ve 2020 yılını da kapsayacak şekilde ilan edilen “Afetlere Hazırlık Yılı” kapsamında AFAD olarak sorumluluk duygusuyla eğitim, tatbikat, halkla ilişkiler ve tanıtım programlarımızı gerçekleştirdik. Söz konusu çalışmaların devamı niteliğinde, 2021 yılını ise “Türkiye Afet Eğitim Yılı” olarak ilan ettik ve bu yılda Afet Eğitim Seferberliğini başlattık. Kurum ve kuruluşların oluşturduğu bilgi birikimi, tecrübe, uzmanlık ve geliştirdikleri kurumsal tavır belli bir kurumsal kimlik yaratmaktadır. Buradan yola çıkarak eğitim planı sayesinde hâlihazırda yapmakta olduğumuz çalışmaları artık belli bir plan ve program dâhilinde, neyi niçin yaptığımızı, sonuçtan neler beklediğimizi, beklediğimizi elde edip edemediğimizi, nasıl ölçüp değerlendireceğimizi bilerek yapacağız. Afet farkındalık eğitimleri, toplumda afet bilincinin gelişmesi ve afet kültürünün yerleşmesi için en temel çalışmalar olup, ileriye dönük yararlarıyla kıyaslandığında neredeyse hiç maliyeti bulunmayan en stratejik yatırımlardır. Bizim üzerinde hassasiyetle durmamız gereken konu; yaşadığımız deneyimlerden ders alarak edinilen bilgilerin kalıcılığını sağlamak ve bunları davranış haline getirmektir. Afet ve acil durumlara ilişkin toplumun farkındalık kazandırılması konusundaki eğitim faaliyetlerinin bütünleşik afet yönetiminin sacayaklarından biri olan afetlere hazırlık ve risk azaltma süreçlerinin en temel unsurlarından biri olduğu unutulmamalı ve bu çalışmaların tüm paydaşlar ile birlikte tam bir işbirliği içinde hayata geçirilmesi gerekmektedir.
2021 yılı “Türkiye Afet Eğitim Yılı” olarak ilan edilmiş olup bu kapsamda farkındalık eğitimlerinde hedef kitlemiz tüm vatandaşlarımızı kapsamaktadır
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
6 ŞUBAT'IN YILDÖNÜMÜNDE ÇANKIRI VE DEPREM GERÇEĞİ
En Çok Okunan Haberler