Kapalı
  • EURO
  • DOLAR

YÜKSEL YANDIM: “BİZİ SINAVA DEĞİL DİKKATE ALIN”

Türk Eğitim-Sen Çankırı Şube Başkanı Yüksel Yandım, öğretmenler arasında ayrımcılığa yol açtığı iddia edilen Uzman ve Baş Öğretmen sınavlarını da içeren Öğretmenlik Meslek Kanunu ile öğretmenlere verilmesi gereken banka promosyonlarını ve eğitim camiasında yaşanılan sıkıntıları bugün düzenledikleri bir basın açıklaması ile protesto etti. Açıklamasında sınavların, eğitim çalışanları için imaj ve itibar kaybına yol açtığını vurgulayan […]
Çankırı - 29 Eylül 2022 16:19 A A

Türk Eğitim-Sen Çankırı Şube Başkanı Yüksel Yandım, öğretmenler arasında ayrımcılığa yol açtığı iddia edilen Uzman ve Baş Öğretmen sınavlarını da içeren Öğretmenlik Meslek Kanunu ile öğretmenlere verilmesi gereken banka promosyonlarını ve eğitim camiasında yaşanılan sıkıntıları bugün düzenledikleri bir basın açıklaması ile protesto etti. Açıklamasında sınavların, eğitim çalışanları için imaj ve itibar kaybına yol açtığını vurgulayan Yüksel Yandım, şunları söyledi:

“Değerli Basın Mensupları, Kıymetli mücadele ve yol arkadaşlarım;

Türk Eğitim –Sen Çankırı Şube Başkanlığı tarafından hazırlanmış olan “Uzman ve Baş Öğretmenlik sınavına hep birlikte hayır diyelim; promosyonları günün şartlarına göre güncelleyelim, sorunlarımızı birlikte çözelim” konulu basın açıklamamıza hepiniz hoş geldiniz sefalar getirdiniz.

Hepimizin 2022-2023 Eğitim ve Öğretim yılı hayırlara vesile olsun. İlimiz ve ülkemiz için kazasız, belasız, sağlıklı ve başarılı bir yıl olmasını temenni ederim.

Değerli Basın Mensupları, Kıymetli mücadele ve yol arkadaşlarım;

Bizler tuz diyarının, kıraç toprakların çocuklarıyız. Onun için  sözlerimiz bazılarına buruk, çorak ve tuzlu gelebilir. Ancak bizlere yetişmemizde emeği olanlar nabza göre şerbet vermeyi değil, bütün nabızları doğruluk ve adalet şerbetine göre ayarlamayı  ve “Emrolunduğumuz gibi dosdoğru olmayı öğrettiler.”

Değerli arkadaşlar maalesef her yıl olduğu gibi bu yıl da sorun yumağı bir yıl olacak gibi.

  • Ücretli, sözleşmeli öğretmenlikten, eğitim-öğretim ödeneğine,
  • Promosyon güncellemesinden, öğretmenlerin resmi tatillerde çalıştırılmasına,
  • Maaş karşılığı derslerdeki adaletsizlikten, hizmetli arkadaşlarımızın giyecek yardımına,
  • Şoför arkadaşlarımızın yolluk ve yevmiyelerinden, Üniversitede uygulanan 13b 4 uygulamasına,
  • Makam atamalarından, proje okullarına öğretmen ve idareci görevlendirmelerine,
  • Üniversiteler arası geçişten, okullardaki DYK  kurslarına varıncaya kadar maalesef bir çok sorun ve sıkıntılar yumağı ile karşı karşıyayız.

Bütün bu sıkıntıların en önceliklisi sanırım hepimizin de  gönülden katılacağı, son ekonomik gelişmelerle de doğru orantılı olarak aldığımız ücretlerin güncel enflasyon karşısında erimesi ile ay sonunu getirememe sıkıntısı ve 2005-2006 yılından bugüne kadar sürekli gündemimizde olan Öğretmenlik Meslek Kanunu’ndaki marazlı uygulamalardır.

Esasen her ikisinin de ortak problemi eğitim çalışanlarının toplum nazarında sosyo-ekonomik imajına vermiş olduğu ve her geçen gün derinleştirdiği imaj ve itibar kaybıdır.

Her iki konuyla alakalı olarak da birçok sendika daha bırakın eylem kararı almayı ,olayın hassasiyetini bile kavrayıp gündemine almazken Türk Eğitim-Sen olarak yıllar öncesine gitmeye gerek olmaksızın bundan 8 ay önce her iki konu ile alakalı söylemsel değil, eylemsel bir tavır takınarak 81 ilde ve birçok ilçede şu eylemleri gerçekleştirdik:

* Öğretmenlik Meslek Kanunu meclis gündemine gelmeden önce tıpkı 2005 yılından bu yana olduğu gibi “SINAVA HAYIR!” parolası ile 8 Aralık 2021 tarihinde hiçbir sendika alana inmemişken Türk Eğitim Sen olarak Türkiye genelinde eylem gerçekleştirdik..

*15 Aralık 2021 tarihinde Türkiye Geneli maaşlarımıza ocak zammı öncesi ekonomik anlamda olumsuz gelişmelerle mütevellit “EK ZAM EYLEMİ”ni hep beraber ortaya koyduk.

*ÖMK ile ilgili yönetmelik yayımlanır yayımlanmaz konuyu yargıya taşıdık ve iptal davası açtık.

Kurulduğu günden itibaren çalışanın alın terini merkezine alarak, hak arama mücadelesinde her dönem itibarlı sendikacılığın tek adresi olan Türk Eğitim Sen; Türkiye Sevdamız, Ekmek İçin Kavgamız! düsturunu ilk günkü heyecan ile sürdürmektedir!

Özellikle son günlerde her iki sürece de dişe dokunur bir katkı sunamayıp, Türk Eğitim Sen’in almış olduğu insiyatifleri alamayıp, suya sabuna dokunmayan çevrelerin olguların tersine algı yönlendirmesi ile sırf sendikal veya siyasal çıkar sağlamak amacıyla yaratmış olduğu kaos ortamını, aklı selim yaklaşımla hepinizin dikkatle takip ettiğini canı gönülden biliyorum.

Değerli Basın Mensupları, kıymetli yol ve mücadele arkadaşlarım Türk Eğitim Sen 1992 yılından bu yana sorunları akılcı, günün şartlarına uygun ve popülist çıkar sendikacılığını elinin tersi ile iterek çözme yolunu tercih etmiş ve Allah’a hamd olsun ki bugüne kadar eğitim çalışanlarının hanesine kazanım olarak yazılan bir çok kıymetli gelişmenin altına imzasını atmıştır!

Değerli Basın Mensupları, Sevgili yol ve mücadele arkadaşlarım hepimiz bilmeliyiz ve farkında olmalıyız ki özellikle son günlerde yıllardır eğitim çalışanlarının yetkisini elinde bulundurup fakat hiçbir etki ortaya koyamayan malum sen başta olmak üzere bir çok sendikanın Türk Eğitim Sen’e saldırmasının tek ve asıl gayesi sizlerin desteği ile günden güne güçlenmesi ve üyesi olsun veya olmasın tüm eğitim çalışanlarının ortak sorunlarına çözüm arayarak, mesafe kat etmesidir!

Gün bugünlere hangi emeklerle, mücadelelerle ve dik duruşla geldiğimizi unutmama günüdür!

Gün bunca yıl her türlü haksızlığın karşısında elif timsali durup, hak haklının oluncaya kadar mücadeleye devam diyerek; azminden ve kararlılığından ödün vermeyen yuvamız Türk Eğitim Sen’e dün olduğu gibi bugün de güven duyarak, destek verme günüdür!

Zaman hepimize gösterecektir ki Türk Eğitim Sen’e inananlar mücadelesinin karşılığını alarak, içi huzur dolu bir şekilde yine iyi ki Türk Eğitim Sen’liyim diyecektir!

Değerli arkadaşlar, çünkü biz çevrenizde gördüğünüz sendikamsı yapılardan çok farklı bir yerdeyiz. Çünkü biz Türk memur sendikacılığının kutup yıldızı ,amiral gemisiyiz.

  • Biz bu sınava   Her zaman da ve her yerde helal alın terinin savunucusu olduğumuz için karşıyız.
  • Biz bu sınava Öğretmenlerin mesleki itibarını ,sendikal kaygıların ve sendikal kavgaların hepsinin üstünde tuttuğumuz için karşıyız.
  • Biz bu sınava kimseye sırtımızı dayamadığımız, kimseyi de omuzlarımızda taşımadığımız için karşıyız.
  • Biz bu sınava gücümüzü her birisi ayrı bir değer olan üyelerimizden aldığımız için karşıyız.
  • Biz bu sınava öğretmen odalarını ayrıştıracağı ve ötekileştireceği için karşıyız.
  • Biz bu sınava çalışma huzurunu ve çalışma barışını bozacağı için karşıyız.
  • Biz bu sınava öğretmenleri yok saydığı için karşıyız.
  • Biz bu sınava başta ölçülenle ölçme arasında bir tutarsızlık olduğu için karşıyız.

Ölçülmek istenilen öğretmenlik, bir uygulama mesleği. Ölçme; ezbere dayalı, geleneksel ve çoktan seçmeli bir sınav. Hâlbuki uygulamaya dayalı öğretmenlik testle değil, uygulamadan elde edilen ölçütlerle değerlendirilmelidir.

Değerli Basın Mensupları, Sevgili yol ve mücadele arkadaşlarım

Ne yamalıklı bir yanımız, ne de marjinal bir yapımız var. Ne kanunsuz iş yapanlarla, ne de asker polis taşlayanlarla bir ortaklığımız var. Bizim tek ortağımız üyelerimizdir, eğitim çalışanlarıdır.

Biz ne fakire efelik, nede  zengine kölelik yaparız.

Bizim asla vazgeçemeyeceğimiz ilkelerimiz var. Vatan gibi, millet gibi, din gibi, bayrak gibi ve siz değerli eğitim çalışanlarının hak mücadelesi, helal alın teri gibi…

Ancak bizler bütün bu mücadele sürecinde hiçbir üyemizin siyasallaştırılmasına müsaade etmeyiz.

Ve senaryosunu kendimizin yazmadığı  ve bizim yönetmediğimiz hiçbir oyunda figüranlık yapmayız.

Çünkü bizim bu vatana borcumuz ve sizlere sözümüz var.

Rahmetli Fakir Baykurt’un da dediği gibi;

ÖĞRETMEN YALVARMAZ

ÖĞRETMEN BOYUN EĞMEZ

ÖĞRETMEN EL AÇMAZ

ÖĞRETMEN DERS VERİR…

Onun için bizlerin yaptığı her şey ders niteliğinde olmalıdır.

Değerli Basın Mensupları, Sevgili yol ve mücadele arkadaşlarım yukarıda saydığımız ve dahi sayamadığımız birçok sorunun çözüm yeri bellidir. Bizler bütün bu sorunların en kısa sürede çözüleceğine inanmak istiyoruz. Onun için de siyasi irade sahiplerinden en kısa sürede olumlu adımlar atmalarını bekliyoruz. Bütün yol ve mücadele arkadaşlarım şundan emin olsunlar ki değerli büyüklerimiz elini taşın altına koyup bütün bu konularda gereğini yapmazlarsa bizler Türk eğitim – Sen olarak gereğini yapmaktan geri durmayacağız. Çünkü biz biliyoruz ki mücadele edenler her zaman kazanamayabilirler. Ancak hayatta kazananlar her zaman yılmadan yorulmadan mücadele edenlerdir.

Değerli Basın Mensupları, Sevgili yol ve mücadele arkadaşlarım bizim için çilenin sonu yok. Ancak bu sorunların çözümünde irade göstermesi gerekenlere seslenmek istiyorum; değerli yöneticiler sizin için son viraj, tünelden önceki son çıkıştayız. Bu eziyet, bu zulüm, bu itibarsızlaştırma böyle devam ederse sizler bizim haklı ve helal feryadımızı duymazdan gelirseniz; bizlerde demokratik haklarımızı sonuna kadar kullanmaktan çekinmeyeceğiz.

Değerli Yöneticiler şunu son ve kesin bir dille ifade edeyim ki; Bu Kanun, öğretmenleri kesinlikle huzursuz, mutsuz ve mağdur edecek. Geride kalbi kırık, kendisini değersiz hisseden binlerce öğretmen bırakacak. Bu öğretmenler öğrencilere faydalı olamayacak. Okul iklimi bozulacak. Kamuda çalışan binlerce meslek sahibinin hepsi kendilerini geliştirmiş de bir tek öğretmenler geri kalmış gibi davranarak öğretmenleri sınava almak doğru olmaz. Bu tavır onları geliştirmez, rencide eder. Öğretmen zaten kendini geliştirmek zorundadır. Başka türlü ayakta duramaz. Bakanlık bu eleştirilerden alınmak yerine yararlanabilir. Neticede bu kanunu eleştirenlerin  iyi niyetli olduğunu, Türk millî eğitiminin gelişmesini istediğini bilmemiz gerekir. Temmuz ayından beri süren tartışmalar yüzünden zihnen yorulan öğretmenleri yeni eğitim öğretim yılına başlarken onların haklı isteklerini yerine getirerek rahatlatmak, maddi açıdan da desteklemek en doğrusudur.

Öğretmenler kısaca diyor ki; biz egemen sınıfların emir kulu ya da yönetici tabakaların çocuk avutucuları değiliz; bizi sınava değil, dikkate alın; bizi notla değerlendirmeyin, değer verin; bizi ayrıştırmayın, birleştirin; bizi mağdur etmeyin, memnun edin.

Çünkü bizler ne eksik ne fazla sadece hakkımızı istiyoruz.

     Saygılarımla.”

Çankırı - 16:19 A A
BENZER HABERLER