“Çıktığım merdivenlerin korkuluğu hiç olmadı.
Tutunacak yerim olmamasına alışığım.
Bir yolunu hep buldum, yine bulurum…”
Bazı insanlar vardır; hayat, daha çocukken ellerinden tutunacak her şeyi alır.
Ne bir omuz kalır yanında, ne bir el…
Ne de “hadi biraz dinlen” diyen bir ses.
O insanlar kendi kendine büyür.
Kendine anne olur, baba olur.
Kendini korur, kendini avuturlar.
Zamanla herkes onların güçlü olduğuna inanır.
Ama kimse bilmez ki; güçlü görünmekle gerçekten güçlü olmak aynı şey değildir.
Bazıları gerçekten güçlüdür, bazılarıysa mecburen…
Yorulmaya hakkı olmayan insanlar vardır bu hayatta.
Çünkü onlar durduğunda, etraflarındaki her şey de durur.
O yüzden ağlamak isterken bile gülümserler.
“Bir yolunu hep buldum, yine bulurum” derler
Belki kendilerini kandırarak,
Belki de sadece ayakta kalabilmek için.
Toplum, bu insanların sessiz çığlıklarını duymakta kötüdür.
Herkes onların zaten “hallettiğini” düşünür.
Kimse “Sana da yardım edeyim” demez;
Çünkü o kişi, yardıma ihtiyacı olmayan biri olarak tanınmıştır.
Ama kimse sonsuza kadar dayanamaz.
Bir gün o güçlü görünen eller de titrer,
O dik duran omuzlar da düşer.
Ve o zaman anlaşılır:
Asıl cesaret hiç yıkılmamakta değilmiş
Yıkılsa bile yeniden ayağa kalkabilmekteymiş.
Belki de en büyük güç;
Halâ inatla, kırık bir kalple, yorgun bir sesle bile
“Yine bulurum bir yolunu” diyebilmektir.
Ve evet… bulursun da.
Ama keşke bir gün, o yolu yalnız yürümek zorunda kalmasan.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Halime Önen
TUTUNACAK YERİ OLMAYANLAR
“Çıktığım merdivenlerin korkuluğu hiç olmadı.
Tutunacak yerim olmamasına alışığım.
Bir yolunu hep buldum, yine bulurum…”
Bazı insanlar vardır; hayat, daha çocukken ellerinden tutunacak her şeyi alır.
Ne bir omuz kalır yanında, ne bir el…
Ne de “hadi biraz dinlen” diyen bir ses.
O insanlar kendi kendine büyür.
Kendine anne olur, baba olur.
Kendini korur, kendini avuturlar.
Zamanla herkes onların güçlü olduğuna inanır.
Ama kimse bilmez ki; güçlü görünmekle gerçekten güçlü olmak aynı şey değildir.
Bazıları gerçekten güçlüdür, bazılarıysa mecburen…
Yorulmaya hakkı olmayan insanlar vardır bu hayatta.
Çünkü onlar durduğunda, etraflarındaki her şey de durur.
O yüzden ağlamak isterken bile gülümserler.
“Bir yolunu hep buldum, yine bulurum” derler
Belki kendilerini kandırarak,
Belki de sadece ayakta kalabilmek için.
Toplum, bu insanların sessiz çığlıklarını duymakta kötüdür.
Herkes onların zaten “hallettiğini” düşünür.
Kimse “Sana da yardım edeyim” demez;
Çünkü o kişi, yardıma ihtiyacı olmayan biri olarak tanınmıştır.
Ama kimse sonsuza kadar dayanamaz.
Bir gün o güçlü görünen eller de titrer,
O dik duran omuzlar da düşer.
Ve o zaman anlaşılır:
Asıl cesaret hiç yıkılmamakta değilmiş
Yıkılsa bile yeniden ayağa kalkabilmekteymiş.
Belki de en büyük güç;
Halâ inatla, kırık bir kalple, yorgun bir sesle bile
“Yine bulurum bir yolunu” diyebilmektir.
Ve evet… bulursun da.
Ama keşke bir gün, o yolu yalnız yürümek zorunda kalmasan.