Bazen susmak, konuşmaktan çok daha ağır gelir insana.
Ne söylesem, ne yazsam boşmuş gibi gelir… İster bin kelime dökeyim, ister duygularımı en ağır hâliyle anlatayım; karşımdaki, kendi karakterine göre davranır. İnsan, içinden ne geliyorsa onu taşır dışarı… Kimi haysiyet taşırır, kimi umursamazlık…
Bunu en iyi anlatan anlardan biri de şehit cenazelerinde yaşananlardır.
Toplumun en acı anında, bir evladın toprağa verildiği o dakikada bile yüzünden gülümsemesini silemeyenler…
İşte onlar için söylenecek söz, Mehmet Âkif Ersoy’un yıllar önce özetlediği o tek cümlede saklı:
“Sıkılmaz, ağlamazsın; bari gülmekten utan.”
Bazen susmak, konuşmaktan çok daha güçlü bir duruştur.
“Ben ne dersem diyeyim, sen yine kendine yakışanı yapacaksın.”
Ve ne yazık ki bazılarına yakışan şey, gülünecek bir şey değildir. Ama bu onların gerçeği…
Önemli olan bizim neye, hangi duruşa yakıştığımızdır. Çünkü insanı değerli kılan, acıya nasıl baktığıdır.
Kimisi acının yanında durur, kimisi acının ortasında bile kendini seyrettirir.
Ama unutmasınlar:
Gülüşün bile bir ağırlığı vardır. Ve bazı gülüşler, taşıyana değil; izleyene utanç verir.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Halime Önen
SIKILMAZ AĞLAMAZSIN, BARİ GÜLMEKTEN UTAN...
Bazen susmak, konuşmaktan çok daha ağır gelir insana.
Ne söylesem, ne yazsam boşmuş gibi gelir… İster bin kelime dökeyim, ister duygularımı en ağır hâliyle anlatayım; karşımdaki, kendi karakterine göre davranır. İnsan, içinden ne geliyorsa onu taşır dışarı… Kimi haysiyet taşırır, kimi umursamazlık…
Bunu en iyi anlatan anlardan biri de şehit cenazelerinde yaşananlardır.
Toplumun en acı anında, bir evladın toprağa verildiği o dakikada bile yüzünden gülümsemesini silemeyenler…
İşte onlar için söylenecek söz, Mehmet Âkif Ersoy’un yıllar önce özetlediği o tek cümlede saklı:
“Sıkılmaz, ağlamazsın; bari gülmekten utan.”
Bazen susmak, konuşmaktan çok daha güçlü bir duruştur.
“Ben ne dersem diyeyim, sen yine kendine yakışanı yapacaksın.”
Ve ne yazık ki bazılarına yakışan şey, gülünecek bir şey değildir. Ama bu onların gerçeği…
Önemli olan bizim neye, hangi duruşa yakıştığımızdır. Çünkü insanı değerli kılan, acıya nasıl baktığıdır.
Kimisi acının yanında durur, kimisi acının ortasında bile kendini seyrettirir.
Ama unutmasınlar:
Gülüşün bile bir ağırlığı vardır. Ve bazı gülüşler, taşıyana değil; izleyene utanç verir.