Bazı cümleler var… İçine işler. Okuduğunda sadece gözünle değil, kalbinle okursun. Bu da öyle bir cümle işte. İçimde susturduğum her şey bir anda dile gelmiş gibi oldu. Sanki yıllardır anlatmaya çalışıp anlatamadığım hissin adı konmuş. Sanki biri içimi görmüş, sessizce oturup dinlemiş gibi.
Büyüdüğüm ev... Dışarıdan bakınca sıradan. Ama benim için bir yığın sessizlik, bir sürü kırık parça. Sevildiğimi anlayamadığım anlar, ağlamaya bile utanıp içime attığım geceler... Kendimi güçlü sandığım ama aslında savunmasız kaldığım o yıllar… Her şey orada başladı.
Orada dağıldım ben. Ne zaman, tam olarak hangi an bilmiyorum. Belki bir ses tonunda, belki bir susuşta, belki de hiç söylenmemiş bir “seviyorum”da… Ama bir yerlerde kırıldım ve kimse fark etmedi. O günden sonra, yaşadığım hiçbir yerde tam olamadım.
Yeni evler kurdum. Eşyalar değişti, şehirler değişti, insanlar geldi geçti. Ama içimde o eksik kalan parçayı hiçbir yer tamamlayamadı. Çünkü içimizdeki dağınıklık, sadece yeni duvarlarla toparlanmıyor. Bazen en yeni ev bile, en eski acıyı taşıyor içinde. Yastık değişiyor, ama başını koyduğundaki his aynı kalıyor: eksik.
Bu yüzden böyle sözler bana sadece cümle gibi gelmiyor. Onlar, içimde yıllardır sessiz duran duyguların sesi gibi. İyileşmek kolay değil, ama bazen iyileşmenin ilk adımı, o duygunun adını koymak oluyor. Çünkü insan, en çok anlaşıldığı yerde toparlanmaya başlıyor.
Ve evet...
Bazen bir ömrün hissi, tek bir cümleye sığıyor. Ama o cümle bir ömre nefes olabiliyor.
“Seni büyüdüğün evde dağıtmışlarsa, yaşadığın hiçbir yerde toparlanmazsın.”
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Halime Önen
BİR ÖMRÜN HİSSİNİ TEK CÜMLEYE SIĞDIRMAK