17° Parçalı bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

SEYYİD HACI ALİ TURAB-İ MART KÖYÜNDEKİ TÜRBESİNDE DÜZENLENEN ETKİNLİKLE ANILDI

Seyyid Hacı Ali Turab-i‘yi anma etkinliklerinin 24ncüsü 4 Haziran Pazar günü Şabanözü ilçemizin Mart köyündeki Seyyid Hacı Ali Turab-i Türbesi önünde bulunan etkinlik alanında yapıldı. Etkinlik açılışını Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, Şabanözü Kaymakamı Mehmet Zahid Uzun, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Dr.Ali Arif Özzeybek ile Seyyid Hacı Ali Turab-i Araştırma ve Kültür Derneği Başkanı Mehmet […]
Çankırı - 5 Haziran 2023 10:11 A A

Seyyid Hacı Ali Turab-i‘yi anma etkinliklerinin 24ncüsü 4 Haziran Pazar günü Şabanözü ilçemizin Mart köyündeki Seyyid Hacı Ali Turab-i Türbesi önünde bulunan etkinlik alanında yapıldı. Etkinlik açılışını Çankırı Valisi Abdullah Ayaz, Şabanözü Kaymakamı Mehmet Zahid Uzun, Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Dr.Ali Arif Özzeybek ile Seyyid Hacı Ali Turab-i Araştırma ve Kültür Derneği Başkanı Mehmet Dedeoğlu birlikte yaptılar. Konuşmalarla başlayan anma etkinliği, Seyyid Hacı Ali Turab-i Araştırma ve Kültür Derneği Semah Grubu‘nun semah gösterileriyle devam etti. Yağan yağmurun şiddetini arttırmasıyla bir süre ara verilen etkinlik, yöre aşıklarının seslendirdiği birbirinden güzel ezgilerle sona erdi. Etkinliğe, Avrupa Alevi Düşünce Derneği Çankırı İl Başkanı Aynur Aslan ve yönetimi de konuk olarak renk kattılar.

Anadolu’ya erken gelen Horasan Erenlerinden olan Seyyid Hacı Ali Turab-i, hicri 551, miladi 1156 yılında bugün Türkistan sınırları içinde kalan Sayram kentinde doğdu. Babası Seyyid Ahmet, Hoca Ahmet Yesevi’nin musahibidir ve İmam Bakır’ın soyundan gelmektedir. Seyyid Hacı Ali Turab-i’nin torunu Ali’nin el yazması belgesine göre, Haçlı Seferleri sonrasında Anadolu’ya gelen Hoca Ahmet Yesevi’nin oğlu Kutbettin Haydar idaresindeki ordu yenik düşüp dağılır. Kutbettin Haydar, Keskin Tekfuru tarafından tutsak alınıp, bir kuyuya hapsedilir. Onun musahibi olan ordu sancaktarı Seyyid Hacı Ali Turab-i, düşman elinden kurtulup, 1205 yılının bir kış gününde Çankırı iline gelir. Bu tarihlerde Çankırı Türk yurdudur.

Sancaktar Seyyid Hacı Ali Turab-i, şafakta ezan okur. Şaşkınlıkla bu sese uyanan Çankırılılar, onu Ulu Kilisenin doğusundaki büyük beyaz mermer taşın üzerinde bulurlar. Seyyid Hacı Ali Turab-i, Çankırı halkını müslüman olmaya davet eder. Çankırılılar onu yakalayıp bir kuyuya atarlar. Üzerine de ak mermer taşını kapatırlar. Seyyid Hacı Ali Turab-i, velayet gücü ile üzerindeki mermer taşını kenara atarak kuyudan çıkar, yeniden ezan-ı Muhammediye’yi okur.



Çankırılılar onu yeniden yakalayıp kuyuya atarlar ve kuyunun ağzını daha büyük kayalarla kapatırlar. Seyyid Hacı Ali Turab-i, atası Hz.Ali’ye şu nefesi ile çağırır:

Yine bir sevda geldi serime,
Aman mürüvet pirim Ali gel yetiş.
Medet senden, mürüvet senden kaldı.
Medet, mürüvet pirim Ali gel yetiş.

Resulun damadı, Tanrı Aslanı,

Sen sahibi zamansın ey mürüvet kari,
Girdaptan giriftara koymadan beni,
Aman mürüvet pirim Ali gel yetiş.

Turabi bendelerinin halinden bilip,

Sen sahibi zamansın şefaat kılıp,
Önünce Kamber’i piyade salıp,
Aman mürüvet pirim Ali gel yetiş.



Seyyid Hacı Ali Turabi, yine velayet gücü ile üzerine yığılan taşları kaldırıp atar ve kuyudan çıkar. Yüksek sesle: “Ey Çankırı halkı! Gelin müslüman olun, kurtuluşa erin. Eğer müslüman olmazsanız şu altımdaki taşlar gibi yanarsınız” der. Çankırılılar bakarlar ki dervişin ayaklarının altındaki taşlar alev alev yanıyor. Ondan korkup evlerine kapanırlar. Biraz sonra Çankırı Tekfuru askerleri ile gelip onu zincire vurur. Eldivan Dağı’na götürüp, zincirle ulu bir çam ağacına bağlar.

Seyyid Hacı Ali Turab-i, bu soğuk kış gününde zincirlerini kırıp, bugün türbesi bulunduğu yere gelir. “Burası Mart ayı gibidir” deyip oraya yerleşir ve kurduğu bu yerleşim yerinin adı “Mart Köyü” olur. Kendi kurduğu ve adını verdiği köyde uzun yıllar yaşayan Seyyid Hacı Ali Turab-i, yine bu köyde hayata veda eder ve köyün yakınlarındaki türbesine defnedilir.


Yakın tarihte onun soyundan gelen Ali Dedeoğlu, Seyyid Hacı Ali Turab-i’nin yıkılmaya yüz tutmuş olan türbesini onarıp yeniden imar etmiş ve türbeye bugünkü halini vermiştir. Türbe önündeki etkinlik alanında ise Seyyid Hacı Ali Turab-i Araştırma ve Kültür Derneği tarafından her yıl Seyyid Hacı Ali Turab-i’yi anma etkinlikleri düzenlenmektedir.

Etkinliğin sonunda Seyyid Hacı Ali Turab-i Araştırma ve Kültür Derneği Başkanı Mehmet Dedeoğlu, Mart Köyü Muhtarı Engin Bayrak ve Avrupa Alevi Düşünce Derneği Çankırı İl Başkanı Aynur Aslan ile kısa bir söyleşi yaptık. Biz sorduk onlar cevapladılar. İlk sorumuz Mehmet Dedeoğlu’na oldu.

Olay 18 : Başkanım bu programı ne zamandır yapıyorsunuz bu anma gösterilerini?

Dedeoğlu: Yaklaşık yirmi dört yıldır yapıyoruz. Dernek olarak yirmi yedi yirmi sekiz senedir bu işi organize ediyoruz. Mart köyümüzde, Seyid Hacı Ali Turab-i Türbesi’nde yapıyoruz. Katılım bugün yağmur dolayısıyla biraz daha azdı. Normalde bundan kalabalık oluyor, yaklaşık iki bin kişi civarında oluyor.

Olay 18 : Türbenin geçmişi hakkında bilgi alabilir miyim başkanım?

Dedeoğlu: Seyyid Hacı Ali Turab-i, bin üç yüzlü yıllarda Anadolu’ya gelmiş, Hoca Ahmet Yesevi’nin öğrencilerindendir. Yunus gibi, Hacı Bektaş-ı Veli gibi. Hacı Bektaş-ı Veli’den önce gelmiş Anadolu Alperenleri’nden oluyor. Yani Hacı Bektaş’ın geldiğinde burada bir bir kitle varmış. Anadolu’nun İslamlaşması için Türkleşmesi için gayret göstermiş, öğrenciler yetiştirmiş, tekkesinde hizmet vermiş. Köyün içinde tekkesi var. Orada da çeşitli öğrenciler yetiştirmiş. Onlara da öğretiyi, sevgiyi, saygıyı, kültürü Türk kültürünü öğretmiş. Programımıza katılan aşıklarımız genelde kendi yöremizden oluyor. Köylerden ve Anadolu’nun her yerinden gelen var yani. Bu etkinliğimizi de elimizden geldiği kadar devam ettirmeye çalışacağız.

Olay 18 : Muhtarım sizi tanıyabilir miyiz?

Bayrak : Engin Bayrak, Mart Köyü muhtarıyım. Ben de bu derneğimizde dernek yetkilileriyle, halkımızla, Erenlerimizle devletin arasında köprü vazifesini görüyorum. Köyümüzde yaşayan şu anda hiçbir erenimiz yok. Buradaki erenler de ilk kurucuları oldukları için bu geleneği sürdürüyorlar. Köyümüzün kurucusu Seyyid Hacı Ali Turab-i de burada yatmakta. Biz de onun anısına her yıl düzenlenen etkinliklerde üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Kendilerine yardımcı oluyoruz.

Olay 18 : Köyünüzün adı nereden geliyor?

Dedeoğlu: Seyyid Hacı Ali Turab-i, Seydi Köyü’nden Ocak ya da Şubat ayında gelmiş. Seydi Köyü’nde yatan Hacı Murad-ı Veli ile dayı yeğenler. Burada yatan Seyyid Hacı Ali Turab-i, Seyyid Hacı Murad-ı Veli’nin dayısı oluyor. Onun evlatları Seyit Hacı Muradı Veli’nin evlatları bir kısmı Bulgurcu’da bir kısmı da Bursa’nın İnegöl’de yani buradan göç etmişler, oralara gitmişler. Peki Mart Köyü’nün adı nereden geliyor? Mart köyünün kuruluşu, Seyyid Hacı Ali Turab-i Çankırı’ya gelmiş. Çankırı’da da rivayete göre Çankırı’da olan tekfur, kendisine ezan okuyorsun diye kızdığı için Eldivan Dağı’na göndermiş ve dağdaki bir ağaca bağlatmış. Seyyid Hacı Ali Turab-i bir şekilde buradan kurtulmuş ve oradan aşağı köye doğru gelirken, “Ocak ayındayız mevsim kış ama burası Mart ayı gibi, güneşe karşı olduğu için bahar gelmiş gibi.” demiş, köyün adı da Mart köyü olarak kalmış. Rivayeti böyle yani.

Olay 18 : Aynur başkanım siz ne söylemek istersiniz, etkinlik hakkında?

Aslan  : Ben ilk önce kendimi tanıtayım. Avrupa Alevi Düşünce Kültür Cemevi Çankırı Şube Başkanı Aynur Aslan. Şu anda Mart köyündeyiz. Dernek Başkanıma, Muhtarıma davetleri için çok teşekkür ediyoruz. Bizler de köylerimizde bu tür organizasyonlarda bulunmaktan çok memnunuz. Çünkü Çankırımızda bu tür organizasyonların yapılması, daha çok dile gelmesi çok önemli. Ya Allah, ya Muhammed, ya Ali diyerek çıktığımız bu yolda devam edeceğiz.

Çankırı - 10:11 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.