Az bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

ORMAN YANGINLARI SONRASI UYGULANACAK SİLVİKÜLTÜREL UYGULAMALAR

Ülkemizi etkisi altına alan Orman yangınları sonucu, yanan alanların tekrar eski yapısına kavuşturulması konusunda ortaya çıkan bilgi kirliliğini önlemek adına, ÇAKÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Silvikültür Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Bora İmal halkımızı bilgilendirme amaçlı bir açıklama yayınladı. İmal, uzman görüşü olarak yayınladığı açıklamalarda şu ayrıntılara yer verdi: “Ormanların kendilerinden beklenen çeşitli […]
Genel - 8 Ağustos 2021 12:17 A A

Ülkemizi etkisi altına alan Orman yangınları sonucu, yanan alanların tekrar eski yapısına kavuşturulması konusunda ortaya çıkan bilgi kirliliğini önlemek adına, ÇAKÜ Orman Fakültesi Orman Mühendisliği Bölümü Silvikültür Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Bora İmal halkımızı bilgilendirme amaçlı bir açıklama yayınladı. İmal, uzman görüşü olarak yayınladığı açıklamalarda şu ayrıntılara yer verdi:

“Ormanların kendilerinden beklenen çeşitli fonksiyonlarını yeniden yerine getirebilmesi için yanan orman alanlarına en kısa sürede müdahale edildikten sonra, doğru Silvikültürel yöntemler (gençleştirme) seçilerek yanan alanlar Orman Mühendisi meslektaşlarız tarafından eski doğal yapısına kavuşturulmaktadır.  Burada söz konusu yöntemleri seçerken alandaki meşcere tipi (ormanın yapısı) öncelikli ayrımdır. Akdeniz ekosistemi sadece kızılçam ağacından oluşmamaktadır. Örneğin yanan alanın bir kısmı makilik alansa burada ağaçlandırma çalışması yaparak kızılçam getirmeye gerek yoktur. Makilik alandaki bitki türleri yeni sürgünler vererek alana kendiliğinden gelecektir. Fakat yanan alan verimli saf bir kızılçam ormanı ise, buradaki doğru silvikültürel (gençleştirme) tekniğin uygulanmasında öncelikle yanan meşcerenin yaşı ve yangının zamanı çok önemlidir. Çünkü bu durum direk kızılçam ağaçlarının tohum tutma yaşı ile ilgilidir.

Sağlıklı bir kızılçam ormanında meşcere ki tüm ağaçlar ortalama 30-35 yaşından sonra kozalak oluşumuna başlar. Kızılçam kozalakları 3. yılın başında olgunlaşarak mayıs ayından itibaren eylül ayına kadar tohumlarını dökmeye başlar. Fakat genelde maksimum tohum döküm zamanı Haziran ayıdır.  Bunun yanında, Akdeniz Ekosisteminde yüzyıllardan beri yangınlarla iç içe olan kızılçam bazı kozalak ve tohum özellikleri ile yangın anında yeni generasyon oluşturan bazı biyolojik üstünlüklere sahiptir. Örneğin az önce bahsettiğim 3. Yılda olgunlaşan kozalaklar, ağaç üzerinde 9-10 yıl açılmadan kalabilmekte ve yangın anında açılarak dökülmektedir (Toprak üstü tohum bankası-Seretonoit tipi kozalak). Yine 3. Yılın başında olgunlaşıp yere dökülen kızılçam tohumları 2-3 yıl toprak altında çimlenme kabiliyetini koruyarak yangın anında yüksek sıcaklıklarda çimlenmektedir (toprak altı tohum bankası). Bu çimlenmeyi yangın sonrası açığa çıkan mineral toprakta teşvik etmektedir. Bunun yanında alanın eğimi, alandaki diri örtü durumu vb. faktörler de ilgili gençleştirme yöntemlerin seçilmesinde etkilidir. Örneklerle bu durumu açıklayayım…

Örneğin Yanan saf kızılçam ormanı 30-40 yaşında ise bu alandaki ağaçlarımız kozalak oluşturma yaşında olduğu için gençleştirme yönteminin seçilmesinde yukarıda bahsettiğim kızılçam türünün biyolojik üstünlüklerinden de faydalanılarak doğal gençleştirme yöntemi seçilebilir. Bununla birlikte yangın zamanı bizim için yöntem seçmede ve gençleştirmeye yardımcı olmada çok önemlidir. Mevcut yangınları göz önüne alırsak çoğu alanda maksimum tohum döküm zamanları meydana gelmiştir (Evet yangın sorası alanda yeterli miktarda tohum var ise Kızılçam bireyleri alana yükseltiye göre sonbaharda veya izleyen ilkbaharda kendiliğinden gelmektedir). Bunun yanı sıra, yanan alanlardaki tohum durumuna bakılarak doğal gençleştirilmenin yanı sıra alana duruma göre aynı yöreden toplanan tohumlarla hektar da ortalama 5-10 kg tohum takviyesi de yapılmaktadır. Bunun yanında açılmayan kozalaklı dallar alana serilerek tohum miktarı artırılmaktadır.

Eğer yanan saf kızılçam ormanı 10-15 yaşında ise, burada türün biyolojik üstünlüğünden yararlanma imkanı olmamaktadır. Çünkü alandaki ağaçların çoğu tohum verme yaşına ulaşmamıştır. Dolayısı ile burada seçilecek silvikültürel (gençleştirme) yöntemi yapay gençleştirmedir. Alanın eğim, anakaya, diri örtü vb durumuna göre uygun tohum kaynaklarından temin edilen tohumlar veya bu tohumlardan yetiştirilen fidanlar ile alan yeniden ormanlaştırılır. Bu alanlarda yapay gençleştirme yapılmaz ise alan doğal formundan uzaklaşarak maki vejetasyonuna dönüşür.  Her iki yöntemle gelen yeni genarasyonun bakım işlemleri de düzenli olarak devam ettirilir.  Bunun yanında her iki yöntemde de yangın riskini azaltmak için bazı alanlarda, örneğin yol kenarlarında yangının orman içlerine girmesini engellemek için yangına dayanıklı ibreli (servi) veya yapraklı türler de tercih edilmelidir.

Yangın gibi doğal afet durumlarında tohum ve fidan temininde sıkıntı yaşamamak için; yangın riski yüksek olan bölgelerde Geçici orman fidanlıklarının sayısı artırılmalıdır. Bununla birlikte yakın zamanda yüksek lisans öğrencimle geçekleştirdiğim bir çalışmada uygun koşullar altında kızılçam tohumlarının 20 yıla kadar çimlenme kabiliyetini yitirmeden saklanabildiğini tespit ettik. Bu durum acil durumlarda tohum ihtiyacı karşılamak için bir avantaj olabilir.

Bahsettiğim gibi yangın sonrası uygulanacak olan Silvikültürel yöntemler (gençleştirme-yeniden ormanlaştırma) teknik bir iştir. Yanan orman alanının tipi, yaşı, yangının zamanı ve alanın özellikleri tek tek değerlendirildikten sonra uygun yöntem seçilir. Meslektaşlarım yangından sonra öyle gelişi güzel bir şekilde her yeri çam ağacı ile ağaçlandırmamaktadır.  Maalesef yangın sonrası sadece ağaçlar değil tüm orman ekosistemi yandığından bunun telafisi çok güç olup eski haline gelmesi uzun yıllar almaktadır.”

Genel - 12:17 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.