20° Açık
  • EURO
  • DOLAR

İSTİKLÂL MARŞININ KABULÜNÜN 100. YILDÖNÜMÜ

23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılışıyla beraber bir milli marş gerekliliği kendini hissettirmiştir. 7 Kasım 1920’de açılan Milli Marş yarışmasına müracaat eden 724 şiir, istenilen duyguyu yansıtmadığı için uygun bulunmamıştır. Bunun üzerine bu görev için, sonunda para ödülü verilmesini uygun bulmadığı için yarışmaya katılmayan Mehmet Akif ikna edilmiştir. Akif, vatanımızın işgal edildiği Milli Mücadele yıllarında, Anadolu’da […]
Çankırı - 11 Mart 2021 19:58 A A

23 Nisan 1920’de TBMM’nin açılışıyla beraber bir milli marş gerekliliği kendini hissettirmiştir. 7 Kasım 1920’de açılan Milli Marş yarışmasına müracaat eden 724 şiir, istenilen duyguyu yansıtmadığı için uygun bulunmamıştır. Bunun üzerine bu görev için, sonunda para ödülü verilmesini uygun bulmadığı için yarışmaya katılmayan Mehmet Akif ikna edilmiştir. Akif, vatanımızın işgal edildiği Milli Mücadele yıllarında, Anadolu’da çok zor ve tehlikeli şartlar altında birçok şehri dolaşarak gönüllerdeki vatan, millet ve bağımsızlık aşkını verdiği vaazlarla tutuşturmaya çalışmıştır. Ateş çemberinden geçilen o günlerde, vaazlarının yanında yazdığı yazıları ve şiirlerindeki fikirleri ile Türk Ordusu’nun milletimizin desteğiyle mutlaka zafere ulaşacağını haykırarak milletimize ve cephede savaşan Mehmetçiğimize cesaret ve motivasyon desteği sağlamıştır.

Elbette ki milli marşımız, ancak milletimizin çektiği acıları derinden hisseden, zorlukları yaşayan ve verilen mücadelenin bizzat içerisinde yer alan bir şahsiyet tarafından kaleme alınabilirdi. Akif’in yazdığı şiir, 1 Mart 1921’de TBMM’de ilk kez okunmuştur. Milli Mücadele’nin ruhunu ve kararlılığını eşsiz şekilde yansıtması sayesinde, 12 Mart 1921’de milli marş olarak kabul edilmiş ve bu büyük mücadeleye coşku ve heyecan kazandırmıştır. 12 Mart 2021 tarihi, İstiklal Marşımızın Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından milli marşımız olarak kabul edilişinin 100.
yıldönümüdür.

Mehmet Akif kendi ifadesiyle İstiklal Marşımızı; ”O günler ne samimi, ne heyecanlı günlerdi. O şiir, milletin o günkü heyecanının bir ifadesidir. Bin bir fecayi karşısında bulunan ruhların, ızdıraplar içinde halas dakikalarını beklediği bir zamanda yazılan o marş, o günlerin kıymetli bir hatırasıdır. O şiir bir daha yazılamaz. Onu kimse yazamaz, onu ben de yazamam… O şiir artık benim değildir. O, milletin malıdır. Benim millete karşı en kıymetli
hediyem budur.” şeklinde ifade etmiştir.

Malum olduğu üzere milli marşlar, milletlerin bağımsızlıklarının sembolleridir ve milletlerin tarihsel geçmişlerini içlerinde barındırırlar. Milli şairimiz Mehmet Akif ERSOY’un kahraman ordumuza ithaf ettiği marşımız, Milli Mücadele’nin en çetin döneminde içinde bulunulan zorlu günlerde Türk Milleti’nin özgürlük ve bağımsızlık bildirgesi olmuştur.

Milletimizin dirilişine ve şahlanışına büyük katkı sağlayan bu eşsiz eser, tarihten silinmek istenen bir milletin yeniden var olma mücadelesini ölümsüzleştirmiştir. Türk Milleti olarak geçmişimizden aldığımız güç ile milli birlik ve beraberlik içerisinde o zorlu günler atlatılmış; tarihin her döneminde olduğu gibi bağımsızlığımıza ve vatanımıza kasteden hiçbir güce boyun eğmeyeceğimiz bir kez daha gösterilmiştir.

Milletimizin tüm fertlerinin Şanlı Bayrağımızın altında aynı inanç, coşku, heyecan ve gururla okuduğu İstiklal Marşımızın kabulünün 100. yıldönümünü kutluyor; münevver ve mütefekkir bir şahsiyet olan İstiklal Şairi Mehmet Akif ERSOY’u ve ülkemizi bize vatan kılan başta Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ile tüm şehit ve gazilerimizi rahmet ve minnetle yâd ediyorum.

Abdullah AYAZ
Çankırı Valisi

Çankırı - 19:58 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.