17° Açık
  • EURO
  • DOLAR

ÇANKIRI’NIN MANEVİ MİMARLARI: “HACI MURAD-I VELİ HAZRETLERİ”

     Mahmut Ali Cengiz Körosmanoğlu’nun kurucusu olduğu, ÇANKIRI’NIN MANEVİ MİMARLARI PLATFORMU tarafından organize edilen; Çankırı’da yaşamış, Çankırı’nın manevi hamurunu mayalayan, Çankırı’nın manevi önderlerini tanıtılacağı programların ilki, 4 Mayıs 2021 Salı akşamı saat 20:30 da Çankırı’nın Manevi Mimarları YouTube kanalında, Çankırı’nın Manevi Mimarlarından Hacı Murad-ı Veli Hazretleri‘nin tanıtılacağı programla başlıyor.       Mahmut Ali […]
Çankırı - 2 Mayıs 2021 15:50 A A
     Mahmut Ali Cengiz Körosmanoğlu’nun kurucusu olduğu, ÇANKIRI’NIN MANEVİ MİMARLARI PLATFORMU tarafından organize edilen; Çankırı’da yaşamış, Çankırı’nın manevi hamurunu mayalayan, Çankırı’nın manevi önderlerini tanıtılacağı programların ilki, 4 Mayıs 2021 Salı akşamı saat 20:30 da Çankırı’nın Manevi Mimarları YouTube kanalında, Çankırı’nın Manevi Mimarlarından Hacı Murad-ı Veli Hazretleri‘nin tanıtılacağı programla başlıyor.
      Mahmut Ali Cengiz Körosmanoğlu, kurucusu olduğu platform ve ilk canlı yayın programları hakkında sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada şunları söyledi:
      “Genelde ülkemiz, özelde de Çankırı’da bir düşünürün ifadesi ile, “Altın küpünün üstünde oturmuş, dilencilik yapıyor” pozisyonundayız. Neyi arıyorsanız o bizde en alası ile var, biz bu hazinenin üzerinde oturuyoruz fakat bunun farkında değiliz. Çağın sorunlarına, insanlığın kurtuluşuna, dertlerimizin çözümüne yine bu topraklarda yetişenler, bu toprakların çocukları cevap verecek, üstesinden gelecek.
      Paulo Coelho’nun “Simyacı” kitabında hayatın iksirini, manasını, hakikatini, dünya hazinesini aramak için çıktığı yolda tüm hakikat ve hazinenin bulunduğu yeri kendi memleketinde ve evinin bahçesinde bulduğu gibi, bizler de tüm hakikatleri kendi memleketinde ve evinin bahçesinde bulan simyacılar gibi dönüp dolaşacağımız yer yine burası, bu topraklar…
      İslam Düşünce Atlası’nı ifade eden iki cümle var, biri “Parçaları yeniden birleştir ve küreyi keşfet”, diğeri ise “Hatırla ve kendi hikâyeni yazmaya başla.” İşte ÇANKIRI’NIN MANEVİ MİMARLARI çalışması bu minval üzerine bir çalışma…
      Çankırı’nın kültür, sanat, edebiyat, bilim, ilim alanında eser vermiş değerli yazar, bilim adamı, düşünür, alim, ulema, kudema, entelektüel, şair, mürşid-i kamil ve Çankırı’yı mayalayan Anadolu erenlerini tanıtmak… Tanıtırken de kendini tanımak.
      Doç. Dr. İbrahim Akyol hocamızın mihmandarlığında bir medeniyet envanter çalışması yapacağız. Elimizden geldiği kadar, gücümüzün ulaştığı kadar bu kıymetleri, bu değerleri önce Çankırı sonra Türkiye ve sonrada tüm dünyaya tanıtmak. Bize düşen bir ses vermek, sesimizi ulaştıracak olan Allah’tır. Kişinin söyleyecek şarkısı var ise, dinleyici aramaz… Bilir ki, söz menzile girerse, çölde dahi bir dinleyeni çıkacaktır… Biz bize düşeni yapalım gerisini Halık-ı Lemyezelin taktiri. Bu çalışma bir görev, ödev, sorumluluk projesidir.
      Anne babalarımıza karşı sorumluluklarımız ve görevlerimiz var. Aynı şekilde manevi ecdadımıza karşı sorumluluklarımız ve ödevlerimiz var. Kendi ebeveynlerimize yapacağımız görevlerimizin çerçevesi bellidir. Manevi ebeveynlerimize karşı görevlerimiz de onları tanımak, anlamak ve tanıtmaktır. Bilmek, Anlamak ve Anlamlandırmak…
      ÇANKIRI’NIN MANEVİ MİMARLARI PLATFORMU diye bir grup oluşturduk. Bu grup bir danışma kurulu işlevini gerçekleştirmek üzere kuruldu. Toplumun her kesiminden kendi camiasında saygın, sözü dinlenir insanlardan oluşturmaya çalıştık. Aktif siyasetin içindeki arkadaşları mümkün mertebe bu platforma almamaya gayret ettik. Çankırı’daki tüm dernek ve STK’ların, cemaatlerin temsilcilerini, siyasi eğilimlerin akil adam konumunda olanı değerli kimseleri bu gruba aldık. Birikimi ile duruşu ile bu oluşuma katkı sunacak ÇANKIRI’NIN MANEVİ MİMARLARI PLATFORMU‘nu oluşturduk.
      Şüphesiz Çankırı’nın yetiştirmiş olduğu çok değerli insanları çok daha fazla var. Ancak biz Çankırı’nın manevi mimarları platformu serencamına uygun arkadaşları bir araya getirmeye gayret ettik. Siyasi ikbal, ekonomik bir getiri vs… bir amacımız yok. Bir beklentimiz, bir ajandamız yok. Ortak paydamız Çankırı ve Çankırı’nın değerlerinin tanıtılması. Özelde de Çankırı’nın manevi mimarları dediğimiz Çankırı’da yetişmiş, Çankırı’nın hamurunu mayalamış; düşünür, şair, entelektüel, bilim adamı, ulema, kudema, mürşidi kamil ve hak dostlarını, Anadolu erenlerini tanıtmak. Tanıtırken de tanımak. Bizim onları tanıtmamıza bu zatların ihtiyaçları yok, bizim onlara ihtiyacımız var.
      Onlar bu toprakları bize nasıl vatan kıldılar? Bin yıldır bu topraklar nasıl düşman işgaline uğramadı? Oğuzların Anadolu’ya gelip ilk durdukları, iskan kurdukları, bağdaş kurdukları topraklarda yaşıyoruz. Atamız Alparslan;
”Size öyle bir vatan aldım ki, ebediyen sizin olacaktır.” diyor. Burada ebediyyen sözü bizim duruşumuz, karakterimiz, dünya görüşümüz ve tavrımızla alakalı. Bunu ebedi kılacak olan rabbimin izniyle bizleriz. Bugün çevremizde ve dünyada yaşanan olaylar bizim her an tetikte olmamızı, dikkat ve rikkat içinde olmamızı gerektiriyor. Öyle olmadığı zaman tarihin derin dehlizlerinde kaybolmaya mahkûm oluruz. Ecdadımız İstanbul’u almadan önce Avrupa’da ve üç kıta yedi iklimde bir çok şehri almış. Budapeşte, Varna, Budin, Makedonya, Üsküp gibi… Bugün neredeler? Kimin eline geçmişler.
      Sicilya İslam devleti diye bir devletin olduğunu biliyor muydunuz. Yüzyıllarca hüküm sürmüş… Ama bugün nerede, ne oldu? En ufak iz bile kalmamış. Hakeza Endülüs İslam Devleti… Örnekler çoğaltılabilir. Bunu neden söylüyorum; bugün bu topraklar bizim hamdolsun, ama yarın? Bunun bir garantisi yok. Üsküp’ün başına gelenin İstanbul’un başına gelmeyeceğinin bir garantisi yok. Varnanın başına gelenin Konya’nın başına gelmeyeceğinin bir garantisi yok. Sicilya’nın başına gelenin Çankırı’nın başına gelmeyeceğinin bir garantisi yok.
      Bir ülkenin muhafazası maddî olarak asker ile; manevî korunması ise kendi kültür ve medeniyetine sahip çıkması ile mümkündür. İstediğiniz kadar maddi anlamda güçlü olun, askeri anlamda çok iyi olun eğer manevi olarak da vatan muhafazası olmazsa toprağımızı da vatanımızı da kaybederiz.
      Ey toprağın altındaki sağlar… Geri dönünüz… Zira toprağın üstündeki insanlar çoktan öldüler… [Suriye’de duvar yazısı] Bu duvar yazısından bize düşen hisse, kendi kültür ve değerlerimizi tarihin derinliklerinden çıkarıp, neslimize anlatamazsak bu nesil manen çökecektir, ölecektir.
      Biz bize düşeni yapmakla mesulüz. Gerisi Allah’ın takdiri. Peki bize düşen ne? Bu işin vahametini bilen partiler, gruplar, dernekler vs… var hamdolsun. Herkes kendince az ya da çok, bir şeyler yapıyor çok şükür. Herkes bulunduğu konum, makam, mevkiye göre bir çabanın içinde. Her şeyi devletten, partilerden, kurumlardan beklememek lazım. Her bir vatan evladı taşın altına elini koymak zorunda. Buradaki insanlar da ellerini taşın altına koyan arkadaşlar hamdolsun. Bu maksatla yola çıkıyoruz. Niyetimiz rızai bari.
      Bir kişi ancak ait olduğu kültürün şahs-i manevisi bulunan kavramlarını kaybetmişse o kültürü aşağılar. Bu nedenle, vicdanları terbiye etmeden yalnızca idrakleri eğiten milletler, kültürler kendi mensupları tarafından aşağılanmaya hazır olmalıdırlar… Bundan dolayıdır ki düşünce dünyamızın kutup yıldızları, gönül dünyamızın mihmandarları kavram ve vicdan dünyamızın, fikir ve mana alemimizin temel dinamikleridirler. Askeri tabirle sağa bak hizaya gel denildiği yer bizim kültür ve medeniyetimiz, kendi alim, ulema, kudema, kendi ariflerimizdir. Bizim nirengi noktamız burasıdır.
      Dünya hakikati, hazineyi bizim bulduğumuz yerde bulacak. Bizim de batı adamın da aradığımız ve bulduğumuzu sandığımız şey kendi hazinemizde saklı.
AH!! BİR GÖREBİLSEK…
AH! BİR ANLAYABİLSEK…
      Bu anlamda biz daha envanteri çıkarılmamış bir medeniyetiz…
      Tarihimizde insanlığa yön vermiş bilim adamlarını, düşünürleri, gönül insanlarını, mütefekkirleri bilmiyoruz, tanımıyoruz.
      İşte bundan dolayı bu organizasyon kendi kültürümüzün özelde de Çankırı kültür ve medeniyet anlayışın envanterinin ortaya çıkarılması babında çok mühim bir çalışma….
İnşallah Allah nasip ederse bu çalışma bir platform tarafından yapılacak;
ÇANKIRI’NIN MANEVİ MİMARLARI PLATFORMU
      Anadolu’yu mayalayan Anadolu erenlerini özelde ise ÇANKIRI’NIN MANEVİ MİMARLARI‘nı tanıtmaya, tanımaya çalışacağız.
      Niyet hayır…
      Akibet hayır..
      Bir düşünürün ifadesi ile: “Nehir yalnızca hafif olan şeyleri sürükler, ağır olanlar nehrin dibine çöker.” Tarih nehri de böyledir. Tarihten bize ulaşanlar hafif olanlardır. Medeniyetimizin ağırlıkları tarih denen nehrin derinliklerinde bulunmaktadır.
      İşte bundan dolayı bizim kendi medeniyetimizin ürünü bu ulema, kudema ve arifanı ilahinin tarihimizin derinliklerinden çıkarıp, çağın idrakine taktim etmek…
      Bu minval üzerine sizlerin dua ve desteğini bekliyoruz. İnşallah YouTube üzrinden ÇANKIRI’NIN MANEVİ MİMARLARI kanalından her ayın ilk Salı günü akşam saat 20:30 da bendenizin moderatörlüğünde Karatekin Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. İbrahim Akyol hocamızın anlatımı ile bu programı icra etmeye çalışacağız.
      Mevlana Celâleddin Selçuki’nin deyişi ile “Tut ki Ali’den mîrâs kaldı sana Zülfikâr, Sende Ali’nin yüreği yoksa Zülfikâr neye yarar?” Bugün hamdolsun imkanımız var. Bu konuyu anlatacak hocamız var. İman varsa imkan vardır hakikatinden yola çıkarak mirasımızı bizden sonraki nesillere aktarmak, başlamak için tek bir ilke var: Yola çıkmak…        İrfani deyişle, “Hâlis bir niyetle çıktığın yolda yaptığın yanlışlar doğruna azık olur.”
      Yol açık, biz yola çıkıyoruz. Sizleri de bu yolculuğa davet ediyoruz.”
     
Çankırı - 15:50 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.