Parçalı bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

ÇANKIRI BAROSU ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU BASIN AÇIKLAMASI

Ülkemiz gündeminde kadına ve çocuğa şiddetin eksik olmadığı bugünlerde, henüz 2,5 yaşındaki bir bebeğin dedesi tarafından cinsel istismar edilip, ağır kan kaybından yaşamını yitirmesi ve cansız bedeninin aile çadırından yedi kilometre uzaklıkta bulunması olayı sıcaklığını korurken geçtiğimiz günlerde Gaziantep’te de vicdanları sarsan bir olay yaşandı. Sözde ‘baba’  Y.G 3 aylık bebeğini öldüresiye döverken, eşinin odaya […]
Genel - 2 Aralık 2021 16:20 A A

Ülkemiz gündeminde kadına ve çocuğa şiddetin eksik olmadığı bugünlerde, henüz 2,5 yaşındaki bir bebeğin dedesi tarafından cinsel istismar edilip, ağır kan kaybından yaşamını yitirmesi ve cansız bedeninin aile çadırından yedi kilometre uzaklıkta bulunması olayı sıcaklığını korurken geçtiğimiz günlerde Gaziantep’te de vicdanları sarsan bir olay yaşandı. Sözde ‘baba’  Y.G 3 aylık bebeğini öldüresiye döverken, eşinin odaya bıraktığı gizli kameraya yakalandı. Şiddet içerikli videonun sosyal medyada kısa sürede paylaşılmasının ardından emniyet güçleri harekete geçti ve fail önce gözaltına alınıp sonra adli mercilerce tutuklandı. Üniversite hastanesinde yapılan ilk müdahalede beyninde kanama tespit edilmesinin ardından bebek C.G yoğun bakıma alındı. Şu durumda hayati tehlikesi devam etmektedir.

Öncelikle sosyal medyada haberin yayılması ilk müdahalenin yapılmasını ve toplumun şiddete karşı durmak için cesaretlenmesini tetikleyici nitelikte olsa da haberle yetinilmeyip bebek C.G ‘nin şiddete uğradığı anların görüntü ve videolarının yayılması ve isminin ifşa edilmesi mağdur çocuğun gelecekte toplumsal hafızadaki saygınlığını ve unutulma hakkını zedeleyici niteliktedir. Çocuğun üstün yararı gereği çocuğu gelecekte dijital medyanın damgalayıcı etkisinden uzak tutmak adına söz konusu görüntü ve videolar ile bebeğin isminin ifşa edilmemesi konusunda haber kanallarının ve sosyal medya kullanıcılarının gerekli dikkat ve özeni göstermesi gerekmektedir.

Toplumun sosyal yapısını oluşturacak olan ülkemizin teminatı çocukların beden ve ruh sağlıklarının korunması gelecekte sağlıklı bireyler olarak topluma kazandırılması için elzemdir. Günümüzde hala korunmasız, güçsüz ve bizlerin bakım ve gözetimine muhtaç birçok çocuk fiziksel, emosyonel ve cinsel şiddete maruz kalmaktadır. Bu durumun önüne geçemediğimiz, çocuk haklarını koruyucu yasal düzenlemelerin birebir uygulanmasını sağlayamadığımız, ihtiyaç duyulan yeni yasal düzenlemeleri yapmadığımız her gün bu zalim şiddet vakalarından her birimiz sorumluyuz.

İnsanlık çağında çocuğa şiddet kavramı çok eskilerden gelmektedir. Ataerkil toplum yapısının gereği yıllarca çocuklar babaya ait mülkmüş gibi algılandı, ailenin soyadı kirlenmesin diye çocuğa karşı işlenen suçlar diğer aile bireylerince açığa çıkarılmadı. Çünkü ailenin adı sanı çocuğun vücut ve ruh bütünlüğünden üstün sayıldı.  Suçun işlenmesi değil, suçun işlendiğinin duyulması aile adı için lekeleyici sayıldı. Ailesi tarafından kabul edilmeyen, önemsenmeyen, korkutulan, ceza amaçlı odasına kapatılan, rencide edici sözlerle hakir görülen, cinsel ve fiziksel şiddete maruz kalan çocukların psikolojik benliği kalıcı bir şekilde yara aldı.

Bizlerin oturduğumuz yerden üzülmesi, sosyal medyada anlık paylaşım yapması şiddetin ortadan kalkması adına kalıcı bir çözüm değildir. Şiddetin kaynağını sorgulamadıkça, bu kaynağı kökünden söküp atmadıkça nice bebek ve çocuklar şiddetin mağduru olacaklardır.

Çocuğa karşı şiddet olaylarının sonlanması için öncelikle herkesin çocuk sahibi olmasının toplumda bir gereklilik gibi bastırılmasının önüne geçilmesi gerekmektedir. Zira henüz çocukluk travmalarının üstesinden gelememiş kişilerin toplum baskısıyla anne baba olması durumunda bu travmaların patlaması minik masum bedenlere olmaktadır. Toplumda bireylerin anne baba olmadan önce bu duruma psikolojik olarak hazır olup olmadığı yönünde kapsamlı bir testten geçirilmesi ve bu yönde eğitimler alması için yeni yasal düzenlemeler yapılmalıdır. Keza aile içi şiddetli geçimsizliğin hüküm sürdüğü durumlarda ‘ailenin her şartta bütünlüğünü koruması gerektiği’  mantığıyla sorunları halı altına süpürmek yerine uzman desteğinden yardım alarak bu bütünlüğün korunması sağlanmalıdır.

Çankırı Barosu Çocuk Hakları Komisyonu olarak çocuklara karşı yapılan her türlü şiddetin karşısında olduğumuzu, şiddet gösterenlerin gerekli cezayı almaları konusunda yapılan tüm hukuki gelişmelerin takipçisi olduğumuzu kamuoyuna bildiririz. Vücut bütünlükleri ve yaşama hakları bizlerin sorumluluğunda olan çocuklarımızın her türlü şiddete uğramaması için yeni önlemlerin alınması ve yasal düzenlemelerin yapılması ile suçluların cezalandırılması konusunda tüm yetkilileri görevlerini yerine getirmeye davet ediyoruz.

Av. Dilara TÜRKER DİZDAR                 Av. Kübranur ZAMKI DEDEOĞLU

ÇANKIRI BAROSU ÇOCUK HAKLARI KOMİSYONU

Genel - 16:20 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.