Parçalı bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

BU GECE MİRAC KANDİLİ

Hicri Recep ayının 26. gününü 27. gününe bağlayan gece yani 10 Mart Çarşamba günü akşamı Mi’rac Gecesi’dir. Resûl-i Ekrem’in bir gece Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya yaptığı yolculuğa isrâ, oradan göklere yükseltilmesine mi‘rac denilmiştir. Buna göre Allah, kudretinin işaretlerini göstermek için Hz. Peygamber’e (s.a) Mescid-i Harâm’dan çevresi mübarek kılınan Mescid-i Aksâ’ya geceleyin bir seyahat yaptırmıştır. İslam […]
Genel - 10 Mart 2021 19:25 A A

Hicri Recep ayının 26. gününü 27. gününe bağlayan gece yani 10 Mart Çarşamba günü akşamı Mi’rac Gecesi’dir. Resûl-i Ekrem’in bir gece Mescid-i Harâm’dan Mescid-i Aksâ’ya yaptığı yolculuğa isrâ, oradan göklere yükseltilmesine mi‘rac denilmiştir. Buna göre Allah, kudretinin işaretlerini göstermek için Hz. Peygamber’e (s.a) Mescid-i Harâm’dan çevresi mübarek kılınan Mescid-i Aksâ’ya geceleyin bir seyahat yaptırmıştır. İslam âlimlerinin çoğu olayın bedenen ve uyanık halde gerçekleştiği görüşünü benimsemiştir.

Buna göre âyette geçen “abd” kelimesinden ruh-beden bütünlüğüyle Hz. Peygamber kastedilmektedir. Bu mucizeyi Süleyman Çelebi Hz. “Ermedi evvel gelen bu devlete. Kimse lâyık olmadı bu rif’ate” ifadeleriyle İsra ve Mi’racın Peygamberimizden (s.a) başka yeryüzünde hiç kimseye nasip olmadığını dile getirmiştir. Peygamber Efendimiz (a.s)’in Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye hicret etmeden bir buçuk yıl önce Recep Ayının 27.Gecesi Cebrail (a.s) Peygamberimize (a.s) gelerek Allah Teala’nın mülakatını ve bu güzel yolculuğun kendisi ile beraber yapılacağı müjdesini getirdi. Cebrail (a.s) Peygamberimiz (a.s) ile birlikte Kâbe’den, Mescid-i Aksa’ya Cenab-ı Hakk’ın kudretiyle görevlendirdiği Burak isminde bir binitle ulaştılar.

Diğer bir ifadeyle İsra: Allah Teala kulu ve elçisi olan Hz. Muhammed’i (a.s) diye isimlendirilen mucizevi yürüyüşle Kabe’den alıp Mescid-i Aksa’ya intikaline denilir. Mescid-i Aksa’dan Cebrail (a.s) Peygamber Efendimizle (a.s) birlikte göklere yükselip, ilahi tecelliye mazhar olması ve yeryüzüne dönmesine Mirac denir. Mi’racın manası yükselmek, yüksek bir yere çıkmak demektir. Peygamber Efendimizde (a.s) Allah Teala‘nın özel davetine mazhar olup, zaman ve mekanın kayda alamayacağı bir muzice, O’nun zatında tezahür etmiştir.

Sidretü’l-müntehâ denilen yere vardıklarında yazıcı meleklerin kalem cızırtılarını duydu ve Allah’ın huzuruna çıktı. Burada Cenâb-ı Hak ona, ümmetine elli vakit namazı farz kıldı. Bu olayın mucizevi olarak gerçekleştirilmesi nedeniyle içeriğine vakıf değiliz ancak yine Süleyman Çelebi gerçekleşen görüşmeyi “Kim ne hâlîdir ne mâlî ol mahal Akl u fikr itmez o hâli fehm ü hâl” şeklinde ifade ederek bu konuda akıl yürütmenin doğru olmayacağını ifade eder.

Bu gecede takdir edilir ki büyük bir olay gerçekleşmiştir. İsra ve Mi’rac olayında Hz. Peygamber ‘e(a.s) büyük ikramlar yapılmış ve mucizeler gerçekleşmiştir. Bu gecede: Hadislerde yer aldığı üzere “Rasûlullâh’a (sav) üç şey verildi: Beş vakit namaz, Bakara suresinin sonu ve ümmetinden şirke düşmeyenlere büyük günahlarının affedileceği haberidir.”

Peygamberimize Bakara süresinin son ayetleri indirilmiştir. Bu ayetlerde Dinin öğrenilmesi, anlaşılması, yaşanması zor değil, gayet kolay ve Cenab-ı Hak’ın yarattığı kullarının kusurlarını affetmesinin mümkün olacağı bizlere müjdelenmiştir. İslâmiyette bugün bilinen şekliyle beş vakit namaz Mi’râc gecesinde farz kılınmıştır. Namaz İsra ve Mi’rac’ın en büyük hediyelerinden biridir. Mü’minler günde beş vakit namazla Allah-ü Teala tarafından huzuruna kabul edilir. Gerek Kur’an’da gerekse kavlî ve fiilî sünnette namazın dinî hayattaki öneminin ısrarla vurgulandığı bilinmektedir. İftitah tekbirinden sonra kulun Allah’a hitap etmesiyle başlayan namaz zâhirî şeklinin ötesinde manevi konumuyla müminin ruhî mi‘racı sayılmaktadır. “Allah birdir. Hz.Muhammed (a.s) Allah’ın Kulu ve Elçisidir.” diyen bu inanç üzere ölenler Cennet’e gireceklerdir.

İşte bu hediyelerle ümmetine Mi’rac’tan dönen Peygamberimizi hatırlamak, O’na çokça Salat-ü selam okumak vazifemizdir. Bu gece yapacağımız en önemli iş namaz kılmak ve Kur’an okumak olmalıdır. Bu ulvi geceden istifade edebilmek için kardeşlerimizle, dost ve arkadaşlarımızla barışık olmak, dargın olmamak gereklidir. Bu gecede önemli vazifelerimizden birisi de hata ve kusurlarımız için Allah Teâla’dan af dilemek, tevbe istiğfar etmek gerekir.

Bu gecede İlimizde özellikle Ulu Camii ve Ahmet Yesevi camilerinde ve diğer camilerde akşam namazını müteakip Mi’rac Kandili programları icra edilerek mevlid okunacaktır. Mi’rac Kandilinin; ülkemizin birlik ve dirliğine, mukaddes değerlerimizin ebediyen var olmasına, bu güzel vatanın düşmanlarının ve cehaletin yok olmasına, ilmin artmasına, sevgi ve kardeşliğimizin coşup taşmasına, aramızda güven ve emanet duygusunun gelişmesine, fakr-u zaruretin yok olmasına, dargınların barışmasına ve özellikle Çankırı halkımızın huzur ve mutluluğuna vesile olmasını Allah’tan diler, İl Müftüsü olarak şahsım ve personelim adına Mİ’RAC KANDİLİ’nizi tebrik eder, selam, saygı ve sevgilerimi sunarım.

Bürhan KELEŞ
Çankırı İl Müftüsü

Genel - 19:25 A A
BENZER HABERLER

YORUM BIRAK

YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.