20° Kapalı
  • EURO
  • DOLAR

BİR ZAMANLAR ÇANKIRI (CAMİİ KEBİR – BÜYÜK CAMİ YAPILMASI)

Bahri Başyayla arşivinden… 1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman, Bağdat seferine giderken Üsküdar’dan başlayarak asker toplaya toplaya Çankırı’ya Kırkevler tarafından giriş yapar. Şehrin ileri gelenleri Kanuni’yi Dızdar Değirmeni’nin bulunduğu mevkide karşılar. Karşılıklı hoşbeşten sonra Kanuni, Ömer Hoca’yı sorduğunda “Sizi karşılamaya gelmedi.” derler. Bunun üzerine Kanuni, “O gelmediyse biz biz onun yanına gideriz.” der ve hep birlikte […]
Çankırı - 17 Eylül 2022 22:05 A A

Bahri Başyayla arşivinden…

1522 yılında Kanuni Sultan Süleyman, Bağdat seferine giderken Üsküdar’dan başlayarak asker toplaya toplaya Çankırı’ya Kırkevler tarafından giriş yapar. Şehrin ileri gelenleri Kanuni’yi Dızdar Değirmeni’nin bulunduğu mevkide karşılar. Karşılıklı hoşbeşten sonra Kanuni, Ömer Hoca’yı sorduğunda “Sizi karşılamaya gelmedi.” derler. Bunun üzerine Kanuni, “O gelmediyse biz biz onun yanına gideriz.” der ve hep birlikte Büyük Cami’nin olduğu yere gelirler.

1350 senesinde yanan caminin (Büyük Cami) yerinde Ömer Hoca 20 – 30 kişinin namaz kılabileceği büyüklükte bir mescid yaptırır. Kanuni mescide girer, Ömer Hoca’nın mescidde beyaz astarla her tarafını kapatmış, şuu halde ibadet ettiğini görünce hemen dışarı çıkar. Ömer Hoca, namazını kılınca ayağa kalkar, Padişaha hoşgeldin der ve elini sıkar. Kanuni, Ömer Hoca’ya bir isteği olup olmadığını sorar, Ömer Hoca da bulundukları yere bir Cami yapılmasını isteyince Kanuni yanında bulunan Mimar Sinan’ın kalfalarından Sadık kalfaya Cami yapılması için emir verir.

Cami yapılmasına başlanır ve inşaat 26 senede biter. Padişahın emriyle başlayan Camiyi padişah açarmış. Cami inşaatı bittikten sonra halk buraya bir daha Padişah gelmez diye Camiyi hizmete açar. Cami ile birlikte külliyesi de yapılır. Caminin bakım ve onarımının yapılması için gelir getirecek olan Hamam, medrese, Kütüphane, Aşevi gibi yerler de tamamlanır.

Yıllar sonra Padişah, Camii Kebir’i açmaya karar verip Çankırı’ya gelir. Bir de bakar ki Cami hizmete açılalı yıllar olmuş. Öfkelenir Padişah ve “Yıkın bu Cami ile külliyeyi.” diye emir verir. Padişahın emri üzerine yıkıma külliyelerden başlanır. Bunun üzerine halk Ömer Hoca’ya koşarak, “Hocam Padişaha yalvar yakar da Camiyi yıkımdan kurtar.” diye feryad eder. Ömer Hoca bunun üzerine Kanuni’ye giderek, “Padişahım, Camiye gelir getiren dükkanlar yıkıldıktan sonra Cami kendiliğinden yıkılır zaten. Cami yıkan Padişah olmayın.” deyince Kanuni, “Bırakın bu Cami kendiliğinden yıkılsın.” diyerek Çankırı’yı öfke ile terk eder.

Camiye gelir getiren vakıflar yıkılınca Cami de yıkılır diye halk çok üzülür ve Caminin bakım ve onarımını bir müddet halk üstlenir. Aradan geçen epey bir zamandan sonra Salih Hoca, Camiye vakıf kazandırmak için Cami önünün genişçe bir kısmını duvarla çevirir ve oraya zengin cenazelerini 10 altın karşılığında defneder. Epey bir para toplandıktan sonra Camiden Eşikli Aralığa kadar olan bölgeye 300 dükkan yapar. Bu dükkanların geliriyle Cami günümüze kadar yıkılmadan gelmiştir.

NOT 1: Büyük Caminin arka kısmına yapılan 2 mahvelli ilave kısım, namaza geç kalanlar için yapılmıştır.

NOT 2: Caminin güney cephesindeki duvarda, 1350 senesinde yanan Caminin kitabesi mevcuttur. Kitabe, sarı Ildızım taşından yapılmış olup yerden 2 metre yüksektedir.

NOT 3: Cami Yerinin Tarifi; Yüksek bir tepe, iki kenarı arpa tarlası, iki tarafından dere akar (Damlamca Deresi ve İmaret Deresi), 40 basamaklı merdivenle çıkılır.

NOT 4: Bu bilgi emekli Öğretmen Mustafa Durlanık’tan derlenmiştir.

Çankırı - 22:05 A A
BENZER HABERLER