
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edilerek yasalaşan ve kamuoyunda “11. Yargı Paketi” olarak bilinen düzenleme, ceza adaleti sisteminde önemli değişiklikleri beraberinde getirdi. Toplumsal güvenliği tehdit eden suçlara yönelik daha sert cezalar öngören paket, bir yandan da binlerce hükümlü için erken tahliye sürecini başlattı. Yeni düzenleme kapsamında tahliyeler, bugün itibarıyla ülke genelinde uygulanmaya başladı.
Yasa ile birlikte özellikle çocukları suçta kullanan yapılara karşı ağır yaptırımlar getirildi. Çocukları organize suçlarda araç haline getiren örgüt yöneticileri için 30 yıla kadar hapis cezası öngörülürken, bu adımın çocukların suç örgütlerinden korunmasını amaçladığı vurgulandı. Kamuoyunda sıkça tepki çeken meskun mahalde havaya ateş açma gibi eylemler de kapsam altına alındı. Bu suçu işleyenler için hapis cezasının üst sınırı 5 yıla, düğün, nişan ve asker uğurlaması gibi etkinliklerde işlenmesi halinde ise 7,5 yıla çıkarıldı. Kurusıkı silahlar da ilk kez açıkça suç kapsamına alındı.
Trafikte yaşanan şiddet olayları da düzenlemede yer buldu. Trafikte yol kesme artık ayrı bir suç sayılacak ve bu eylemi gerçekleştirenler 3 yıla kadar hapis cezası ile karşı karşıya kalacak. Hava ulaşım araçlarının hareketini engelleyenlere verilecek cezanın üst sınırı ise 10 yıl olarak belirlendi. Muhalefetin itirazları üzerine, toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleme dışında bırakıldı.
Pakette en çok tartışılan başlıklardan biri olan ve kamuoyunda “COVID izni” olarak bilinen erken tahliye uygulaması da genişletildi. 31 Temmuz 2023 ve öncesinde işlenen suçlar için, belirli şartları taşıyan hükümlülere 3 yıl erken açık cezaevi ve 3 yıl erken denetimli serbestlik hakkı tanındı. Ancak terör suçları, örgütlü suçlar, kadın ve çocuklara yönelik ağır suçlar ile depremde bina yıkımı sonucu ölüme neden olan fiiller kapsam dışında bırakıldı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, düzenleme ile yaklaşık 50 bin hükümlünün erken tahliyeden yararlanmasının beklendiğini açıkladı. Tunç, yasanın amacının infazda eşitliği sağlamak ve yargı süreçlerindeki gecikmelerin hükümlüler aleyhine sonuç doğurmasını engellemek olduğunu ifade etti.
11. Yargı Paketi, sertleşen cezalar ve genişletilen tahliye imkânlarıyla birlikte, adalet sisteminde yeni bir denge arayışının somut adımı olarak değerlendiriliyor. Tahliyelerin başlamasıyla birlikte, düzenlemenin toplumsal etkilerinin önümüzdeki günlerde daha net görülmesi bekleniyor.