
PKK'nın fesih ve silah bırakma kararının ardından hazırlanan "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi", Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı'na sunuldu. 12 maddeden oluşan teklif, terör örgütünün silahsızlanma sürecine ilişkin hukuki çerçeveyi belirlerken, kapsamı ve uygulanma esaslarıyla siyasi gündemin en önemli başlıklarından biri oldu.
Teklif, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yaptığı çağrının ardından başlayan süreç ve terör örgütü PKK'nın fesih ile silah bırakma kararını açıklaması sonrasında hazırlandı. Düzenleme, örgütün silahsızlandığının ilgili güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesini ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesini temel şart olarak öngörüyor. Kanunun yürürlüğe girebilmesi için söz konusu sürecin resmî olarak tamamlanması gerekiyor.
Hazırlanan düzenleme; PKK/KCK'yı kurma veya yönetme, örgüt üyeliği, örgüte yardım etme ve örgüt propagandası suçlarının yanı sıra örgüt faaliyeti kapsamında işlenen bazı suçları kapsıyor. Ancak kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenmiş ve ağırlaştırılmış müebbet ya da müebbet hapis cezasını gerektiren suçlar teklif kapsamı dışında bırakıldı. Böylece ağır nitelikteki suçlar bakımından herhangi bir hukuki değişiklik öngörülmedi.
Kanun teklifine göre, düzenlemeden yararlanmak isteyen kişiler Cumhuriyet başsavcılıklarına veya yetkilendirilecek kurumlara yazılı başvuruda bulunabilecek. Üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda soruşturma, kovuşturma ve infaz işlemleri beş yıl süreyle ertelenebilecek. Daha ağır cezaları gerektiren suçlarda ise bu süre on yıl olarak uygulanacak. Erteleme kararı verilen dosyalarda, gerekli şartların oluşması halinde tutuklama ve adli kontrol tedbirlerinin kaldırılabilmesine de imkân tanınacak.
Teklifte ayrıca kanun yolu incelemesinde bulunan dosyaların bozma kararı verilerek yeniden değerlendirilmesi öngörülüyor. Erteleme süresi boyunca yeni bir suç işlenmemesi halinde ise dosyanın durumuna göre kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi, davanın düşmesi veya cezanın infaz edilmiş sayılması mümkün olabilecek. Bu süreç boyunca dava ve ceza zamanaşımı süreleri işlemeyecek. Düzenleme, hak yoksunluklarının kaldırılmasına yönelik hükümleri de içeriyor.
Teklifin yasalaşması halinde, hukuki şartları taşıyan bazı eski HDP yöneticileri ve siyasetçilerin de düzenlemeden yararlanabileceği değerlendirmeleri kamuoyunda tartışılıyor. Bu kapsamda yaklaşık 10 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın da ismi gündeme gelen isimler arasında yer alıyor. Ancak nihai değerlendirmenin, kanunun yürürlüğe girmesinin ardından ilgili yargı mercileri tarafından yapılacağı belirtiliyor.
Düzenlemenin uygulanma süreci ise Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulacak kurul tarafından takip edilecek. Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanı ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri görev alacak. Sürecin koordinasyonu Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yürütülürken, TBMM bünyesinde 17 üyeden oluşacak bir İzleme Komisyonu kurulması da teklif kapsamında yer alıyor. Silah teslimi ve kayıt altına alma sürecine ilişkin usul ve esaslar ise Milli Savunma Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanacak ortak genelgeyle belirlenecek.
Kanundan yararlanmak isteyenlerin, Milli Güvenlik Kurulu kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasının ardından altı ay içerisinde yazılı başvuruda bulunmaları gerekecek. Böylece başvuru süreci belirli bir takvime bağlanmış olacak.
Söz konusu teklif, TBMM'de görev yapan 592 milletvekilinden 360'ının imzasıyla Meclis Başkanlığı'na sunuldu. Düzenlemenin 7 Ağustos Cuma günü ilgili komisyonda, 9 Ağustos Pazar günü ise Genel Kurul'da görüşülerek yasalaştırılması planlanıyor. Teklife AK Parti ve MHP'nin yanı sıra CHP grup başkanvekilleri, DEM Parti yöneticileri, HÜDA PAR, DBP, bazı Yeni Yol milletvekilleri ve bağımsız milletvekilleri de imza attı. Yeni Parti, teklifi ayrıntılı şekilde inceledikten sonra tutumunu açıklayacağını duyururken, İYİ Parti ise düzenlemeye karşı çıkacağını açıkladı.
Meclis gündemine taşınan bu teklif, yalnızca hukuki yönüyle değil, Türkiye'nin terörle mücadele politikaları, toplumsal bütünleşme hedefi ve siyasi dengeler açısından da önümüzdeki günlerde en çok tartışılacak başlıklardan biri olmaya aday görünüyor. Gözler şimdi komisyon ve Genel Kurul görüşmelerinde alınacak kararlara çevrildi.