
Yargıda Liyakat Çağı: Hakikatin Gücü Puanla Taçlanıyor
Adaletin tecellisi uğruna gecesini gündüzüne katan, yurdun dört bir yanında büyük bir sorumlulukla görev yapan hakim ve cumhuriyet savcıları için dönüm noktası niteliğinde bir karar alındı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) tarihi bir irade ortaya koyarak yargı mensuplarının atama ve nakil süreçlerinde köklü bir reforma imza attığını kamuoyuna duyurdu. Yıllardır süregelen alışkanlıkları ve kalıplaşmış uygulamaları değiştiren bu hamle, adalet teşkilatında derin bir memnuniyet ve geleceğe dair güçlü bir umut dalgası yarattı.
Yeni nesil bu reformla birlikte, yargı mensuplarının mesleki yolculuğu artık tamamen objektif, şeffaf ve ölçülebilir verilere dayanacak. İnsan unsurunun ve vicdani sorumluluğun en yüksek olduğu yargı makamında, "Hizmet Puanı ve Sıralama" modeli ana sütun olarak konumlandırılıyor. Meslek hayatı boyunca sergilenen üstün gayret, teftişlerden elde edilen başarı dereceleri, terfiler ve mesleki duruş, puanlama mekanizmasının merkezine yerleştiriliyor. Adaletin tecellisi için dökülen her alın teri ve gösterilen her liyakat örneği, hakim ve savcıların kariyer haritasında hak ettiği karşılığı bulacak.
Bu reformun en dikkat çekici yönlerinden biri de coğrafi sınırları zihinlerden silmesi oldu. Yıllardır uygulanan ve zaman zaman mesleki planlamayı zorlaştıran geleneksel "doğu-batı ayrımı" ile bölge turları esnetilerek rafa kaldırılıyor. Artık haritanın neresinde olunursa olunsun, esas olan coğrafi konum değil, ortaya konulan mesleki emektir. Askerlik, aylıksız izin, uzun süreli rapor ve yabancı dil eğitimi gibi sürelerin dışarıda tutulup yalnızca fiili hizmet sürelerinin hassasiyetle hesaplanacağı bu modelde, hakim ve savcılar önlerini çok daha net görebilecekleri, öngörülebilir ve adil bir kariyer yolculuğuna kavuşacak.
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamalarına göre, yargıda yeni bir sayfa açacak olan bu kapsamlı sistem, 2027 Yılı Ana Kararnamesi ile birlikte fiilen yürürlüğe girecek. Tecrübenin, emeğin ve liyakatin en şeffaf haliyle ödüllendirileceği bu yeni dönem, sadece adalet teşkilatının çalışma şartlarını iyileştirmekle kalmayacak; aynı zamanda toplumun yargı sistemine olan inancını ve güvenini daima yüksek tutacaktır.