
Türkiye ekonomisinin lokomotif kurumlarından biri olan İstanbul Ticaret Odası (İTO), yaklaşan başkanlık seçimleri öncesinde hareketli günler yaşıyor. Yaklaşık 800 bin üyesiyle Türkiye'nin en büyük meslek kuruluşlarından biri olan İTO'da, yeni dönemin yönetim anlayışı ve üyelerin beklentileri yeniden gündemin en önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Bu süreçte başkanlık yarışına katılan isimlerden biri de Transbosphor Denizcilik ve CARMED İlaç Yönetim Kurulu Başkanı, aynı zamanda Çankırı Konfederasyonu Kurucu Genel Başkanı ve İlteriş Vakfı Başkanı olan Kaptan Mustafa Can oldu.
Denizcilik sektöründeki uzun yıllara dayanan tecrübesini iş dünyası ve sivil toplum çalışmalarıyla birleştiren Mustafa Can, İstanbul Ticaret Odası'nın yalnızca resmi işlemlerin yürütüldüğü bir kurum olmaktan çıkarılarak üyelerine yön veren, onların gelişimini destekleyen ve küresel rekabet gücünü artıran güçlü bir yapıya dönüştürülmesi gerektiğini savunuyor.
"Üyeler Kendilerini Karar Süreçlerinin Dışında Hissediyor"
Gazeteci Savaş Erman'ın sorularını yanıtlayan Mustafa Can, İTO seçimlerine katılımın yıllardır beklenen seviyeye ulaşamadığını belirterek bunun en önemli nedeninin üyelerin kendilerini yönetim süreçlerinin dışında hissetmesi olduğunu söyledi.
Can, adaylık gerekçesini şu sözlerle özetledi:
"İnsanlar seslerinin duyulmadığına inanırsa sandığa gitmez. Benim adaylığımın temel amacı üyeyi yeniden merkeze koymaktır."
İstanbul'un ticaret hayatının içinden gelen bir iş insanı olduğunu vurgulayan Mustafa Can, yıllardır üreten, ihracat yapan ve istihdam sağlayan kesimlerin yaşadığı sorunları yakından takip ettiğini ifade etti.
"İTO Sadece Evrak Düzenleyen Bir Kurum Olmamalı"
İTO'nun vizyonunun yeniden şekillenmesi gerektiğini belirten Mustafa Can, odanın üyelerine yalnızca belge düzenleyen bir kurum olmaması gerektiğini dile getirdi.
Can'a göre İTO; girişimcilerin önünü açan, ihracatı destekleyen, dijital dönüşüm süreçlerine rehberlik eden ve üyelerini küresel rekabete hazırlayan bir merkez haline gelmeli.
Özellikle finansmana erişim, artan maliyetler ve ekonomik belirsizliklerin iş dünyasının en önemli sorunları arasında yer aldığını belirten Can, odanın bu süreçte üyelerine daha etkin çözümler üretmesi gerektiğini ifade etti.
İlk 100 Günün Yol Haritasını Açıkladı
Başkan seçilmesi halinde ilk 100 günlük döneme ilişkin hedeflerini de paylaşan Mustafa Can, önceliklerinin şeffaflık, hesap verebilirlik ve dijital katılım olacağını söyledi.
Can, İTO bütçesi, iştirakler, harcamalar ve performans raporlarının üyelerin erişimine açılacağını belirterek, üyelerin yönetime doğrudan görüş aktarabileceği dijital katılım sistemini hayata geçirmeyi planladığını açıkladı.
Her harcanan kaynağın üyeye sağladığı faydanın ölçülmesi gerektiğini ifade eden Can, "Kaynaklar bina ve törenlere değil, üyeye değer üreten projelere yönlendirilmelidir." değerlendirmesinde bulundu.
Gençler ve Kadın Girişimciler Öncelikli Olacak
Mustafa Can'ın seçim vaatleri arasında genç ve kadın girişimcilere yönelik özel projeler de bulunuyor.
Sermayeye erişimin kolaylaştırılması, mentorluk mekanizmalarının güçlendirilmesi ve girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Can, İstanbul'un ekonomik geleceğinin gençlerin ve kadınların kuracağı işletmelerle şekilleneceğini ifade etti.
Ayrıca yapay zekâ ve dijital dönüşümün iş dünyasında belirleyici olacağını söyleyen Can, İTO'nun üyelerine bu alanlarda sürekli eğitim ve danışmanlık hizmeti sunması gerektiğini belirtti.
"İstanbul Küresel Ticaretin Merkezi Olmalı"
İstanbul'un tarih boyunca dünyanın en önemli ticaret merkezlerinden biri olduğunu hatırlatan Mustafa Can, bugün de aynı vizyonun yeniden hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Denizcilik kariyerinin liderlik anlayışını şekillendirdiğini belirten Can, denizde hata yapma lüksünün olmadığını, kriz anlarında hızlı karar almanın ve sorumluluk üstlenmenin önemini öğrendiğini ifade ederek bu yönetim anlayışını İTO'ya taşımak istediğini dile getirdi.
İTO seçimlerinin yalnızca bir başkanlık yarışı olmadığını vurgulayan Can, bunun aynı zamanda temsil anlayışının yeniden şekillenmesi açısından tarihi bir fırsat olduğunu söyledi.
"Bu Oda Hepimizin"
İTO üyelerine sandığa gitmeleri çağrısında bulunan Mustafa Can, seçimlerin İstanbul ticaretinin geleceğini belirleyecek önemli bir dönüm noktası olduğunu ifade etti."Bu oda birkaç kişinin değil, hepimizin odasıdır. İstanbul'un ticaretini büyütecek olan da, geleceğini şekillendirecek olan da üyelerimizdir. Söz sahibi olmak istiyorsanız sandığa gelin. Çünkü değişim, katılımla başlar."
İş dünyasında değişim, şeffaflık ve katılımcı yönetim anlayışının daha yüksek sesle konuşulduğu bir dönemde, Mustafa Can'ın ortaya koyduğu vizyon ve projeler, İTO seçimleri öncesinde dikkat çeken başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Yaklaşan seçim sürecinin, yalnızca yeni yönetimin belirlenmesi açısından değil, İstanbul iş dünyasının gelecek yıllardaki yol haritasının şekillenmesi bakımından da kritik bir önem taşıdığı değerlendiriliyor.