
İstanbul’un Güngören ilçesinde yaşanan ve 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan bıçaklı cinayet, yalnızca bir sokak kavgası olarak kalmadı. “Yan baktın” iddiasıyla başlayan tartışma, kısa sürede Türkiye gündemine taşınan, tehditler, sosyal medya provokasyonları ve dikkat çeken iddialarla genişleyen çok boyutlu bir soruşturmanın merkezine oturdu.
Olay, 14 Ocak akşamı bir kafeden çıkan ve birbirini tanımayan iki grup arasında yaşandı. Sözlü tartışma saniyeler içinde kontrolden çıkarak bıçaklı kavgaya dönüştü. 15 yaşındaki E.Ç., sustalı bıçakla Atlas Çağlayan’ı göğsünden yaraladı. Ağır yaralanan genç için çevrede bulunan vatandaşlar seferber oldu. Ancak ambulansın olay yerine yaklaşık 40–45 dakika sonra ulaşması, kamuoyunda ciddi tartışmalara yol açtı. Hastaneye kaldırılan Atlas Çağlayan, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Şüpheli E.Ç. ise tutuklanarak çocuk cezaevine gönderildi.
Cinayetin ardından sosyal medyada yaşanan gelişmeler, soruşturmanın seyrini değiştirdi. Atlas Çağlayan’ın annesi Gülhan Çağlayan’a yönelik tehdit içerikli mesajlar ve provokatif paylaşımlar yapılması üzerine, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele ve Güvenlik Şube ekipleri harekete geçti. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında 6 şüpheli gözaltına alındı. Bunlardan A.E., Y.T. ve S.T., “tehdit” suçlamasıyla tutuklandı.
Şüphelilerin hakimlikte verdikleri ifadeler dikkat çekti. A.E., tehdit mesajlarını kendisinin göndermediğini öne sürerken, Y.T.’nin ifadesinde geçen “PKK V404 duyuru” iddiası kamuoyunda tartışma yarattı. S.T. ise hattın kendisine ait olduğunu ancak telefonu başkasının kullandığını savundu.
Kamuoyunda “ikinci Minguzzi davası” olarak anılmaya başlanan dosya, reşit olmayan failler, dijital tehditler ve olası örgütsel bağlantı iddiaları nedeniyle yakından izleniyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç da sürece ilişkin yaptığı açıklamada, suçluların hak ettikleri cezayı alacağını vurguladı.
Bir anlık bakışla başlayan tartışmanın, bir gencin ölümü ve ardından ailesine yönelik tehditlerle büyüyen toplumsal bir yaraya dönüşmesi, adalet ve caydırıcılık tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Soruşturma devam ederken, Atlas Çağlayan’ın adı artık yalnızca bir cinayet dosyasında değil, gençlik şiddeti ve dijital provokasyon tartışmalarının merkezinde yer alıyor.