TEMA VAKFI'NDAN YAPRAKLI'DAKİ MADEN ARAMASINA SERT TEPKİ

Çankırı’nın en önemli doğal alanlarından biri için yapılan açıklama, çevre konusunda yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi. TEMA Vakfı Çankırı İl Temsilciliği, bölgede planlanan çalışmaların yalnızca bugünü değil, gelecek nesillerin yaşamını da etkileyebileceği uyarısında bulundu.

Haber Giriş Tarihi: 09.06.2026 23:02
Haber Güncellenme Tarihi: 09.06.2026 23:02
https://www.olay18.com/

Çankırı’nın doğal güzellikleriyle öne çıkan ilçelerinden Yapraklı’da yürütülmesi planlanan IV. Grup (bakır, kurşun ve çinko) maden arama faaliyetleri, çevre ve doğa koruma çevrelerinde endişelere neden oldu. TEMA Vakfı Çankırı İl Temsilciliği tarafından yapılan açıklamada, bölgedeki doğal yaşamın, su kaynaklarının ve orman ekosisteminin ciddi risklerle karşı karşıya kalabileceği belirtildi.

TEMA Vakfı tarafından yapılan değerlendirmede, maden ruhsat sahasının Yapraklı’nın en önemli doğal varlıklarından biri olan ormanlık alan içerisinde yer aldığına dikkat çekildi. Ayrıca bölgenin, çevredeki köylerin ve yerleşim alanlarının yer altı ve yer üstü su kaynaklarını besleyen havzalara yakın konumda bulunmasının kaygıları artırdığı ifade edildi.

Açıklamada, Yapraklı’nın yalnızca sahip olduğu doğal güzelliklerle değil, zengin biyolojik çeşitliliği, su kaynakları ve kırsal yaşam kültürüyle de Çankırı’nın en önemli doğal alanlarından biri olduğu vurgulandı. Maden arama çalışmalarının planlandığı bölgenin Bugay, Karacaözü ve Buluca köyleri ile İğdir ve Akyazı mahallelerinin su varlıkları açısından kritik bir noktada bulunduğu belirtilirken, ruhsat sahasının Yapraklı Göleti’ne yakın olmasının da olası çevresel riskleri artırdığına dikkat çekildi.

TEMA Vakfı Çankırı İl Temsilciliği, söz konusu çalışmaların yalnızca “arama faaliyeti” olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Açıklamada, arama sürecinde açılacak yollar, gerçekleştirilecek sondaj çalışmaları, iş makinelerinin kullanımı ve altyapı faaliyetlerinin çok sayıda ağacın kesilmesine, orman bütünlüğünün bozulmasına ve doğal yaşam alanlarının parçalanmasına neden olabileceği kaydedildi.

Bölgenin sahip olduğu zengin bitki örtüsü ve yaban hayatının her türlü müdahaleden doğrudan etkilenebileceği belirtilirken, oluşabilecek ekolojik zararların uzun yıllar boyunca telafi edilemeyebileceği vurgulandı. Özellikle su kaynaklarının olası bir kirlilikten etkilenmesi durumunda yalnızca doğal ekosistemlerin değil, bölgede yaşayan insanların günlük yaşamının ve tarımsal faaliyetlerin de zarar görebileceği ifade edildi.

Açıklamada, Yapraklı ormanlarının yalnızca ağaçlardan oluşan bir alan olmadığına dikkat çekilerek, bu ekosistemin bölgedeki yaşamı, üretimi ve su döngüsünü ayakta tutan doğal bir güvence olduğu belirtildi. Arama faaliyetlerinin ilerleyen süreçte işletme aşamasına dönüşmesi halinde ise ortaya çıkabilecek çevresel etkilerin çok daha ağır sonuçlar doğurabileceği kaydedildi.

Türkiye’nin farklı bölgelerinde gerçekleştirilen benzer madencilik faaliyetlerinin su kaynaklarında kirlilik, orman alanlarında tahribat, toprak verimliliğinde azalma ve kırsal yaşamın olumsuz etkilenmesi gibi sonuçlar doğurduğuna işaret edilen açıklamada, Yapraklı’nın doğal yapısının korunmasının büyük önem taşıdığı vurgulandı.

TEMA Vakfı Çankırı İl Temsilciliği, doğanın korunmasının yalnızca çevresel bir mesele değil, aynı zamanda toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirterek ilgili kurum ve kuruluşlara çağrıda bulundu. Açıklamada, kalkınma anlayışının doğal kaynakları geri dönüşü olmayacak şekilde tahrip eden uygulamalar üzerine kurulmaması gerektiği ifade edilirken, bölgenin ekolojik hassasiyetinin ve yöre halkının kaygılarının dikkate alınması istendi.

Vakfın açıklamasında son olarak, kamu yararını ve doğanın korunmasını esas alan bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği belirtilerek, Yapraklı’da yürütülmek istenen maden arama faaliyetlerine ilişkin ruhsat sürecinin yeniden değerlendirilmesi ve iptal edilmesi talebi kamuoyuyla paylaşıldı. Yapraklı’da yaşanan bu gelişme, çevre ile ekonomik faaliyetler arasındaki denge tartışmasını yeniden gündeme taşırken, gözler ilgili kurumların süreçle ilgili atacağı adımlara çevrildi.