BUNU OKUYAN HERKES İÇİN...

Bir gün anneni aramak isteyeceksin... Sadece sesini duymak için. "Sana bir şey mi oldu?" diye soracak. "Yok anne, öylesine aradım." diyeceksin.

Haber Giriş Tarihi: 26.06.2026 22:20
Haber Güncellenme Tarihi: 26.06.2026 22:20
https://www.olay18.com/

Oysa ikiniz de bilmeyeceksiniz;

o konuşmaların sayısı sandığınız kadar çok değil.

Bir gün babanın anlattığı aynı hikâyeyi yine dinleyeceksin.

Belki sıkılacaksın.

Belki acele edeceksin.

Belki "Bunu daha önce anlatmıştın." diyeceksin.

Ama bir gün...

Dünyadaki bütün sesleri vermeye razı olup o hikâyeyi bir kez daha dinlemek isteyeceksin.

Bir gün çocukların büyüyecek.

Ev sessizleşecek.

Oyuncaklar kalkacak.

Kapılar daha az açılıp kapanacak.

Ve sen, bir zamanlar seni yoran o gürültünün aslında hayatın sesi olduğunu anlayacaksın.

Bir gün aynaya bakacaksın.

Yüzündeki çizgileri göreceksin.

Gençliğinin nereye gittiğini düşüneceksin.

Ama asıl kaybettiğin şeyin zaman değil;

ertelediğin sevgiler olduğunu fark edeceksin.

Çünkü hayat, sandığımız gibi yıllardan oluşmaz.

Hayat;

sarılamadığımız insanlar,

söyleyemediğimiz sözler,

ertelediğimiz ziyaretler,

geciktirdiğimiz özürler

ve kıymetini geç anladığımız anlardan oluşur.

Biz hep daha çok zamanımız olduğunu düşünürüz.

Oysa hayatın en büyük yanılsaması budur.

Bir sabah uyanırsın ve her şey aynı görünür.

Ama hiçbir şey aynı değildir.

Bir çocuk büyümüştür.

Bir anne yaşlanmıştır.

Bir baba yorulmuştur.

Bir dost uzaklaşmıştır.

Ve takvimden düşen bir yaprak daha geri gelmemek üzere gitmiştir.

Bu yüzden bugün...

Kimseye kırgın uyuma.

Kimseyi sevdiğini söylemekten çekinme.

Kimseyi yarına bırakma.

Çünkü yarın, bize verilmiş bir söz değildir.

Ve insan...

Öldüğünde değil,

Sevmeyi ertelediğinde kaybetmeye başlar.

Belki de hayatın en büyük başarısı; çok şeye sahip olmak değil,

giderken ardında "iyi ki vardı..." dedirtebilmektir...