FAİZSİZ EV HAYALİ KÂBUSA MI DÖNÜŞÜYOR?

Faizsiz ve peşinatsız ev sahibi olma hayaliyle milyonlarca vatandaşın yöneldiği tasarruf finansman sisteminde şikayetler hızla artıyor. Teslimat gecikmelerinden iptal edilen ödeme avantajlarına kadar birçok konuda yükselen tepkiler, sektörün geleceğine ilişkin ciddi soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Haber Giriş Tarihi: 22.05.2026 23:18
Haber Güncellenme Tarihi: 22.05.2026 23:18
https://www.olay18.com/

Türkiye’de son yıllarda hızla büyüyen tasarruf finansman sektörü, vatandaşlara faizsiz ve peşinatsız şekilde ev ya da araç sahibi olma imkânı sunarken, artan şikayetlerle birlikte büyük bir güven sınavıyla karşı karşıya kaldı. Kamuoyunda “Evim Modeli” olarak bilinen sistem, özellikle yüksek banka kredi faizlerinden kaçan vatandaşların alternatif finansman tercihlerinin başında yer alıyor. Ancak son dönemde Şikayetvar, CİMER ve sektör kaynaklarına yansıyan yoğun şikayetler, sistemin operasyonel işleyişine yönelik ciddi tartışmaları da beraberinde getirdi.

Sektörde halen yasal olarak faaliyet gösteren Eminevim, Fuzul Ev, Birevim, Katılımevim, İmece Tasarruf, Sinpaş Tasarruf Finansman, Adil Tasarruf, Albayrak Tasarruf ve Emlak Katılım Tasarruf Finansman olmak üzere toplam 9 şirket bulunuyor. 2021 yılında getirilen BDDK düzenlemesiyle devlet denetimi altına alınan sistemin, finansal açıdan daha güvenli hale geldiği ifade edilse de, tüketici memnuniyeti konusunda ciddi sorunların devam ettiği görülüyor.

Tasarruf finansman sektöründe en önemli kırılma noktası ise 7 Mart 2021 tarihinde yürürlüğe giren 7292 sayılı yasa oldu. Bu düzenleme ile şirketler, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu denetimine alındı. Gerekli sermaye ve şeffaflık şartlarını sağlayamayan 21 şirket sistem dışına çıkarılırken, mağduriyetlerin giderilmesi amacıyla dosyalar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu bünyesine devredildi. Böylece sektörde faaliyet gösteren şirketlerin belirli finansal standartlara uygun hareket etmesi hedeflendi.

Ancak devlet denetimiyle birlikte güven ortamının oluşması, sektöre olan talebi artırırken, operasyonel aksaklıklar da aynı hızla büyüdü. Vatandaşların en çok şikayet ettiği konuların başında ise teslimat gecikmeleri geliyor. Özellikle Eminevim, Fuzul Ev ve Birevim gibi sektörün büyük oyuncularına yönelik şikayetlerde, teslimatların çeşitli gerekçelerle aylarca ertelendiği iddia ediliyor. Yüksek enflasyon ortamında birkaç aylık gecikmenin bile vatandaşların satın alma gücünü ciddi şekilde erittiği belirtiliyor.

Son dönemde dikkat çeken bir diğer şikayet konusu ise kredi kartı ile ödeme avantajlarının aniden kaldırılması oldu. Sisteme dahil olurken müşterilere sunulan “komisyonsuz kredi kartı ile taksit ödeme” imkanının tek taraflı şekilde iptal edildiğini öne süren tüketiciler, bütçe planlarının altüst olduğunu ifade ediyor.

Sistemden ayrılmak isteyen vatandaşların yaşadığı sorunlar da gündemdeki yerini koruyor. Tüketiciler, toplam bütçenin yüzde 8 ila 10’una kadar ulaşabilen organizasyon ücretlerinin iade edilmediğini ve ayrılık süreçlerinin çeşitli gerekçelerle uzatıldığını savunuyor. Özellikle İmece Tasarruf ve Adil Tasarruf hakkında bu yönde çok sayıda şikayet bulunuyor.

Bunun yanında finansman teslim aşamasında talep edilen ağır kefil şartları, yüksek ekspertiz ücretleri ve ipotek süreçleri de vatandaşların tepkisini çekiyor. Özellikle son dakika çıkarılan ek prosedürler nedeniyle birçok kişinin kapora yaktığı ve ciddi maddi zarar yaşadığı belirtiliyor.

En dikkat çekici iddialardan biri ise ödeme sistemleriyle ilgili yaşanan teknik aksaklıklar oldu. Bazı tüketiciler, düzenli ödeme yapmalarına rağmen taksitlerinin sisteme geç işlendiğini, bu nedenle noter huzurunda yapılan kura çekimlerine dahil edilmediklerini öne sürüyor. Özellikle Fuzul Ev hakkında dile getirilen bu iddialar, tüketicilerde ciddi güven kaybına yol açmış durumda.

Uzmanlara göre sektörün önündeki en büyük sınav artık finansal güvenlik değil, müşteri memnuniyeti ve kurumsal şeffaflık olacak. 2021 yılında getirilen BDDK düzenlemeleri şirketlerin batma riskini büyük ölçüde ortadan kaldırsa da, tüketiciler artık sözleşmelere sadık kalınmasını, süreçlerin şeffaf yürütülmesini ve mağduriyetlerin hızla çözülmesini talep ediyor.

Bugün gelinen noktada tasarruf finansman sektörü için en kritik konu, büyüme odaklı satış anlayışından çıkarak güven ve müşteri memnuniyetini merkeze alan yeni bir dönüşüm sürecine girip girmeyeceği olarak değerlendiriliyor. Çünkü finans dünyasında güven yıllar içinde inşa edilirken, yaşanan operasyonel sorunlar bu güveni çok kısa sürede yok edebiliyor.