Haber Giriş Tarihi: 23.09.2024 07:35
Haber Güncellenme Tarihi: 23.09.2024 07:35

Eğitim ve Bilim İşgörenleri Sendikası (Eğitim-İş) Çankırı Şubesi, Tabakhane Mahallesi Vali Ayhan Çevik Caddesi Güröz Apartmanı'ndaki yeni adresine taşındı. 22 Eylül Pazar günü saat 16:00'da yapılan açılışa Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay, Genel Sekreter Seher Ergin, Eğitim-İş Sendikası kurucularından önceki Genel Başkan ve Hukuk Sekreteri Orhan Yıldırım, Çankırı Şube Başkanı Murat Şamasas ve Yönetim Kurulu ile birlikte çok sayıda üye ve basın mensupları katıldı.
Açılışta bir konuşma yapan Eğitim-İş Çankırı Şube Başkanı Murat Şamasas, Eğitim-İş'in eğitim emekçilerinin örgütlü mücadelesinin girdiği, ırkçılık, gericilik ve bölücülük krizinden çıkartılarak, emekten ve cumhuriyetten yana tutarlı bir sendikal çizgide verilmesi için 17 Ekim 2005 tarihinde ”yeniden” kurulduğunu, 2012 yılında ise Hasan Çubukcuoğlu başkanlığında Çankırı'da Geçit Apartmanı'ndaki ofisinde sendikal mücadeleye başladığını, 10 yıla yakın bir süredir de bu görevi kendisinin yürüttüğünü söyledi. Fakir Baykurt’un "Öğretmenler, egemen sınıfların emir kulu, ya da yönetici tabakaların çocuk avutucuları değildirler. Öğretmenler, köylüler dahil bütün bir ulusun öğretmenidirler." sözünü ilke edindiklerini belirten Şamasas, şöyle devam etti:
"Eğitim-iş, bir taraftan Anadolu’yu yüzyılların karanlığından kurtaran Mustafa Kemal ATATÜRK ve onun önderliğinde gerçekleştirilen Cumhuriyet modernleşmesini, diğer taraftan da adalet, eşitlik, özgürlük gibi evrensel insanlık ve emek değerlerini savunmayı kendisine temel ilke edinmiştir. Eğitim-İş, sınıf ve kitle sendikacılığının gereği olarak; etnik köken, dinsel inanç, siyasi görüş ayrımı yapmaksızın bütün eğitim çalışanlarını kucaklar. Eğitim-iş, başta laiklik olmak üzere, ATATÜRK ilke ve devrimlerine yapılacak saldırılara karşı tüm ulusumuzu bilinçli olmaya çağırmayı, Başöğretmen Mustafa Kemal ATATÜRK’e ve ülkemizin aydınlık geleceği olan çocuklarımıza ve gençlerimize karşı tarihsel bir sorumluluk olarak görür. Bu anlamda Eğitim-İş, ATATÜRK ilke ve devrimleri ile Anayasamızın değişmez hükümlerine bağlılığı, Milli Eğitim sisteminden çıkarmaya çalışan her türlü girişime karşı durmayı kendisine bir görev sayar. Eğitim-İş, her geçen gün Çankırı'da büyüyor, eğitim çalışanlarının hak arayışlarında en büyük destekçisi oluyor. Üyesi olsun olmasın haklarında davalar açılan ve mobinge uğrayan üniversite çalışanlarına da, tüm sorun yaşayan Öğretmen'lere, idarecilere, yardımcı hizmet personeline de hukuki destek veriyor. Ayrıca ATATÜRK ilke ve devrimleri doğrultusunda laik, bilimsel, parasız, kamusal, karma eğitimi savunmaya devam ediyor."
Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay ise bugün Eğitim-İş Türkiye'nin dört bir yanında örgütlü olduğunu ve Şırnak'ta ne söylüyorsa Edirne'de de, Sinop'ta da, Hatay'da da aynı şeyi söylediğini vurguladığı konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Eğitim-İş diyor ki, 'Bizim için emek en yüce değerdir.' Üyemiz olun olmayın, bizim gibi düşünün düşünmeyin. Eğer bir haksızlığa uğrarsanız Eğitim-İş burada kale gibi yanınızdadır. Çankırı'dan bunu bir kez daha yineliyoruz, üyelik bağına bakmaksızın emek, hak, hukuk, adalet söz konusu olduğunda Eğitim-İş en güveneceğiniz kale. Çünkü Türkiye'de gerçekten sendikacılığın nasıl yapılacağı konusunda dersini vermeye devam ediyor Eğitim-İş. Ama Eğitim-İş'in emek mücadelesinin yanında çok çok önemli bir sorumluluğı var, Anayasa'nın değişmez hükümleri gibi. Bu aralarda bazı hadsizler, siyasi iktidardan destek alarak Anayasa'nın o değişmez hükümlerini tartışmaya açıyorlar. Eğitim-İş'in ilkeleri tam da Anayasa'nın değişmez hükümleri gibi Cumhuriyet'e, ATATÜRK ilke ve devrimlerine bağlılıktır. Dünyada Başöğretmen ünvanlı tek lider Mustafa Kemal ATATÜRK, bizim yol göstericimiz bize dedi ki; 'Cumhuriyet sizden fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür nesiller istiyor.' Peki kim yapacak bunu? En başta bu ülkenin öğretmenleri, akademisyenleri, eğitim çalışanları yapacak. Peki nasıl başaracağız bunu? Bu ülkede yurttaşlık onurunun, özgür iradeli insan olma birey olma onurunun, kadın haklarının, insan haklarının güvencesini Cumhuriyet'le aldığı bilincine sahip tüm yurttaşlar yapacak. Cumhuriyet'e sahip çıkmak bu ülkedeki tüm yurttaşların sorumluluğudur. Bugün karma eğitim tartışmaya açılır hale gelmiş. Bugün tarikat ve cemaatler okullarda cirit atar hale gelmiş. Bugün öğretmenlerin özgün iradeleri yok sayılarak Öğretmenlik Meslek Kanunu üzerinden tebliğci öğretmenler yaratılmak isteniyor. Ama biz ne diyoruz? Ne çağ dışı müfredatınızı tanıyacağız, ne de tarikat ve cemaatlerin okullarda cirit atmasına seyirci kalacağız. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti'nde içinde Cumhuriyet'in, ATATÜRK'ün, yurttaşlığın, bilimin olmadığı bir müfredat Türkiye Cumhuriyeti'nin eğitim müfredatı olamaz. Zaten daha eğitim demeyi bilmiyorsunuz, maarif diyorsunuz. Böyle bir sorun var ama o sorunu da ortadan kaldıracağız. Ne tarikat ve cemaatlerin okullarda cirit atmasına seyirci kalacağız, ne de atadığınız liyakatsız yöneticilerin üniversitelerde, bilim yuvalarında baskılarına boyun eğeceğiz.
Eninde sonunda hak haksızlıktan galip gelecektir. Tarih yapılanları not eder. Hakikatler eninde sonunda ortaya çıkar. Ama ortaya çıkmadığı zorlu günlerde de kimin ne yaptığını ne söylediğini tarih not eder. İşte Eğitim-İş'in ne yaptığını, ne söylediğini de tarih not ediyor. Hakkı savunuyor, hukuku savunuyor, adaleti savunuyor, Cumhuriyet'i savunuyor. Değerli arkadaşlarım baskılara tehditler olur. Ama Eğitim-İş bugün üye sayısında 150 binlere yaklaşmıştır. Öyle kimseye de makam, koltuk, paye dağıtmadı. Kimseye şahsi bir menfaat vermedi. Toplumsal çıkarların, Cumhuriyet'in yararına olan her şeyin her zaman önceliğini taşıdı ve bugün ne mutlu ki bize Cumhuriyet'ten, emekten, aydınlanmadan yana Türkiye'nin en büyük sendikası haline geldi Eğitim-İş. Çankırı'da da örgütlülüğümüz her geçen gün artıyor. Burada emek veren, bize destek olan arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Buradan emeğe, alın terine sahip çıkma sözü verdiğimiz gibi bir sözümüzü bir kez daha yineliyelim. Eğitim-İş'in öncelikli mücadelesi, Cumhuriyet mücadelesidir. İlelebet Cumhuriyet diyoruz ve söz veriyoruz ki Cumhuriyeti, Cumhuriyetçileri yetiştirerek ilelebet var edeceğiz." Eğitim-İş Genel Başkanı Kadem Özbay'ın konuşmasının ardından kurdele kesildi ve Eğitim-İş, yeni adresinde hizmete başladı.