F 35 KRİZİNDE YENİ PERDE

ABD Kongresi'nde Türkiye'nin F-35 programına yeniden katılım ihtimaliyle ilgili dikkat çeken bir girişim başlatıldı. Hazırlanan yeni mektupta, olası bir kararın engellenmesi için Kongre'nin elindeki en güçlü mekanizmalardan birinin devreye alınması istendi. Girişimin perde arkası ve dikkat çeken gerekçeler haberimizin detaylarında…

Haber Giriş Tarihi: 29.06.2026 22:13
Haber Güncellenme Tarihi: 29.06.2026 22:13
https://www.olay18.com/

Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına yeniden dahil olabileceğine yönelik iddialar, ABD Kongresi'nde yeni bir siyasi ve hukuki tartışmayı beraberinde getirdi. Nevada Demokrat Temsilcisi Dina Titus öncülüğünde hazırlanan ve Temsilciler Meclisi liderliğine sunulması beklenen mektupta, Trump yönetiminin Türkiye lehine atabileceği olası bir adıma karşı Kongre'nin "Ortak Ret Kararı" mekanizmasını kullanmaya hazır olması çağrısında bulunuldu.

Washington'da hazırlanan mektup, Türkiye'nin F-35 programına dönüş ihtimalinin yeniden gündeme gelmesiyle birlikte Kongre'deki bazı üyelerin konuya ilişkin itirazlarını ortaya koydu. Mektupta, Türkiye'nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini envanterinde bulundurması nedeniyle 2020 yılında yürürlüğe giren CAATSA yaptırımlarının halen geçerli olduğu hatırlatıldı.

Kongre üyeleri, yaptırımlara neden olan koşulların ortadan kalktığına ilişkin kamuoyuna yansıyan herhangi bir somut bilginin bulunmadığını savundu. Türkiye'nin S-400 sisteminden vazgeçtiğine ya da sistemi tamamen devre dışı bıraktığına yönelik resmi ve doğrulanmış bir gelişmenin olmadığını belirten üyeler, mevcut hukuki çerçevenin değişmediğini ileri sürdü.

Hazırlanan mektupta dikkat çeken bir diğer nokta ise Trump yönetimine yönelik uyarılar oldu. Kongre üyeleri, yönetimin CAATSA kapsamındaki kısıtlamaları farklı bir hukuki yorumla aşmaya çalışması halinde, Kongre'nin "Ortak Ret Kararı" mekanizmasını devreye sokarak bu girişimi durdurması gerektiğini ifade etti. Bu mekanizma, Kongre'nin belirli dış politika ve savunma kararlarına itiraz edebilmesine imkân tanıyan önemli denetim araçlarından biri olarak değerlendiriliyor.

Mektupta yalnızca CAATSA yaptırımlarına değil, aynı zamanda 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) hükümlerine de dikkat çekildi. Söz konusu yasaya göre, Türkiye'nin S-400 sistemine sahip olduğu sürece F-35 savaş uçaklarının transferinin yasal olarak mümkün olmadığı hatırlatıldı. Böylece, olası bir satışın önünde yalnızca yaptırımların değil, ayrıca yürürlükte bulunan farklı bir yasal engelin de bulunduğu vurgulandı.

Kongre üyeleri hukuki gerekçelerin yanı sıra stratejik değerlendirmelerini de mektuba yansıttı. Türkiye'ye F-35 savaş uçağı satışının, ABD'nin Doğu Akdeniz'deki müttefik ve ortaklarına yanlış bir mesaj vereceği öne sürülürken, böyle bir adımın Washington yönetiminin bölgesel politikalarının güvenilirliği üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği savunuldu. Ayrıca Türkiye'nin son yıllarda izlediği dış politika tercihleri de satışa karşı çıkılmasının gerekçeleri arasında gösterildi.

Öte yandan, söz konusu mektup henüz bağlayıcı bir karar niteliği taşımıyor. Ancak girişim, ABD Kongresi'nde Türkiye'nin F-35 programına yeniden katılımına yönelik tartışmaların yeniden alevlendiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki süreçte Trump yönetiminin konuya ilişkin nasıl bir tutum sergileyeceği ve Kongre'deki girişimin ne ölçüde destek bulacağı, Ankara-Washington hattındaki savunma ilişkilerinin geleceği açısından yakından takip edilecek gelişmeler arasında yer alıyor.