
Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) Genel Başkanı Okan Geçgel, Genel Başkan Yardımcısı Bayram Polat ve Çankırı İl Temsilcisi ve Olay 18 İnternet Haber Sitesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Öztürk liderliğindeki 110 kişilik gazeteci heyeti, Çankırı ziyaretleri kapsamında Tuz Mağarası’nda incelemelerde bulundu. Bölgenin doğal ve kültürel mirasının tanıtılmasını amaçlayan bu etkinlik, farklı illerden ilimize gelen basın mensuplarının yoğun ilgisiyle karşılandı.
Mağaranın oluşumu hakkında Çankırı Belediyesi görevlilerinden bilgiler alan gazeteciler, farklı oluşumlarıyla dikkat çeken mağarayı incelediler. Kısa zaman önce sağlık turizmine açılan Çankırı Tuz Mağarası, astım ve KOAH gibi solunum yolu hastalıklarına da tedavi olanağı sağlıyor. Tuz Mağarası'nda hiçbir kimyasal kullanmadan tamamen doğal ve organik olarak astım ve KOAH gibi solunum yolu hastalarına tedavi şansını sağlayan Çankırı Özel Karatekin Hastanesi yetkilileri de TİGAD üyesi gazetecilere tedavi süreci hakkında ayrıntılı bilgi verdi.
Türkiye’nin İlk Bilimsel Çalışması Yapıldı Kaya Tuzu Mağarasında devam eden Sağlık Turizmi çalışmaları ve Tuz Rehabilitasyon çalışmaları hakkında bilgiler veren Çankırı Özel Karatekin Hastanesi Dahiliye Uzmanı Dr. Tuba Öztürk Haliloğlu, tuz rehabilitasyonunun mağara ortamındaki Speleoterapi ve tuz odalarındaki Haloterapi şeklinde iki türü bulunduğunu belirterek, "Bu ikisi birbirinin yerine geçen değil birbirini tamamlayan tedavilerdir. Tuzun akciğer hastalıkları üzerindeki etkisi sadece günümüzde değil yüzlerce yıldır kullanılan bir metot. Roma kaynaklarında dahi çeşitli hastalıkların tedavisinde mağara ortamlarının kullanıldığını biliyoruz. İlk olarak 19. yüzyılda Polonya’da bilimsel çalışmalar yapılıyor. Bugün, Ukrayna’da, Romanya’da ve Azerbaycan’da bu tedavilerin yapıldığı mağara ortamları mevcuttur. ABD’de ise Haloterapi üzerine yoğunlaşan araştırmalar mevcut. Biz de Çankırı’da kurumların işbirliği ile Daha Güçlü Bir Nefes Projesi ile Türkiye’nin ilk bilimsel Tuz Rehabilitasyonu araştırmasını gerçekleştirdik. Halen hastanemizde bu hizmeti veriyoruz. Hastalarımız hem mağara ortamında hem de hastanedeki tuz odasında negatif iyon alıyorlar. Ayrıca diğer tedavileri de içeren bir protokolümüz de mevcut. Bu alanda güzel bir ivme ve başarı yakaladık. Şu ana kadar yüze yakın hastamız tuzun sayesinde şifa buldu. Biz de bu konudaki tecrübemizi her geçen gün artırıyoruz." diye konuştu. Kaya tuzunun Negatif İyon içeriği sayesinde akciğer hastalıklarına şifa ürettiğini belirten Dr. Haliloğlu, "Mağara ortamında havada doğal olarak asılı olan 3 mikrongram iyon yükü mevcut. Bu alanda Çankırı Tuz Mağarası eşsiz bir tedavi ortamı sunuyor. Hastanedeki tuz odamızda da Halojeneratör sayesinde 20 mikrongram iyona kadar hastalarımıza yükleme yapıyoruz. Negatif İyon özelliği hastaların tıkanan mukus tıkaçlarını açıyor. Akciğer içerisinde bulunan tüycükler bu etken madde sayesinde kendini temizliyor. Çankırı kaya tuzunun içeriğinde hiçbir tehlikeli madde olmadığını biliyoruz. Ayrıca bu tedaviler esnasında hiçbir yan etki de ölçülmedi." dedi. Hastaların Akciğer Kapasiteleri Artıyor Çankırı Özel Karatekin Hastanesinde geliştirilen Tuz Rehabilitasyon protokolünün altı ay gibi kısa bir sürede pek çok hastayı tedavi ettiğini aktaran Uzm. Dr. Tuba Öztürk Haliloğlu, "Hastalarımızın tedavi öncesi tüm tahlillerini yapıyoruz. Ardından en az 10 günlük bir tedavi süreci başlıyor. Hastalarımız her gün Tuz Mağarasında 4-5 saat süre geçiriyorlar. Burada Nefes Açma egzersizleri de kendilerine öğretiliyor. Hastanede de yoğun bir tedavi sürecimiz mevcut. Şimdiye kadar çok büyük oranda hastalarımızın yürüme kapasitesinde artış, akciğer kapasitelerinde artış, akciğerde temizlenme, psikolojik olarak bir rahatlama görüyoruz. Bilimsel rakamlar da bu etkiyi ispat ediyor. Şu ana kadar Türkiye’nin çeşitli illerinden ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden hastalarımızı ağırladık. İnşallah Sağlık Turizmi alanında Tuz Rehabilitasyonunun başarısını ispatlamaya devam edeceğiz. Türkiye’nin her yerinden akciğer hastalarını şehrimizi bekliyoruz." diyerek konuşmasını bitirdi.Çankırı Tuz Mağarası, günlük 1500 ton tuz rezerviyle hem sofralarımızda, hem sanayide ve hem de sağlık alanında her an yanımızda olmaya ve bizlere sağlık sunmaya devam ediyor. Bunun yanında mağarada yaklaşık 300 yıldır bozulmadan kalan bir eşşek cesedi ziyaretçileri hayrete düşürüyor. Halen mağarada bir camekan içinde sergilenen bu eşşeğin bir zamanlar Çankırı'da yaşayan Keloğlan’a ait olduğu ve tuzun içinde kaldığı için hiçbir şekilde çürümediği de rivayetler arasında. Mağara ortamında bozulmadan duran eşşek, uzun yıllar önce Ankara’daki bir müzeye götürülmüş ancak doğal ortamından uzaklaşınca çürümeye başladığı için tekrar Tuz Mağarası’na getirilerek koruma altına alınmış.
Hititler döneminden bu yana tuz üretiminin yapıldığı mağarada, sadece eşek değil çürümemiş tavşan ve tilki cesetleri de sergileniyor. Tuzun koruyucu özelliği sayesinde bozulmadan kalan bu hayvanlar, ziyaretçilerin ilgisini çekiyor. Ayrıca, mağara içerisinde geçmiş dönemlerde kullanılan tuz çıkarma ve taşıma araçları da görülebiliyor.