
Çankırı Kültürünü Yaşatma Derneği, Ramazan ayının köklü geleneklerinden biri olan “Diş Kirası” uygulamasını yeniden gündeme taşıyarak önemli bir kültürel farkındalık çalışmasına imza attı. Derneğin Kurucu Başkanı Serpil Özkan, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Osmanlı döneminden günümüze uzanan bu anlamlı geleneği genç nesillere tanıtmayı amaçladıklarını belirtti.
Serpil Özkan, derneğin kuruluş amacının Çankırı’nın zengin kültürel mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak olduğunu vurgulayarak, Ramazan ayının Türk-İslam kültüründe sadece bir ibadet dönemi değil, aynı zamanda toplumsal dayanışmanın en yoğun yaşandığı zamanlardan biri olduğunu ifade etti.
Osmanlı döneminde saraylarda, konaklarda ve varlıklı ailelerin evlerinde kurulan iftar sofralarına katılan misafirlere, özellikle ihtiyaç sahiplerine, yemek sonrasında nezaket göstergesi olarak “diş kirası” adı verilen hediyeler veya para verildiğini hatırlatan Özkan, bu geleneğin toplumdaki paylaşma ve ikram kültürünün önemli bir parçası olduğunu söyledi.
Ramazan ayının temcit ilahilerinden sahur davullarına, iftar sofralarından yardımlaşma faaliyetlerine kadar birçok gelenekle yaşatıldığını belirten Özkan, çocuklara verilen küçük hediyelerin de Ramazan’ın manevi atmosferini hissettirmek açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Özkan, “Tekne orucu ile başlayan süreçte çocuklara verilen küçük hediyeler onların bu mübarek ayla güçlü bir bağ kurmasına yardımcı oluyor” dedi.
Dernek olarak yürüttükleri çalışmalarda yazılı ve sözlü kaynaklardan faydalandıklarını belirten Özkan, özellikle Hacı Şeyhoğlu Hasan Üçok’un “Çankırı Tarihi ve Halkiyatı”, Ahmet Kemal Üçok’un “Görüp İşittiklerim ve Çankırı Coğrafyası”, Dehri Dilçin’in “Çankırı Masalları” ve Tahsin Nahit Uygur’un “Çankırı Halk Edebiyatı” gibi eserlerin önemli kaynaklar arasında yer aldığını ifade etti.
Özkan ayrıca geçmişte Çankırı’da Ramazan gecelerinin oldukça hareketli geçtiğini, kahvehanelerin ve dükkânların sahura kadar açık kaldığını, meddahların hikâyeler anlattığını, aşıkların atışmalar yaptığını ve halkın bahçelerde toplanarak türküler söylediğini anlattı.
“Eski Ramazanları özlemle anıyoruz” diyen Özkan, asıl önemli olanın geçmişi sadece hatırlamak değil, o ruhu günümüzde de yaşatabilmek olduğunu belirterek şu çağrıyı yaptı:
“Bugünün Ramazan’ını en güzel şekilde yaşayarak gelecek nesillere unutulmayacak hatıralar bırakmalıyız. Biz de dernek olarak iftar sofralarında çocuklara ve gençlere küçük hediyeler vererek diş kirası geleneğini yeniden canlandırmak istiyoruz.”
Özkan, düzenlenen programlarda emeği geçen yönetim kurulu üyelerine, gönüllülere, müzisyenlere ve organizasyona destek veren yerel yöneticilere de teşekkür etti.
Çankırı’da başlatılan bu anlamlı girişimin, Ramazan kültürünün önemli bir parçası olan diş kirası geleneğinin yeniden yaygınlaşmasına öncülük etmesi hedefleniyor.