-8° Parçalı bulutlu
  • EURO
  • DOLAR

21 ARALIK DÜNYA KOOPERATİFÇİLİK GÜNÜ

Kooperatif, tüm dünyada ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçları karşılamak üzere müşterek paydada gönüllü insanların bir araya geldiği bir organizasyondur. Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA)’nin tanımına göre ise kooperatif: “Ortak ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlar ve istekleri, müşterek sahip olunan ve demokratik olarak kontrol edilen bir işletme yoluyla karşılamak üzere gönüllü olarak bir araya gelen insanların oluşturduğu […]
Genel - 20 Aralık 2022 22:32 A A

Kooperatif, tüm dünyada ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçları karşılamak üzere müşterek paydada gönüllü insanların bir araya geldiği bir organizasyondur. Uluslararası Kooperatifler Birliği (ICA)’nin tanımına göre ise kooperatif: “Ortak ekonomik, sosyal ve kültürel ihtiyaçlar ve istekleri, müşterek sahip olunan ve demokratik olarak kontrol edilen bir işletme yoluyla karşılamak üzere gönüllü olarak bir araya gelen insanların oluşturduğu özerk bir teşkilattır.” Bu anlamda kooperatifin yardımlaşma, paylaşma, dayanışma, iş ve güç birliği gibi yüce duyguları yaratan, geliştiren veyaşatan bir kuruluş olduğu söylenebilir.

Temelinde iş birliği anlayışı bulunan kooperatifçiliğin temel amacı kar elde etmek değil, iş birliği ve dayanışma içerisinde verimli çalışabilmektir. Kooperatifçilik ile birlikte atıl sermaye ekonomiye katılmakta, böylelikle iktisadi anlamda canlılık ve süreklilik sağlanmaktadır. Diğer yandan insanların ortak amaçları için bir araya gelmeleri, hedef belirlemeleri, birlikte çalışıp birlikte kazanmaları, tek başına yapamayacakları işlerin üstesinden kooperatif olarak birlikte gelmeleri bize “Birlikten kuvvet doğar” sözünün gerçekliğini kanıtlar.

Kooperatifleşme, insanların yaşam standartlarını dayanışma, yardımlaşma ve iş birliği ile yükseltirken toplumun kalkınmasında da önemli bir etkiye sahiptir. Gelişmekte olan ülkelerin toplumsal kalkınmalarında, ekonomik ve sosyal alanda gelişmelerinde de kooperatifleşmenin etkileri görülmektedir.

Toplumlar üzerinde geniş etkisi olan kooperatifçiliğin gelişmesi, teşvik edilmesi ve güçlü bir şekilde yaşatılması amacı ile dünyada ve ülkemizde her yıl 21 Aralık’ta “Dünya Kooperatifçilik Günü” kutlanmaktadır. Kutlamanın yanı sıra yasal düzenlemeler yapılmakta, hibe destek programları oluşturulmaktadır. Bu kapsamda Türkiye Kooperatifçilik Stratejisi ve Eylem Planı dahilinde Türkiye’de 2012 yılından itibaren olumlu gelişmeler yaşanmaktadır.

Anayasanın 171 inci maddesinde: “Devlet, milli ekonominin yararlarını dikkate alarak, öncelikle üretimin artırılmasını ve tüketicinin korunmasını amaçlayan kooperatifçiliğin gelişmesini sağlayacak tedbirleri alır.” şeklinde hüküm bulmasıyla kooperatif anayasal bir güvence ile gelişime açık ve teşvik edilen bir organizasyon haline gelmiştir.

Kooperatif ve üst kuruluşlarının üretim ve istihdama katkısı olacak yatırım projelerinin desteklenmesi, faaliyetlerinde etkinlik ve verimliliğin sağlanması, teknoloji ve yeni üretim tekniklerinden yararlanmalarına katkıda bulunulması ve bireysel tasarrufların uygun kooperatif girişimcilik modelleri ile ekonomiye kazandırılması amacıyla Bakanlığımızca 2013 yılında hazırlanan Kooperatifçilik Proje Destek Yönetmeliği 30.07.2013 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. En son 2022 yılı Şubat ayında açılan KOOP-DES Programı hibe başvuruları sonucunda 196 kooperatifin hazırladığı 205 projeye hibe desteği sağlanmıştır. Hibe desteği alan kooperatifler arasında Çankırı Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi’nin de bulunması bizleri mutlu etmiş ve ilimiz adına umutlandırmıştır.

Diğer yandan “kooperatif işletmeyi” önemseyerek, İl Müdürlüğümüz ile “Eldivan Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifi” nin ortakları ve yönetimiyle uyumlu ve verimli çalışmalar neticesinde kooperatifçilik konusunda bir direnci kırdığımızı ve kooperatifimizi belirli bir noktaya getirdiğimizi söyleyebiliriz. Eldivan Kadın Girişimi Üretim ve İşletme Kooperatifimizin Külçe markasıyla tanıtılması, Eldivan’ımızın organik ve yöresel ürünlerde yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası pazarda rekabet gücüne erişebilmesi adına kooperatifimizle birlikte emin adımlarla ilerlemekteyiz.

Yine Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan yasal bir düzenleme ile kadın girişimi kooperatifleri ve diğer bazı kooperatiflerin tescile tabi işlemlerinin tescil ücretlerinden muaf tutulması ile yeni kooperatif kuruluşları teşvik edilmekte ve var olanlar da mali anlamda desteklenmektedir. Bakanlığımızca kooperatiflerin üretim kapasite ve portföylerini artırmak ve ihracatta da pay sahibi olmalarını sağlamak adına fuarlar ve eğitimler düzenlenerek, kooperatiflerin, market ve e-ticaret firma temsilcileri ile bir araya gelmeleri sağlanmaktadır. Aynı zamanda Bakanlığımızca düzenlenen webinarlarda “Temel Kooperatifçilik” eğitimi, “Başarılı Kooperatifçilik Uygulamaları”, “Dijital Pazarlama”, “Çevrimiçi Pazar Yerlerinin Tanıtımı”, “Ödeme Sistemleri Entegrasyonu”, “Tarım ve Gıda Ürünlerinin Pazarlanması” başlıklarında sunumlar gerçekleştirilmekte ve kooperatiflerin rekabet güçlerini artırabilmeleri konusunda desteklenmektedir.

Yapılan yasal düzenlemeler ve desteklerin ülkemiz genelindeki kooperatifler için önemi tartışılmaz ancak Çankırı’nın kooperatifçilik konusunda henüz hak ettiği yerde olmadığı inancındayız. Bu sebeple ilimizdeki meslek odası temsilcileri, üniversite yönetimi ve öğrencileri ile belediyelerle birlikte, ilimizde kooperatifleşmenin yaygınlaştırılması, marka kooperatifler oluşturulması konusunda ortak çalışmalar yapılmasının faydalı olacağı düşüncesindeyiz. Çünkü
kooperatifçiliğin her ne kadar avantajları, ekonomik ve sosyal hayata katkılarından bahsedilse de belediyelerin/yerel yönetimlerin ve meslek kuruluşlarının desteği yeterli düzeyde olmadıkça istenen sonuca ulaşılamayacağı kesindir. Bu sebeple Çankırı Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile Çankırı Ticaret ve Sanayi Odasının üyelerini bu yöne kanalize etmesi ve belediyemizin de kooperatif işletmelere vereceği destek ve sunacağı katkı son derece önemlidir. Bakanlığımız taşra teşkilâtı olarak bizler her daim rehberlik etmeye ve danışmanlık hizmeti verip yol göstermeye hazırız. Her ne kadar avantajlarını, ekonomik ve sosyal hayata katkılarını paydaşlarımıza anlatıp ifade etsek de yerel yönetimler ve meslek kuruluşlarından bu yönde istek ve destek talebi gelmedikçe asıl olması gereken bir yanımız eksik kalmaktadır.

İmaret ve Manifaturacılar (M.Erişen Sokak) Çarşısının yeniden canlandırılması “cazibe merkezi” haline gelmesi ya da esnafımızın tabiriyle “sönüp gitmesi” her şey bizlere yani ticari ve sosyal alanda faaliyet gösteren kişi ve kurumlara bağlı. Önce esnaf ve sanatkârlarımız “Ya ALLAH!” deyip yola çıkmalı ve kooperatifçiliğe daha sıcak bakmalı. Arzu edilen hedefe ulaşmak için Ticaret ve Meslek odaları, bağlı birlikleri üzerinde bu konuda baskı oluşturarak katma değer artışıyla ekonomik ve sosyal refahın artırılması için elini taşın altına koymalıdır.

Ayrıca; Kooperatifleşmenin sadece esnaf ya da sanatkârlarla sınırlandırılamayacağı, öğrenciler arasında da bir kooperatifleşme hareketi yaşanmasının olumlu sonuçlar vereceği açıktır. Örneğin, Japonya’da ICA(Uluslararası Kooperatifler Birliği) 2012 verilerine göre; 1,5 milyon öğrenci ortağa sahip 212 adet “üniversite kooperatifi” nin olduğunu ve üniversite öğrencilerinin %95’inin bu kooperatiflere ortak olduğu görülmüştür. Bu kapsamda “SACAYAĞI projesi” ile farkındalık yaratarak, *Çankırı Karatekin Üniversitesi öğrencileri için “Öğrenci İşletme ve Pazarlama Kooperatifi” kurulmasıyla, hem öğrencilerimize ek gelir sağlanmasını hem de üniversite hayatı sürecinde ve öğrencilik sonrası “Hayat okulu” na hazırlanmalarını sağlayabiliriz. Başarabiliriz çünkü “Birlik Ruhun Kalesi” dir. Yeter ki bu amaçlar doğrultusunda istek, inanç ve enerjimizi birlik ruhumuzla açığa çıkaralım.

Bu kapsamda ortakları öğrencilerden oluşan başarılı kooperatif örneklerinin Çankırı Karatekin Üniversitesi öğrencileriyle ilimizde de hayata geçirilmesi, ilimizde erişim avantajı bulunan “TUZ”dan katma değerli ürünlerin üretilip pazarlamasının kooperatifler eliyle yapılması, ilimizde birçok yerde evden ya da ufak işyerlerinde el işi ya da gıda ürünleri üretenlerin bir kooperatif çatısı altında toplanmaları konusunda meslek odaları tarafından teşvik edilmeleri kooperatifçiliğin ilimizde bir kültür haline gelmesi konusunda öncü olacaktır. Diğer taraftan “üçüncü sektör” olarak da nitelendirilen kooperatiflerin, topluma ve çevreye saygılı, sürdürülebilir bir işletme anlayışına sahip oldukları görülmektedir. Ayrıca kooperatifler gelir dağılımında adaletin sağlanmasına olan katkılarıyla diğer işletme türlerinden ayrılmaktadır. Bu nedenle, piyasa ekonomisinin hâkim olduğu pek çok ülkede, kooperatiflerin gelişmesini destekleyen ve teşvik eden yasal ve kurumsal düzenlemeler yapılmıştır.

Türkiye hem kooperatif hem de kooperatif ortak sayıları açısından dünya ile benzer bir görünüm sergilemesine rağmen, Marmarabirlik üyesi ve benzer kooperatiflerimiz dışında, kooperatiflerimizin genel olarak verim ve işlevsellik açısından istenen düzeyde olmadığını söyleyebiliriz.

Bakanlığımızın sunduğu destek ve avantajlar başta olmak üzere başkaca bakanlıklarımızın sağladığı desteklerle genel manzaranın tam tersi olması gerekirken, müteşebbis olarak bir araya gelmek isteyen, katma değer artışı ile başta yerelde olmak üzere bölgesel ve ülke kalkınmasına katkı sunmak isteyenlere “yerel yönetimlerin” iştirak, katkı ve destekleri de büyük önem arz etmektedir.

İşletme ölçeğindeki dezavantajlar nedeniyle üretim planlamasının yapılamadığı, küçük esnaf ve çiftçinin pazarlık gücünün olmadığı, alırken de satarken de dezavantajlı olduğu, gelir bölüşümünde kaybedenin hep küçük esnaf ve üretici olduğu ülkelerde işlemeyen/işletilemeyen kooperatif düzeninin istisna olması gerekir.

Bu sebeple; sektörün işletme ölçeğinden kaynaklı sorunlarının aşılmasının başkaca pratik bir yolu olmaması başta olmak üzere planlı üretim, sektörde yenilenme (teknolojik yenilenme, sermaye biriktirme, vb.) ihtiyacının karşılanabilmesi, üretimle sağlanan katma değerin hakça bölüşülebilmesi, küçük esnaf, çiftçilerimiz, (tarla ve market makas açıklığının daraltılabilmesi gibi daha da uzatılabilecek) kadınlarımız ve gençlerimizin ülkemize has ekonomik ve sosyal meselelerinin çözülebilmesi için kooperatifçilik, bir seçenek değil mecburiyettir.

Zincir market ya da diğer büyük sermaye güçleri karşısında, nakdî sermayeden ziyade bedensel faaliyetlerle ayakta kalmaya çalışan, mahallemizin “Bakkal Amcası” gibi küçük esnaflarımızın, “yerel ve coğrafi işaretli yöresel ürünler” üzerine faaliyet gösteren işletmelerin güçlerini, emek ve sermaye gibi kaynaklarını birleştirerek faaliyet göstermeleri için teşvik edilmeleri önemlidir.

Kooperatifçilik gönüllülük ve iş birliği üzerine tesis edildiğinden her ne kadar avantajları, ekonomik ve sosyal hayata katkıları ifade edilse de belediyelerin/yerel yönetimlerin ve meslek kuruluşlarının desteği yeterli düzeyde olmadıkça istenen sonuca ulaşılamayacağı kesindir.

Bu sebeple Çankırı Esnaf ve Sanatkârlar Odaları Birliği ile Çankırı Ticaret ve Sanayi Odası’nın üyelerini bu yöne kanalize etmesi ve il ve ilçe belediyelerimizin de kooperatif işletmelere vereceği destek ve sunacağı katkı son derece önemlidir. Bakanlığımız taşra teşkilâtı olarak bizler her daim rehberlik etmeye ve danışmanlık hizmeti verip yol göstermeye hazırız. Her ne kadar avantajlarını, ekonomik ve sosyal hayata katkılarını paydaşlarımıza anlatıp ifade etsek de yerel yönetimler ve meslek kuruluşlarından bu yönde istek ve destek talebi gelmedikçe asıl olması gereken bir yanımız eksik kalmaktadır.

Sonuç olarak, kadınlarımızın, üniversite öğrencileri ve gençlerimizin, ilimizdeki Kaya tuzu üretici ve satıcılarının, bir proje dâhilinde bir araya getirilmesi, ilimizdeki sosyo-ekonomik meselelerin çözümü ve refahın tabana yayılabilmesi için bir tercihten öte mecburiyet olan kooperatifçiliğin, ilimizde gelişmesi adına, ilk aşamada yerel ve organik ürünlerimizin değerlendirilmesi, kadın istihdamına katkıda bulunma ve kadınlarımız eliyle katma değer artışını sağlama hedeflerine ulaşmak için ticaret ve meslek odalarından, yerel yönetimlerden ve Valiliğimizden de destek beklediğimizi Ticaret İl Müdürlüğü olarak da her daim danışmanlık ve işbirliğine hazır olduğumuzu belirtmek isterim.

Bu vesileyle; “Birlikten kuvvet doğar” ruh ve inancıyla kooperatifçiliğin ekonomide bir seçenek değil mecburiyet olduğunu yineleyerek kooperatiflerimizin “Dünya Kooperatifçilik Günü” nü kutlar; Kooperatif işletmelerin şehrimiz, bölgemiz ve ülkemizin ekonomik sistemine katkısının artmasını temenni ederim.

Mehmet Ali YÂRANBAŞI
Ticaret İl Müdürü

Genel - 22:32 A A
BENZER HABERLER